x

KASIM AYINDAKİ ACI KAYIPLARIMIZ

Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Dairesi Başkanlığı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ve Müsteşar Yardımcılığı yaparak Türk milli eğitimine uzun yıllar başarılı hizmetler yapan, ayrıca geçmişte Adana Türk Ocağı, Ülkü-Bir Başkanlığı yapan büyük Türk milliyetçisi Necdet Özkaya 03.11.2017 Çarşamba günü vefat etmiş ve 05.11.2017 Pazar günü Adana’da Asri Mezarlık’a defnedilmiştir.

Aydınlar Ocağı Kurucu Üyelerinden Türk milliyetçiliğine büyük hizmetler yapmış olan Necati Bozkurt büyüğümüz 10.11.2017 Cuma günü vefat etmiş ve 11.11.2017 Cumartesi günü Üsküdar Karacaahmet Şakirin Camiinde kılınan cenaze namazından sonra defnedilmiştir.

Her iki Türk milliyetçisi büyüğümüze Allahtan rahmet diler, mekanlarının cennet olmasınI niyaz ederiz. Ailelerine ve Türk milliyetçisi camiaya sabır ve başsağlığı dileriz.

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

  

«

»

Eki 22

Uzlaşma ve İç Kargaşa

Yrd. Doç. Dr. Zülfikar ÖZKAN

 

Yaratıcı fikirler üretebilmemiz için kendimizle ve dünyayla uzlaşmamız gerekir. Ayrıca huzurlu bir ömür için de hayatla uzlaşmamız şart. İçinde bulunduğumuz şartlar ne olursa olsun hayatla uzlaşmayı sağlamalıyız.

Sorunlarımız ağır olabilir. Önemli olan başımıza gelenler değil, onlara nasıl karşılık verdiğimizdir. Tarihe baktığımızda insanoğlunun en yaratıcı dönemlerinin savaş ve diğer krizler gibi büyük stres anlarına denk geldiğini görürüz. Sorunlar varsa, çözümler de vardır.
Her şeyi sorun görmemizin temel sebebi, daha büyük boyutta düşünmesini bilmememizdir. Düşük bilinç düzeyinde uzlaşmayı taviz vermek olarak algılıyoruz. Daha büyük boyutta düşünürsek uzlaşmanın yenilgi olmadığını anlamış oluruz.
Kendi bilinç düzeyimizde yarattığımız bir dünyada yaşıyoruz. Etrafımızda düşmanlar görmeyi seçmişsek, düşmanlarla sarılmış bir dünyada yaşamış oluruz. İlişkileri yönetirken hata yapmamak lazım. Yaptığımız hatalar yüzünden kendi içimizde kargaşa oluşturuyoruz.
C.L. Gascoigne diyor ki:” Kabul edilen bir yanlışlık, kazanılmış bir zaferdir.” Kendimize bir de bu perspektiften bakmamızda fayda vardır.
Barışın esas düşmanı kötülük değil kaostur. Özellikle zihinsel karışıklık, kargaşa, karmaşadır. Kaosta akıl ve mantığa yer yoktur. Kaos ortamında kişilere rehberlik eden temel ilkeler, ego ve kişisel dürtüler gibi yüzeysel faktörlerdir.

Bilinç düzeyimiz bu gerçeklerin etrafında şekillenmediği müddetçe kendi hayatımızda ve dünyada barış sağlamamız çok zordur.
Huzurun zıddı, çatışmadır. Her şeye direnmekten kaynaklanan iç çatışmadır. Gereksiz yere insanlara direniyoruz, olaylara direniyoruz, fikirlere direniyoruz… Direnme enerjimizi bitiriyor, yeteneklerimiz köreliyor, üretici özelliklerimiz zayıflıyor…. Çünkü direnç, hayatımıza stres getiriyor. Stres yüzünden sürekli huzuru bulamıyoruz ve yaratıcı özelliklere sahip olamıyoruz.
Atalarımız ne güzel söylemişler: “ Keskin sirke küpüne zarar verir.” Öfkeli kimse, kendi sağlığını bozar, vücudunu yıpratır ve işlerini alt üst eder.
Uzlaşmak yenilgi değildir. Uzlaşmanın şifa verici gücü vardır.
İç çatışma içindeki kişi kimseye faydalı olamaz.
Engin Geçtan’ın ifadesiyle, insanın kendi içinde ürettiği kargaşa dış dünyadaki tehlikelerden çok daha ürkütücüdür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>