Eyl 07

Aydınlar Ocağı Genel Merkezi 24. Dönem Yönetim, Denetim ve İlim İstişare Kurulları Üyeleri Belirlendi

Aydınlar Ocağı Genel Merkezi’nin (Haziran 2016- Haziran 2018) tarihleri arasında görev yapacak 24. Dönem Yönetim, Denetim ve İlim İstişare Kurulları Üyeleri yapılan seçimler sonucunda belirlendi.
24. Dönem Yönetim Kurulu :
Genel Başkan: Prof. Dr. Mustafa E. ERKAL
Genel Başkan Yardımcısı: Prof. Dr. Ahmet ÇOLAK
Genel Başkan Yardımcısı: Prof. Dr. Ahmet M. GÖKÇEN
Genel Başkan Yardımcısı: Yrd. Doç. Dr. Sakin ÖNER
Genel Sekreter: Süleyman ULUOCAK
Genel Sekreter Yardımcısı: Ernail KOÇ
Genel Sayman: Hikmet İŞMAN
Üye: Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK
Üye: Prof. Dr. Sevil SARGIN
Üye: Ramazan KIRKIK
Üye: Av. Mustafa ÖZKURT
Üye: Ünal SENGİR
Üye: Ahmet ORHAN
Üye: Fahri YAĞLI
Üye: Hüseyin TAVUKÇU
Müdür: Dr. Şahin CEYLANLI

YEDEKLER

Metin ÖZKAN
Ahmet ARSLAN
Mustafa AKYÜZ
M. Beşir DEDE
Numan BAŞAK
Abdurrahman KÜLÜNK
Av. Şekip MEHAN
Av. Ahmet SERBES
Halim TERZİ
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Ziya KÜÇÜK
Av. Hakan YALÇIN
Salih BAYIR
Fethi ALİKOÇ
Ali SEZGİN
Ali Kemal GÜL
24. Dönem Denetim Kurulu:
ASIL ÜYELER:

Eyl 19

Krizi Aşabilmek

mustafa_erkalProf.Dr.Mustafa E. ERKAL

            Adamın birine sormuşlar: “ABD’de neden darbe olmaz?” diye… Verilen cevap ilgi çekicidir: “ABD’de Amerikan Büyükelçiliği yoktur da ondan…”. Aslında bu cevap birçok şeye ve önü açılan devletlere karşı kurulan kumpaslara açıklık getiriyor.

            ABD’nin soğuk harp sonrası artık Ortadoğu’da İsrail dışında yeni müttefikleri, hatta bölücü terör örgütünün bir kolu olan PYD’den oluşan kara gücü ve terör örgütleriyle ittifakı vardır. Bu örgütler de zamanla kullanılıp limon gibi sıkılıp atılacaklardır. Önemli olan demokrasi ve insan hakları değil; ABD’nin menfaatleridir. Önce Süleymaniye’de başımıza çuval geçirildi; daha sonra TSK’nın itibarını ve gücünü azaltmak için kumpaslar kurduruldu; FETÖ terör örgütü kullanıldı; askeri vesayeti kırmaya takılanlar da bindikleri dalı keserek bugünlere geldik.

Eyl 19

Darbeyı Muhalefetı Bıtırme Fırsatına Dönüstürmek

sakinhocaSakin ÖNER

Cumhurbaşkanının bile “At izi it izine karıştı” dediği ve bir cadı avına dönüşen FETÖ operasyonu son sürat devam ediyor. Siyasi iktidar 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra ilan ettiği OHAL döneminde yıllarca yapmak isteyip de yapamadığı projelerini bir bir hayata geçiriyor. İktidar darbe girişimini bahane ederek ve OHAL’in imkanlarından yararlanarak orduda yapmayı düşünüp de yıllardır yapamadığı gizli ajandasını bir ayda hayata geçirdi. Ordu “parçala, böl, yönet” metoduyla üç parçaya bölündü. İki asra yakın ömrü olan askeri eğitim kurumları kapatıldı. FETÖ’cülere karşı amansız ve çok geniş kapsamlı operasyonlar devam ederken, bir taraftan da muhalifler bertaraf ediliyor.

