«

»

Mar 25

Yeni Anayasa Paketi ve Geleceğimiz

Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK*

Yeni 18 anayasa maddesi özeti

  1. “Yargı yetkisi” yargı yetkisinin, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağına dair hüküm, “Bağımsız ve tarafsız” mahkemelerce kullanılacağı şeklinde değişecek.
  2. Milletvekili sayısının 600’e çıkmasını öngören ikinci madde
  3. Milletvekili seçilme yaşını 25’ten 18’e inmesi, (askerlikle ilişiği olanların milletvekili adaylığına başvuramamasını öngörüyor).
  4. TBMM seçimleri 4 yılda değil, 5 yılda bir yapılacak. Cumhurbaşkanı seçimleri de TBMM seçimleri gibi 5 yılda bir olacak
  5. TBMM’nin görevleri ve yetkileri,

“kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak,

*bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek,

*para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek,

*milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak,

*TBMM üye tam sayısının 5′ te 3 çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek,

  1. TBMM Genel Kurulunda, anayasa değişikliği teklifinin, Meclisin denetim yetkisiyle ilgili düzenlemeleri
  2. “cumhurbaşkanının görev ve yetkilerine” ilişkin olarak; cumhurbaşkanına “devlet başkanı” sıfatı getiriliyor.

*Cumhurbaşkanına yürütme yetkisi de veriliyor.

*Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atayacak ve görevlerine son verecek.

*Cumhurbaşkanı, üst düzey kamu yöneticilerini atayacak, görevlerine son verecek

*Cumhurbaşkanı, anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halk oyuna sunacak,

*milli güvenlik politikalarını belirleyecek ve gerekli tedbirleri alacak.

*Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilecek.

*Kararnamelerle, yürütmenin ihtiyacını karşılaması sağlanacak,

Temel hak ve hürriyetler ile siyasi hak ve hürriyetler düzenleme alanı dışında bırakılacak.

Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak.

  1. Cumhurbaşkanı, “devlet başkanı” sıfatıyla:

*Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil edecek,

*Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını sağlayacak.

*Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü TBMM’de açılış konuşmasını yapacak.

*Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verecek.

*Kanunları yayımlayacak ve kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderecek. iptal davası açabilecek.

  1. Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verecek.

TBMM üye tam sayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilecek.

  1. “Cumhurbaşkanı yardımcıları ve Cumhurbaşkanına vekalet
  2. TBMM ve cumhurbaşkanı seçimlerinin yenilenmesi

TBMM, üye tam sayısının 5′ te 3 çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesine karar verilebilecek.

TBMM genel seçimi ile cumhurbaşkanı seçimi birlikte yapılacak.

  1. Cumhurbaşkanı; tabii afet, salgınlar, ağır ekonomik bunalım, savaş, seferberlik, ayaklanma, kalkışma, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması;

kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde:

Yurdun tamamında veya bir bölgesinde olağanüstü hal (OHAL) ilan edebilecek. Bunu uzatıp, kısaltabilecek.

  1. Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemeler kurulamayacak. Ancak savaş halinde asker kişilerin görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli askeri mahkemeler kurulabilecek. 
  2. 14. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun adı, Hakimler ve Savcılar Kurulu şeklinde değişecek.

Kurulun üye sayısı 13, daire sayısı 2 olacak.

Kurula Adalet Bakanı başkanlık edecek ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı da kurulun tabii üyesi olarak görev yapacak.

Kurulun üyeleri ağırlıklı olarak yeni sistem tarafından belirlenecek.

  1. Cumhurbaşkanına bütçe yetkisi vermekte.
  2. hükümet sistemine uyum için anayasanın farklı maddelerinde bulunan bazı ibareler değiştiriliyor ya da metinden çıkarılıyor.
  3. “GEÇİCİ MADDE 21- A) Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi 3/11/2019 tarihinde birlikte yapılır.

 

Daha sonra Türklük, Atatürk ve ilkeleri, laiklik, cumhuriyet ve demokrasi konularında arzu edilmeyen birçok madde sıraya girebilir.

 

*Bir ülke yönetiminde bütün yetkilerin tek elde toplanmasının adı demokrasi olamaz.

*Modern dünyanın uygulamakta olduğu Cumhuriyet ile de bağdaşması mümkün değildir.

*Antidemokratik sistemlerin uygulama süreç ve akibeti malumdur.

*Başta bulunan kişi ve kişileri bekleyen son da çok hazindir.

*Son on yılda Büyük Orta Doğuda onlarca örneğini gördük.

