Ağu 02

Kıbrıs Türktür, Türk Kalacaktır

Türkiye ve Dünya meselelerini Türk milliyetçiliği düşüncesi ile değerlendiren Aydınlar Ocakları olarak, Kıbrıs?ın fethinin 447?nci, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının oluşturulmasının 42?nci, Türk Mukavemet Teşkilatının kuruluşunun 60?ıncı yıldönümleri ile KKTC’nin 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı’nı  birlikte kutlamanın coşkusunu yaşıyor ve en samimi dileklerimizle kutluyoruz. Türkiye Devamını okuyun...

Ağu 14

Davet Edilen Kriz

Prof. Dr Mustafa ERKAL  Son günlerde Türkiye bir ekonomik kuşatma ile karşı karşıyadır ve bu kuşatmada dolar silah olarak kullanılmaktadır. Aslında bu kuşatma ile ekonomimizde oluşan krize davetiye uzun süredir takip edilen yanlış ekonomik politikalarla çıkarılmıştır. AVM’lerde dolarla kiralamalar ve satışlar yapılması, kamu dahil ihalelerde dolarla işlem yapılması ve bazı alt yapı yatırımlarının dolara bağlanması bugünleri hazırlamıştır. Türkiye’nin ekonomik bir kuşatma altında olduğu açıktır. 15 Temmuz 2016’da başarılı olamayanlar, bugün doları kullanmaktadırlar. Türkiye, Ortadogu’da hak ve menfaatlerini koruyamaz ve hareket edemez bir hale getirilmek istenmektedir. Terör örgütleri ABD tarafından koruma altına alınmakta ve silah yardımıyla desteklenmektedir. Bugünkü ekonomik krizinin sebebinin papaz olarak gösterilmesi bahanedir. Ancak” al papazı, ver papazı” söylemi çok talihsiz bir beyan olmuştur. Hukuk devletinde suçlu veya şüphelinin konumunu siyaset değil, yargı belirler. ABD’nin papazı bahane etmesi, gerçek niyetini perdelemek içindir. Türkiye uzun süredir alternatif arayışına itilmektedir. Ancak Trump yönetimi bütünüyle ABD kamuoyunu temsil etmemektedir. Yöneticilerimiz ABD kamuoyunu mutlaka aydınlatmalıdırlar. Suriye’nın kuzeyinde, Fırat’ın doğusundaki aleyhimize gelişmelerde ABD-Rus ittifakı vardır. O bölgede onlar tarafından kullanılan Kürtlere bir Kürt devleti kurdurulmaktadır. Burada oluşturulan ve silahlandırılan 60 bin kişilik PKK/PYD ordusu, tamamen ABD’nın eseridir. Bunun için, öncelikle Malatya-Kürecik’te İsrail’in güvenliğini sağlamak için kurulan üs, göz önünde tutulmalıdır. “İncirlik üssü” lafı çok bayatlamıştır. Türkiye’nin kullanabileceği birçok önemli koz vardır. Şu anda Suriye İsrail için tehdit olmaktan çıkarılmıştır. Şimdi sıra Türkiye ve İran’a gelmiştir. ABD’nin Türkiye’den ithal edilen alüminyum ve çelikten aldığı ithal vergisini aşırı yükseltmesi,hem uluslararası ticarete aykırıdır ve hem de hasmane bir davranıştır. Türkiye uzun süredir, üretmeyen ve her şeyi ithal eden bir ülke durumuna düşürülmüştür. Oysa Türkiye, dış ticaret fazlasına değil, dış ticaret açığına mahkum olan bir ülkedir. Uygulanan ekonomi politikası, Türkiye’nin lehine olmamıştır. Döviz getirisi olmayan şirketlerin dövizle borçlanmasına izin verilmemesi isabetli olmuştur. Faize yanlış bakış ve değerlendirmeler yabancı sermayenin kaçışına sebep olmuş, ülkeye doğrudan yatırımları azaltmıştır. Bunun için bu ekonomik kuşatmaya karşı iktidarımızla, muhalefetimizle birlik halinde hareket etmeli ve ortak tavır sergilemeliyiz. Planlı bir kalkınma seferberliği ile üretime dayalı milli bir ekonomiye sahip olmalıyız. Ancak o zaman tam bağımsız bir ülke oluruz.

Ağu 12

Bağımsız Medya, Şeffaflık Ve Ekonomi

Ruhittin SÖNMEZ

Son zamanlarda bağımsız medyanın ne kadar önemli olduğunu iliklerime kadar hissetmeye başladım.