Özellikle son günlerde milliyetçi ve ülkücü camianın en önemli yayın organlarından Yeniçağ Gazetesinin yazarları Servet AVCI, Adnan İSLAMOĞULLARI, Doç. Dr. Kürşat Zorlu ve Yavuz Selim DEMİRAĞ ile bazı milliyetçi ve ülkücü görüşleriyle tanınan kişilerin de bu kapsamda tutuklanmaları, meslekten ihraç edilmeleri ve gözaltına alınmaları, “FETÖ’cülerin tasfiyesi” adı altında “Türk milliyetçilerinin de tasfiyesi veya gözdağı verilmesi” anlamına gelir. Ayrıca bu durum, kamuoyunda milliyetçi ve ülkücü görüşe sahip kişiler hakkında bir şaibe de uyandıracaktır. Halbuki Türk milliyetçileri, Türk vatanının birliğini ve bütünlüğünü tehdit eden bütün girişimlerde olduğu gibi, FETÖ’nün ordu içindeki unsurlarının gerçekleştirdiği 15 Temmuz darbe girişiminde de devletimizin yanında yer almış ve darbecilere kahramanca karşı koymuşlardır.

Eyl 19

Hakim – Savcı İlişkileri Yargıtay Seçimleri ve Yargıya Güven

      avizzetdoganAv. İzzet DOĞAN

Medyada çıkan haberlere göre Umut Kitabevi’ne bombalı saldırıya ilişkin iddianameyi hazırlayan savcı Ferhat Sarıkaya itiraflarında:

“ O zaman Van’da 3. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı, sonradan Yargıtay üyesi olan İlhan Kaya Şemdinli’deki olayla ilgili soruşturma bana verildikten sonra beni yönlendirmeye başladı. Özellikle Yaşar Büyükanıt üzerinde yoğunlaşmamı istedi. Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olacağı kesin gibiydi. Şemdinli’deki olayın içerisine özellikle Yaşar Büyükanıt’ı katmamı istiyordu.(……..)

Eyl 19

Hâkimiyet Milletindir!

emrahbekciEmrah BEKÇİ

Efendim! Öncelikle bütün okurlarımıza selam ederek başlamak istiyorum.

            Bu yazımdan önce kaleme almış olduğum makalemde, ‘darbe girişimi’ konusunda endişelerimi ve bir devrin kapandığını, bir devrin açıldığının altını çizmiştim. Vatanını seven kalem tutan vicdanlı aydın gibi, bazı hususların altını çizip, tarihe şerh düşmüştüm.

Eyl 19

Millet Olmayı Keşfedebilmek…

mustafa_erkalProf.Dr.Mustafa E. ERKAL

Son yıllarda kaybedilenleri kazanabilmek, milli menfaatlerde birleşebilmek ve uzlaşmak için bir 15 Temmuz mu yaşanmalı idi? 15 Temmuz darbe ve işgal teşebbüsü TSK’nın muharebe gücünü ve dolayısıyla Türkiye’nin askeri ve siyasi etkinliğini zayıflatarak Ortadoğu’da ülkemizi uysallaştırmak, devredışı bırakmak amacıyla yaptırılmıştır. Bu iş üç beş meczubun işi de değildir.

                Aslında 15 Temmuz; Ergenekon, Balyoz ve Casusluk gibi davaların, kumpasların bir başka boyutu ve devamıdır. Önce iktidar kandırılarak FETÖ işbirliği ile uluslararası güçlerce engel görülen askeri ve sivil personel ve aydınlara tuzak kurulmuştur. Yüzlerce suçsuz vatansevere işkence çektirilmiştir. Aslında kurulan tuzak Türkiye’ye kurulmuştur.

Eyl 18

Kalbimizdeki Boşluğu Nasıl Doldurabiliriz?

