Av. Mustafa ÖZKURT,
Aydınlar Ocakları’nın düzenli olarak tertiplediği Şura Toplantısının 52’cisi Tekirdağ Aydınlar Ocağı’nın ev sahipliğinde Tekirdağ DES OTEL’ de 16/18 Mayıs 2025 tarihlerinde seçkin bir katılımla gerçekleştirildi. Türk Dünyası aydınlarının yer aldığı sivil bir toplum kuruluşu olan Aydınlar Ocakları’nın şura toplantıları büyük emeklerle ve öz kaynaklarla gerçekleştirilir. 52. Şura Toplantısı da öyle olmuştur.
Bu toplantıda ev sahipliği yapan Tekirdağ Aydınlar Ocağı Sayın Başkanı Halide SAVAŞ hanım efendiyi gerek yer seçimi ve gerekse toplantı düzeni bakımından takdire şayan bulmaktayız. Sayın Başkanın mekân olarak seçtiği “Des Otel” iyi bir seçim olduğunu bütün katılımcılar gördü. Bu nedenlerle Sayın Başkan Halide SAVAŞ nezdinde Tekirdağ Aydınlar Ocağı yönetim ve üyelerini tebrik ederim.
Aydınlar Ocakları kurulduğu 1970 yılından bu yana Türkiye’nin ve Türk Dünyasının meselelerini kendine dert edinen ve bunda taviz vermeyen iç siyaset üstü bir fikirler üretme merkezidir. Ürettiği fikirler ve tespitler gerek siyasetçilerin ve gerekse idarecilerin dikkatine sunmak için her şura sonunda bir sonuç bildirisi yayımlar. 52. Şuraya ilişkinde sonuç bildirisi de yayımlanarak kamuoyu ile paylaşılmıştır.
Şura Sonuç Bildirileri geçmişten esinlenerek halde ve gelecekteki muhtemel ülke ve Türk Dünyası meselelerini gözler önüne sererken onların çözüm yollarını da önermektedir. Bu nedenlerle gerek siyasi ve gerekse toplumsal olarak bütün kesimlere sonuç bildirileri yol göstericidir. Aklını kullanan insanlar akıllı insanlardır. Ancak en akıllı insan ise başkasının da aklından yararlanan insandır. Bu nedenle düşünen idareciler ve özellikle günümüzde siyaset aktörleri bu düsturdan yararlanmalıdırlar. Güçlü devlet olmak için, ekonomik, sosyal, kültürel ve askeri yönden gelişmiş olmak yeterli olmayıp, ilkelere ve adalete sıkı sıkıya bağlı olmayı da gerektirir. İlke ve adalete bağlı olmayan devletler güçlü değil sadece kaba kuvvet sahibidirler.
Güçlü devlet olma iddiasında olan devletler, ekonomik, sosyal, kültürel ve askeri yönden gelişmiş olanın yanında ilkelere ve adalete sıkı sıkıya bağlı oldukları zaman kalıcı bir güç olurlar. Aksi halde saman alevi gibi önce parlar, sonra kısa sürede sönerler. Siyonist ideoğların ortaya koyduğu ve Amerika Birleşik Devletleri ile İngiltere’nin öncülüğündeki “Yeni Dünya Düzeni” I. Ve II. Dünya Savaşlarında olduğu gibi insanlığa felaketler getirecektir. Yeni dünya düzeni ve uzantısı Büyük Ortadoğu Projesi daha işin başında kan ve gözyaşı ile sahneye konmuştur. Sosyal olaylar yağmur sularının kendisine çizdiği yol gibi, kendi mecrasını bulur. Birtakım güçler tarafından suyun tabi yolu değiştirilirse zaman içinde felaketlere yol açar. I. Ve II. Dünya Savaşı sonrasında suni olarak yaratılan devlet ve cetvelle çizilen sınırlar sonucu oluşturulan devletlere hiçbir zaman huzur gelmemiştir. Filistin, İsrail, Suriye, Irak, Pakistan, Hindistan, Bangladeş gibi örnekleri sayabiliriz.
Aklı kullanarak, dünya haritasını önümüze alıp baktığımızda Müslüman ülkelerin hemen hemen hepsinde kan ve gözyaşını görürüz. Bu bir tesadüf değildir. İslam dininden ve Müslüman ümmetten olan bu halklar Kur’ân-ı Kerîm’de (Bakara 2/242) emredilen aklı kullanmayı ihmal ettiklerinden bin yıldan fazla zamandır ızdırap çekmekte ve yüzleri hiç gülmemektedir. On asırdır düşünmeyi (akl etme) terk ettik. Okumadık, araştırmadık, geliştirmedik. Nakillerle kendimizi oyladık. Şerhlerle alim olduğumuzu sandık. Halen de buna devam etmekteyiz.
Münferit durumlar ise çölde açan çiçekler gibi kalıcı ve yararlı olmamaktadır. Kendi çalıp, kendi oynayan politikacılara değil, siyasetle uğraşacaklara tavsiyemiz aklına, ahlakına güvenilen ve ilim namusu olan düşünürlerin düşüncelerinden yararlanmaya çalışmalarıdır. Unutulmamalıdır ki “En akıllı insan başkalarının da aklından yararlan insandır.” 26.05.2025 Saygılarımla
Av. Mustafa ÖZKURT