Eskiden en sevdiğim tartışma programlarını izlemeye tahammül edemiyorum. Sözde “uzman”, “bilim adamı” ve “aydın” sıfatlı kişilerin yalakalık sınırlarını bu kadar zorlamaları, zekâmızla alay edercesine en temel yanlışları bile savunmalarını izlemek bir işkence haline geldi.

Bir sade vatandaş olarak haber alma ve Devamını okuyun...

Ağu 05

Malazgirt’ten Dumlupınar’a Türk’ün Ağustos Zaferleri

Dr. Sakin ÖNER

Ağustos ayının Türkler için ayrı bir anlamı vardır. Ağustos ayı, Türk’ün “Zaferler ayı”dır. Türk milletinin kaderini değiştiren ve tarihine altın harflerle geçen zaferlerin çoğu, Ağustos ayında gerçekleşmiştir..

26 Ağustos 1071’de Malazgirt, 27 Ağustos 1389’da I. Kosova,11 Ağustos 1473’de Otlukbeli, 23 Ağustos 1514’de Çaldıran, 24 Ağustos 1516’da Mercidabık, Devamını okuyun...

Ağu 05

Politika İnsan Üzerinden Yapılır!

Av. Özcan PEHLİVANOĞLU Türkiye’de siyaset ve politikacılar hakkında düşünülenler açısından temel yanlışlıklar var. Halkın ve de aydınların, bunların varlığından haberi bile yok. Hatta politikacılar bile neyin ne olduğunun farkında değil çünkü onların bir çoğu =&0=& peşine düşmüş insanlar… O zaman politikayı nasıl yapacak ve siyaseti nasıl oluşturacağız? Politikayı yapan insandır. Bu sebeple siyaseti insan faktörü oluşturur. Fikirler ve buna ilişkin eylemler hep insan(lar) tarafından ortaya konulur. İnsan bu konuda iyi değilse nasıl iyi bir siyaset izlesin? Hangi fikri ortaya koysun? Eylemleri ile hedefe ne şekilde ulaşsın? Burada insanın iyiliğinden kastımız; karakterli, kişilikli, şahsiyetli, erdemli, ahlaklı, bilgili, tecrübeli, vatansever, objektif, liyakat ve ehliyetli, milliyet sever hususların top yekün bünyede barındırılmasını ifade eder. İnsanda bunlar yok ise nasıl politika yapacak? Bana diyorlar ki; eleştirilerini ve görüş açıklamalarını insanlar üzerinden yapma! Nasıl yapacağız o zaman? Fikirler yanlış! Politikalar yanlış! Ortaya konulan siyaset yanlış! Uygulamalar yanlış! Ama bunları yapan insanlar doğru, öyle mi? Türkiye’de siyaset açısından bir yanlışı düzeltelim o zaman; eğer bir iş =&1=&lar tarafından yapılmıyorsa netice almak imkansızdır. Bunun örnekleri istemediğimiz kadar çoktur. O zaman hatayı; fikirden önce bunu ortaya koyan ve uygulamayı gerçekleştirenlerde aramak gerekir. Herkes üzerine düşeni yaptı ise Türkiye niye siyasi bir açmazdadır? Bunun sebebi insan faktöründe yatmaktadır. Yanlış adamlarla doğru işler yapılamaz! Türkiye halen bir orta çağ karanlığındadır. Aşiret anlayışına dayalı feodal yapılar hüküm sürmektedir. Sosyolojik gerçeklerin ve eğitimsizliğin ortaya çıkardığı insan tipi vahim boyuttadır. Türkiye; bırakın dış güçleri, iç güçler tarafından bile bir türlü paylaşılamayan ve bu nedenle güç savaşlarının acımasızca sürdüğü bir ülkedir. Hal böyle olunca bu siyasete yansımaktadır. Bir de buna yanlış adamların birlikteliği yada koalisyonu eklenince iş siyasette başarısızlığa gitmektedir. Belki bu siyaset yapan politikacılarla yada ülkeyi dizayn etmeye çalışan =&2=& ile ilgili bir husus olabilir. Ancak politikacı dediğimiz kişilerdeki yanlışlığı görmeden ve bunları isimlendirmeden doğru analizler yapmak mümkün değildir. Siyasette eleştiriler kişiler üzerinden yapılmalıdır. Başarı ödüllendirilmeli, başarısızlık ise cezalandırılmalıdır. İşin içine vefa, dostluk, arkadaşlık, hemşerilik, menfaatler ve bilhassa nefis girerse gidilecek bir hedef yok demektir. Israrla kişileri konuşmaktan ve tartışmaktan kaçınanlara bir tavsiyem olur ki; elde ettiğiniz kısmi başarıların geçici olduğunu biliniz… Gerçekle bir an önce yüzleşmezseniz yarınlarda hüsran, kaçınılmaz olacaktır… Kişileri konuşmayalım sistemi ve yapılanları konuşalım diyenler bir an önce anlasın ki; o sistemi ortaya koyan ve eyleme dönüştüren, neticeyi alan yada alamayan insanlardır. Bunu sorgulamazsanız başarı gelmez. Ancak Türk siyasetinde ilk düğmeleri yanlış bağlayıp sonra da mükemmel başarılar beklemek tedavi gerektiren bir hastalık haline dönüşmüştür. Teşhisi doğru yapalım ve ona göre tedavi uygulayalım. Bunu yaparsak ülkeye hizmet etmiş oluruz. Aksi halde tarihin yazdığı =&3=&nda yerimizi pek iyi bir şekilde almayız. Dost acı söyler!

