x

AYDINLAR OCAKLARI 47. BÜYÜK ŞURASI 26-28 EKİMDE MALATYA'DA YAPILACAK 

                Haziran ayında yapılacakken seçimler nedeniyle ertelenen Aydınlar Ocakları 47. Büyük Şurası 26-28 Ekim tarihleri arasında Malatya'da yapılacak. 
                Şura 26 Ekim Cuma günü saat 14.30'da Malatya Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'ın açılış konuşması ile başlayacak. Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal'ın genel değerlendirme konuşmasından sonra "Dünya Siyasetinde Yeni Dini Hareketler" konulu açık oturum yapılacak. Akşam yemeğinden sonra saat 20.00'de Ocak Başkanları İstişare Toplantısı yapılacak. 
                27 Ekim Cumartesi günü saat 09.30-12.00 arasında yapılacak 1. Oturumda Türkiye ve dünya gündemindeki konularla ilgili tebliğler sunulacak. Öğle yemeğinden sonra Battalgazi gezisi ve Şehitlik ziyareti yapılacak. Saat 16.00-18.30 arasında yapılacak 2. Oturumda tebliğlerin sunumuna devam edilecek. Akşam da bir konser verilecek. 
                Şura 28 Ekim Pazar günü saat 10.00'da Şura Sonuç Bildirisinin okunması ile sona erecek.
Şurada sunulacak tebliğler Malatya Aydınlar Ocağı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'a gönderilecektir. Tebliğlerin sunumunun 15'er dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

«

»

Kas 27

Türk Olmak(Türkçülük) ve Atatürkçülük

                                                                                               Cafer GENÇ

Atatürk demek; 100 yıl önceki sözlerinin bugün yol haritası olması demektir.
Atatürk demek; milletin geleceğini kendi şahsi emellerinin üstünde görmek demektir.
Atatürk demek; muhtaç olunan kudretin damarlardaki asil kanda olduğunu bilmek demektir.
Atatürk demek; kudretsiz dimağların, zayıf gözlerin gerçeği göremeyeceğini anlamak demektir.
Atatürk demek; sadece kara tahta başında harf öğreterek değil, her yede ve her zaman öğreten olmak demektir.
Atatürk demek; karanlıkları aydınlığa kavuşturmak demektir. Kalemi ve kılıcı ustalıkla kullanmak demektir.
Atatürk demek; kızgın güneşin kavurduğu çöllerden, düşman zırhlılarının ateşi altında cehenneme dönmüş Çanakkale’de olmak demektir.
Atatürk demek; hedef gösterdiği Akdeniz’de Yunan’a yüzme öğretmek demektir.
Atatürk demek; Samsun’a giden vapurla, azgın dalgalara aldırmadan Anadolu’ya var olma umudunu geleceğe taşımak demektir.
Atatürk demek; zeybek ile bar ile ellerde ve gönüllerde olmak demektir.
Atatürk demek; Amasya’da Ferhat’ın deldiği dağları sahiplenen yürek demektir.
Atatürk demek; Sivas’ın soğuğuna aldırmadan, sıcak günler vaat eden samimiyet demektir.
Atatürk demek; yokuşlarda susayan milletin kaderinde, “Ayağa Kalk Sakarya” demektir. .
Atatürk demek; dünya milletlerinin hayran olduğu, kendilerinde eksikliklerini hissettikleri dolayısıyla, kıskandığı lider olmak demektir.
Atatürk demek; öldükten sonra yaşamak, her 10 Kasım’da yeniden doğmak, ölüm gününde doğum günü kutlamak demektir.
Atatürk demek; “Sarı saçlım, mavi gözlüm nerdesin, nerde…” diye ozanın telinde söz, yüreğinde öz olmak demektir.
Atatürk demek; “Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında, cihanın görmediği destanlar yaratıyor, gelmiş geçmiş kahramanlara bedel, uçsuz bucaksız göklere hükmediyor” diyen şairin mısralarında şiir olmak demektir.
Atatürk demek; Ötüken’den Anadolu’ya, tarih ve coğrafyada var olan büyük Türk demektir,
Atatürk demek,”NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” haykırışıyla hayat bulan kimliğimizin, kişiliğimizin, karakterimizin, kabiliyetimizin ve kalitemizin adı olan Türkün atası demektir.
Atatürk demek, Atatürk demek, Atatürk demek… asker, lider, önder, hatip,kuran ve kurtaran, fikir ve devlet adamı demektir. Ve en önemlisi, Atatürk demek; her şeyden önce mükemmel insan demektir, ideal ve idealist insan demektir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>