zlfikarYrd. Doç. Dr. Zülfikar ÖZKAN

Pek çok insan zor bir çocukluk geçirmiştir, kendini güvensiz hissetmiştir, korkular ve hobiler içinde yaşamıştır, bir çok insanın baskısına maruz kalmıştır ve en önemlisi kendini dışlanmış, aşağılanmış hissetmiştir.
Beynimiz çocukluk sırasında çok en yüksek derecede öğrenecek şekilde programlanmış, tasarlanmıştır. Bu sebeple bu yaşantıların hepsi hafiften büyük boyutlara kadar arkalarında gölge bırakırlar.
Sonra bu kişiler, kalplerindeki boşluğu hissederek ”Benim sorunum ne?“ diye kendilerine sorarlar.
İyi haber: Beynimiz tecrübelerle ve faaliyetlerle yeniden biçim alacak şekilde tasarlanmıştır.
Geçmişimizi değiştiremeyiz, ama bugün o boşluğu dolduracak şekilde anahtar yaşantıları kullanabiliriz. Yapılacak iş, başa çıkabileceğimiz işlere çözüm bulmak, çıkamayacağımız şeylere katlanmaktır. Bunun için de, kabul görme ve değer verilme yaşantılarını kalbimizdeki boşluğu dolduracak şekilde özümsemektir. Edinmiş olduğumuz bu yaşantıları kendi öz malımız durumuna getirmektir. Her insan, hayatının bir bölümünde mutlaka kabul görmüştür.

Bu tatsız ve acı diye adlandırdığımız olaylara başka açıdan da bakabiliriz
Yüce Yaradan bizim ruhsal açıdan tekamül etmemizi istiyor. Bu olayların olma sebebi, ruhsal açıdan yükselebilmemiz için bir mesaj almamızdır. Ruhsal açıdan kendimizi geliştirmeyi düşünmediğimiz zaman yaşadığınız acıyı veya zorlukları da boşuna yaşamış oluruz. İşte bu duurmda boşluğu düşeriz. Kalbimizde boşluk oluşur. Çare olarak da kimyasal ilaçlara başvurur ve “Ne kadar da şanssızım, bütün belalar beni mi buluyor” diyerek halimizden şkayetçi oluruz
Hayatımızda olan herşeyin bir anlamı vardır. Sizin milyonlarca dolarınız olabilir ama manevi açıdan anlamlı bir hayatınız yoksa kalbinizde boşluk oluşur.
Acılarla karşılaştığımız dönemler bir fırsattır. Ayak bilek kemiği kırılan bir arkadaşım, evde kaldığı süreyi fırsata dönüştürmüş, bol miktarda okumalar yapmış, kendini yazacağı kitaba vermiş ve bu sürede konusuyla ilgili kafasındaki bir çok soruya cevap bulabilmiştir.

Eyl 18

Kamu Görevinden Atılanlar

ruhittinsonmezRuhittin SÖNMEZ

Devletten FETÖ’cüleri temizleme operasyonu kapsamında görevden çıkarılan/ meslekten atılan memur sayısı 60 bini geçti. Böyle bir uygulama Cumhuriyet tarihimizde hiç yaşanmadı.

Burada çok soğukkanlı bir şekilde sorgulanması gereken hususlar “yapılan ihraç işlemleri haklı mı, hukuka uygun mu, kurunun yanında yaş da yanıyor mu ve de terörle mücadeleye hizmet ediyor mu?” sorularının cevaplarıdır.

Eyl 18

Müslüman Atatürk

ali kemal beyA.Kemal GÜL

Bütün dinleri Sovyetlere karşı kullanmayı amaçlayan siyasal dinci Amerikan politikası, 1945-1946’da Sovyet yayılmasından çekinerek Amerika’nın korunmasına sığınan tüm Avrupa ülkelerine dayatıldığı gibi, SSCB ‘nin boğazlarda üs ve Ardahan’da toprak istemeleri karşısında ABD’ye yanaşan Türkiye’ye de dayatılmıştı.

1945’te Türkiye SSCB ‘ye karşı ABD’nin yanında yer alınca, Türkiye’nin eğitiminden dek her konu Amerika’nın istediği doğrultuda yönlendirilmeye başladı. Amerika’nın Türkiye’ye dayattığı 1947 Thornburg Raporu ve 1949 Barker Raporu, Türkiye Cumhuriyeti Devletine nasıl bir eğitim ve üretim yolu izlemesi gerektiğini buyuruyordu.

Eyl 07

Demokrasi veya Ülkücüyü Tanımak

Mustafa +ûZKURTAv. Mustafa ÖZKURT

Cehenneme giden en kısa yolda, cennet vaadiyle taşlar döşenir. M.Ö.

15 Temmuz 2016 da İstanbul Boğaziçi Köprüsündeki ilk görüntüler, televizyon ekranlarına yansıdığında Ülkücülerin üzerlerinden bir türlü atamadıkları ve atmayacakları 12 EYLÜL 1980 darbe ‘travma’ sının etkisiyle bunun bir kalkışma olduğunu çözümlemişlerdir.