x

KIBRIS BARIŞ HAREKATININ 45. YILI KUTLU OLSUN


45 Yıl önce gerçekleştirilen ve zaferle sonuçlandırılan Kıbrıs Barış Harekatı'nın 45. yılı kutlu olsun. Megalo idea iddiasıyla Kıbrıs'taki Türk varlığına son vermek üzere her türlü baskı ve zulmü reva gören Rum palikaryaları 20 Temmuz 1974'te Türk ordusunun yaptığı Barış Harekatı sonucunda mağlup olmuşlardır. O zamanki Türk Hükümeti Amerika ve Avrupa'nın her türlü baskı ve ambargosuna karşı bu harekatı başarıyla gerçekleştirmişlerdir. Bu konuda Kıbrıs Türklerinin Lideri Rauf Denktaş'ın büyük kahramanlık ve fedakarlığını asla unutmamak gerekir. Aydınlar Ocakları olarak Kıbrıs Barış Harekatının 45. yıldönümünü kutlarken Kıbrıs'ın milli kahramanı KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı ve aziz Kıbrıs şehitlerini rahmet ve minnetle anıyoruz. Kıbrıs gazilerimize de saygı ve şükran duygularımızı sunuyoruz.


AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

«

»

Oca 05

Yeni Yıla Güvenle Umutla Girin

Av. Ruhittin SÖNMEZ

 

Çetin Altan (1927- 2015) ömrünün son dönemlerinde yazdığı yazıların bir kısmını hep bu sözle bitirirdi: “Enseyi karartmayın.”

Çetin Altan, farklı dünya görüşlerine sahip olsak da, köşe yazılarını sıkça okuduğum usta bir yazardı. “Enseyi karartmayın” O’nun Türkçemize kazandırdığı, “umudunuzu yitirmeyin, henüz ümitler bitmedi” anlamına gelen bir deyim.

“Hayallerinizden, ümitlerinizden, mücadelenizden vazgeçmeyin. Amacınıza ulaşamazsanız da, bu amacı gelecek kuşaklara devretseniz de, kozmosla son hesaplaşmanızda, ‘daha iyi bir dünya için biz de fena mücadele etmedik’ diyebilirsiniz” diye yazardı.

Bilemiyorum, bugünleri görseydi “yine enseyi karartmayın” der miydi?

Yarın ahirette sorguya alındığınızda, daha iyi bir Türkiye ve daha iyi bir dünya için mücadele ettim, ben elimden geleni yaptım” diyebilecek durumdaysanız hala umut vardır.

Bugün kıymeti bilinmese de, bir kısım vatanseverin her türlü riski göze alarak “daha iyi bir Türkiye” için çabaladığını görüyorsanız ve bunlara destek vermekten korkmuyorsanız çoban ateşleri yanıyor demektir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Toros Dağları’na bakınız, eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki, bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez” sözünü hatırlayınız.

Kurtuluş Savaşı verdiğimiz yıllar kadar kötü durumda değiliz. O günleri aşabildiysek, daha iyi bir Türkiye için bugün çok daha etkili şeyler yapabiliriz.

Bazen bir şey değişir, her şey değişir.

Bu değişimin nasıl ve ne zaman olacağını önceden kestiremeyiz.

Ortak aklın işlediği, kurumların çalıştığı ve kuralların herkes için geçerli olduğu bir Türkiye’ye doğru değişim gerçekleşebilir.

Bu değişimi demokratik kurallar içinde biz yapmalıyız.

Kolay mı? Değil.

Ama sefer bizden, zafer Allah’tan.

Eğer Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye’yi bağımsız, hür, demokrat, müreffeh ve güçlü bir şekilde gelecek nesillere bırakmak iradesiyle hareket eden vatansever aydınlarınız varsa korkmayınız.

Her yeni yıl yeni bir umut demektir. Çoban ateşlerini çoğaltmaya bakınız.

Yeni yıla, güvenle, umutla girin. Enseyi karartmayın.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>