Ağu 02

Milli Eğitim Bakanına Açık Mektup

Cafer GENÇ

( SAYIN ZİYA SELÇUK’A DESTEK, TEKLİF VE TAVSİYE MESAJIMDIR )
Sayın Bakanım:

Milli Eğitimimizin bakanı olduğunuzu duyunca memnuniyetimi samimi duygularımla dile getirmiştim. Bu işin içinden gelen biri olmanız sebebiyle, “nihayet, bir bilen…” rahatlaması ve “tam isabet” güveni içerisinde ümitlendiğimizi bilmenizi isterim.

Kamuoyundan da çok olumlu tepkiler ve destek almış olmanız, eğitimdeki susamışlığımızın giderileceği, Devamını okuyun...

Tem 31

“Sosyal İlişkilerin İyileştirici Gücü”

Dr. Zülfikar ÖZKAN

Yıllarca üzerinde çalıştığım yeni kitabım, “SOSYAL İLİŞKİLERİN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ” Üsküdar Üniversitesi yayınlarından çıkmaz üzere.
?Böyle bir çalışmaya neden ihtiyaç duydunuz?” diye sorulabilir.
Ülkemizde pek çok temel araştırma yapılıyor. Ancak aynı oranda uygulamalı araştırma yapılmadığını düşünmekteyim.
Kitabımız uygulamalı araştırmalara dayanıyor. Karşılaştığımız kişisel Devamını okuyun...

Tem 31

Gelişmişlik ve Ahlak

Dr. Hasan GÜNAYDIN

 

Kant’a göre insan, eylemlerini kişisel çıkarı için veya merhamet gibi hisleri nedeniyle değil GÖREV ANLAYIŞI ile yerine getirmelidir. Yani, merhamet hisleriyle bağış yapmak veya toplumsal baskı sonucu yardımda bulunmak ya da saygınlık kazanmak amacıyla ahlaklı davranışlar sergilemek gerçek ahlaki eylem değildir. Eylemlerin sebebi sonuçlarından çok daha fazla önemlidir.

Genellikle eğitim ve gelişmişlik arasında önemli bir bağ olduğu Devamını okuyun...

Tem 31

Ahiliğin Tanımı, Kuruluşu ve Fonksiyonu

Dr. Şahin CEYLANLI

       Ahi örgütlerine Türklerin yerleşik hayata geçmelerinden sonra, 13. Yüzyılda Anadolu, Balkanlar,Türkistan ve İran Türkleri arasında rastlanmaktadır. Bu örgütlerin Kaşgarlı Mahmut’un Divanında Türkçe “cömert,eli açık, yiğit” anlamına gelen Akı kelimesinden meydana geldiği belirtilmektedir.(1) Ahi kelimesi Arapça  olarak da “kardeş” anlamına geliyor. “Ahi” sözcüğünün Türkçe mi ?yoksa Arapça mı ?olduğu tam olarak Devamını okuyun...

Tem 19

Bosna İntibaları

F.Gürbüz YILMAZ

Bosna ve Aliya İzzetbegoviç.

Bosna’nın kalbinde yatan Aliya İzzetbegoviç ve Aliya İzzetbegoviç’in kucağında yatan  Bosna Şehitleri…

İster Saraybosna diyelim, ister Bosna Hersek, İster Sarayova, istersek de Boşnakca Sarayevo diyelim; burası Saraybosna’dır. Ecdadın büyük yatırımlar yaparak Avrupa’nın göbeğine oturttuğu

bir kültür  merkezi, bir kültür şehri Bosna… Osmanlı’dan devraldığı mirası ellerinden geldiğince bozmadan, Devamını okuyun...

Eski yazılar «