 

Türkiye Cumhuriyeti devleti;  kuruluşundan bu yana yüz yıla yakın bir zamandır laik, demokratik, hukuk devleti olabilmek için ve de muassır medeniyetlerin üzerine çıkabilme savaşı verdi. Yüz yıldır da hakim güçler bu sistemi yıkmanın savaşını veriyorlar.

Nasıl mı yıkacaklar?

Bakın eski ABD Başkanlarından Nixon 1970 li yıllarda diyor ki,  “Müslüman ülkelerde demokrasi ve laiklik olmasına izin veremeyiz. Eğitim sisteminin ve ülke idaresinin din temelleri üzerine kurulması gerekiyor. Başlarındaki çobanı ele geçirince, ülkeyi biz yönetiriz.

 

Bu doğrultuda hiç gecikmedik, alimler ve medreseler ve sözde medrese eğitimleri adı altında Türkiye’nin birçok ilinde sarıklı cüppeli şalvarlı alimlerin yüksek eğitimlerinde burkalı kız öğrenciler, kara çarşaflı Türk kadını ve baba beni okuldan al, Ahirette bana okulda öğretilenleri sormayacaklar diyen gençlerimiz yetiştirildi.

Hani ilim Çin’de de olsa alacaktık, hani ilim adına bir kelime öğretenin kölesi olacaktır.

 

Parti liderlerinin Almanya’da yapacakları  toplantılar için, fikir beyanlarını engellemesi ile faşist damgası yiyen Almanlar soruyorlar; Türkiye’de fikir özgürlüğü var mı? Varsa, hükümet ve sözcüleri neden hayır diyecekleri referandumda oy kullanacakları, yani halk iradesinin ortaya konacagı bir oylamada  fikirleri nedeni ile vatan hainliği ile suçlanıyorlar?

Neden hayır diyenlerin düşüncelerine saygı duyulmuyor?

 

HAYIR diyenler;  FETO, PKK, PYD, KANDİL ve İŞİD’le aynı cephededir, “TERÖRİSTTİRLER” diyorlar. 16 nisanda Kandilden gelip PKK, Suriye ve Irak’tan gelip PYD, İŞİD, veya Amerika’dan gelip FETÖ’ cular oy mu kullanacaklar? Acaba evet diyeceklerin arasında kaç tane FETÖ’cu millet vekili var belli mi? Kaç tane Amerika’ya hizmet eden, SOROS’a kapılarını açan, güzel vatanımızı bölmeye çalışan partili, yönetici, idareci, STÖ mensupları var belli mi?

15 yıldır PKK ve Terörist başının kimlerle ne tür pazarlıklar yaptığı ve şehirlerimizin ne şekilde terörist yığınağına dönüştüğünü bilmeyen kalmamıştır. Güvenlik güçlerimiz ve polisimizin elleri mi bağlıydı, bu unsurlar neden temizlenmemiştir?

Sekiz ay geçmesine karşın halen FETÖ illetinden kurtulmak mümkün olmamış, her gün bu vesile ile her konumdan insanlar toplatılmaya devam edilmektedir.

 

16 nisan halk oylaması için yöneticilerimiz;

*Biz halkın hizmetkarıyız, halka hizmet Hakka hizmettir diyorlar. (güzel söz, ilk kez Atatürk kullanmıştır).

*Önümüzde bürokratik oligarşi var bu aşılacak (bu engel, kimin sistem veya yönetiminin oligarşik engeli).

*Mevcut sistem istikrar için engel, böylece istikrar gelecek. (15 yıldır tek başına iktidar olan, her istediğini yapan, istediği kararı çıkaran, bütün yetkilere sahip olan ve hiçbir konuda engellenemeyen bir iktidarın sözleri bunlar).

* Lider ülke Türkiye’yle muassır medeniyetler seviyesine ulaşacağız. (Türk üniversiteleri dünyada 300., 500. Sıralarda) (Öğrencilerimiz bilim yarışmalarında Afrika ülkeleri seviyesinde)

*Batı ülkeleri ile çok ciddi yarış içine girdik. Yaptığımız yatırımlarla dünyanın hayranlığını kazandık (1901 yılından günümüze dağıtılan 850 nobel ödülünün 170’i Yahudi asıllı bilim adamlarınca kazanılmış Geçtiğimiz yıl da yine dört ödül onların. Ya biz ne yaptık? Bilimsel araştırmalarda çocuklarımız: kapağı açılınca içinde ışık yanan ekmek sepeti ile yarışmalara katılıyor).

* Yargı bağımsız ve tarafsız olacak. (Yasama, yürütme ve yargı bir kişinin elinde olunca nasıl bağımsız ve tarafsız olabilecek?)

*15 temmuz ruhu demokrasiye nasıl sahip çıktı ise, 16 nisan da bunun devamı olacak. (15 temmuza hep birlikte nasıl geldik, bunu sorgulayan yok).

*Kullanacağınız oylar tüm dünya devletlerine örnek olsun. (Dünyada diktatör seçimleri nasıl örnek oluyorsa?)

*Ülke sorunlarını çözmek için kuvvetli cumhurbaşkanlığı sistemine geçmek şart. (Kuvvetli cumhurbaşkanlığı sistemi hangi ülkede var, hangisi örnek alınacak, Türk tipi başkanlık derken, Türkiye’de Türk olmadığına göre,  Türkiyeli başkanlığı mı kastediliyor?

*600 vekil adaleti sağlayacak. (Bu durumda adaleti sağlayacak diğer teşkilatlarımız ne yapacak?)

*Gensoru kaldırılıyor. Çünkü gensorunun asıl sahibi millettir. (Hani hakimiyet kayıtsız şartsız milletindi, Bunu söyleyen Atatürk bile milletinden, milletini kaygılandıracak hiçbir şey istemedi).

*Ekonomimiz dünyanın 17. Ekonomisidir. (1936 yılında uçak ihraç ediliyordu. Osmanlı borçlarından eser kalmamıştı. Türkiye’nin borcu yoktu. Ülke demir ağlarla, beyinler ise bilim ve fen ağları ile örülmüştü.   Bir İngiliz lirası 60 kuruştu. Bugün bir İngiliz lirası 4,5 Türk lirasıdır. Dış borcumuz ise 411 milyar dolardır).

 

Ne hayırcılar ve ne de evetçiler vatan haini değildir. Hepsi bizim vatandaşımızdır. Kim neye inanırsa ona göre oyunu verecektir. Saygı duymalı ve hukukun üstünlüğüne inanmalıyız.

Emperyalist güçlerin oyununa gelmemeliyiz.

Biz, kendisini ümmetine sorgulatan bir peygambere inanıyoruz. O peygamber ki; “Ya Muhammet Bedir savaşında uygulayacak olduğumuz  stratejik plan Allah’ın emri midir, yoksa bu planı sen mi yaptın, sen yeptı isen bu plan yanlıştır, şöyle düzeltilmelidir”  diyen ashabına teşekkürlerini bildirmiştir.

Şimdi soruyorum, BOP (Büyük Orta Doğu Projesi) veya BAP (Büyük Amerikan Projesi) haritalarında yeşile boyanmış, Amerika’nın düzen getireceği ülkeler içinde hiç Cumhuriyetle yönetilen demokratik bir ülke mevcut mu? Türkiye bile, şimdiki sistemi ile onlara göre antidemokratik bir ülkedir. Amerika, Almanya, İngiltere, veya AB, siz ne yapıyorsunuz, hani AB’ ne girecektiniz, Demokratik parlamenter sistemi terk mi ediyorsunuz, diyorlar mı?

Demiyorlar, hatta teşvik ediyorlar. Türkiye bir an evvel demokratik sistemden çıksın, Libya Suriye, Suidi Arabistan gibi gerçek antidemokratik, gerçek Orta doğu ülkesi olsun. Demokrasisi yok olsun.

Bu durumda Türkiye’ye karşı savaşan teröristler, antidemokratik bir ülkeden demokratik haklarını isteyen özgürlük savaşçıları durumuna yükselsin. Bunlar hakim güçlerce silahlandırılsın, onların hakları savunulur hale gelsin. Yurdumuza rahatça girsinler, istedikleri güçlerle bir araya gelerek ülkemizi parçalasınlar bölsünler, güzel ülkemizi kan ve ateş gölüne, cehenneme çevirsinler ve sonra bu ülkeye demokrasi getiriyoruz diyerek vatanımızı kirli postalları ile çiğnesinler.

Orta doğu ülkesi olmaya hazırlanan Türkiye, Batılı ülkelerin işgali için hedef ülke olmaya namzettir.

Biz bu felaketimi hazırlıyoruz?.

Bu oyun, bizi Kore savaşından bu yana daima aldatan çok özel stratejik ortaklarımızın son oyunudur. Bu güzel ülkeyi yöneten yöneticiler, lütfen artık uyanalım, gözümüzü açalım, bu oyuna gelmeyelim.

 

 

  • (Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>