Türklerin Stratejik Faziletleri

“Türkler size ilişmedikçe siz de onlara ilişmeyiniz!..”

Saldırının ertesi günü Gaziantepli Samet’in, Karşıyaka mahallesi gençleri adına taşıdığı pankartta şöyle yazıyordu.

Gaziantep Gazi Olur, Şehit Olur… Asla Teslim Olmaz!..

Bu samimi ve evrensel kabullere göre “cuk oturmuş” pankartı görünce aklıma ister istemez şunlar geldi:

,

Şam’da benzer bir bomba patlıyor. Patlatan diyelim ki Suriye yönetiminin terörist ilan ettiği direnişçiler. Sonra da bir Şamlı eline bir pankart alıyor…

Şam Gazi Olur, Şehit Olur Asla Teslim Olmaz!..

Ölenlere saygısızlık olmasa kahkaha atardım!.. Bugünlerde Türkiye ile Suriye’yi, Muhaliflerle PKK’yı, Türkler’le Araplar’ı kıyaslayanlar var. Çok kızmış olabilirsiniz ama lutfen geçiniz bir kalemde… Askeri işlerde Türk Arap’la kıyaslanmaz. Irkçılık değil bu isterseniz buyrun Şam’a gidelim. İşte Şam’ın pankartı!..

Şam Muaviye olur, Yezit olur, Lawrenceburg olur, Damasque olur, Beyt’ül- Esad olur… Ama asla Gazi olmaz!..

Araplar tam 957 yıldır askerlik yapmıyor çünkü. Tam 1055’ten beri. Ondan önce de 300 yıl gaza yapmamış adam nasıl gazi olacak? Son performanslarını sergiledikleri İsrail karşısında 1948, 1967 ve 1973’te üç kez yenilir mi bir millet?.. Kimi kimle kıyaslıyor ve panikler yapıp, düşmana moral veriyorsunuz?

Milletlere malolmuş kentlerin birer karakteri vardır. Antep’in unvanı “gazi,” Şam’ın künyesi “damasko”dur; güzel kumaşı vardır. Antep’le Şam’ın, Halep’in farkı, içinde yaşayan insanlardır. Elmalarla armutları toplamayalım.

Türklerin askeri yeteneklerini öğrenmek için Cahiz’in “Fezâilü’l- Etrak”ına(*)  kadar gitmeye gerek yok. Arapların kendileri, “Samarra” şehrini bizim için yaptılar Araplarla karışıp da askerliğimizden olmayalım diye…

Çoğu Latin Amerika kökenli olan Devrimci teori kitapları, genellikle kölelikten gelme “alt sınıflar” psikolojisine göre yazılmış “üst sınıfları korkutma” reçeteleridir. Sıradan ve antropolojik evrim aşamasında toprağa bloke edilmiş canlılar olan kölelerin ortaya biz atlı göçebeleri açacak kalitede bir teori koymaları mümkün değildir.  Che Guavera diye bir adam sıradışılığıyla biraz sükse yaptıysa bilin ki köle kültürüne yabancı ve muhtemelen Maya kökenli ve Turani oluşundandır.

Terör yani tedhiş de yerleşik toplumlara korku yaratarak siyasi hedefe ulaşmak için kurgulanmıştır. Bizim kızdığımız nokta burasıdır.

    

Hırtolar bombayla roketle kimi korkutacaksınız?

Ben 7,5 şiddetindeki depremi yaşadım. Memleket 4,5 metre batıya kaydı. İnsanlar “savaşacak bir şey bulduk” diye neredeyse çadırkentleri panayıra çevireceklerdi. Bir gayret, bir organizasyon.. İki gün geçmeden komşu gezmeleri başladı. Bir imece, bir yardımlaşma… Kınamıyorum gerçek bu…

    

Siz dört tane çatapatla kimi korkutacaksınız?

Dünya, adını getiremedi de “Türk irrasyonalizmi” dedi. Ben daha net söyleyeyim. Bizde idea, ration filan yoktur Helenistik anlamda. Türk aklı farklı ve “tanrısal;” Türk fikri stratejik ve “kurmay”dır. İte davara faydası olmayan felsefeyi de bilmeyiz.

Bahaeddin Hocaya sormuştuk.

- “Hocam Avrupa’da asiller başka köleler başka türlü saç bağlarmış. Kimine uzun saç kimine kısa saç yasaklanırmış, bizim Türkler uzun saçlı mıydı; saçını bağlar mıydı?” Hoca gülmüştü…

- “Bizimkiler saçı arkadan değil, tepeden tek boğum bağlayıp, at kuyruğu yaparlardı.

- “Niye hocam?” demiştik hep bir ağızdan..

- “Savaşta ölürse tanrı tepeden rahat çekip alsın diye…

Biz saç modelini bile hayata değil, ölüme göre ayarlamış Türkleriz; ey Madam Spring’in evlatları!..

    

Siz dört tane çatapatla kimi korkutacaksınız?

Adam hayatında ilk kez top sesi duymuş korkusundan tekbir getiriyor. Bizim “mütâhit mücâhitler” de “cihat var” zannedip heyecana geliyorlar; yürekleri oynuyor.

Bizi Araplarla karıştırıp da hele şöyle bir çıkın bakalım meydana… Şemdinliye tarifeli uçakla “leş turizmi” başlamazsa bildiklerimi unutmaya hazırım..

Ey  haysiyetsiz gece kuşları… Mao’nun tekne kazıntıları… Atlantik Fahişesi Madam Spring’in kapıkulu evlatları… Hele bir boy gösterin… Şam gibi, Halep gibi “şappi şappi ya leyli” bir çıkın bakalım ortaya… Görelim… El mi yaman bey mi yaman!..

34 yıllık bu kanlı vahşete rağmen… 34 yıldır PKK denince içinde sadece kin ve nefret duyguları uyanan… Bidayette Tanrı’sından ödünç aldığı korkuyu da nihayette Allah’ına saklayan…

75 Milyon Türk’ten hangisini korkutacaksınız?..

___________________________________

(*): Câhiz‘ın Türkler’le ilgili önemli eseri: “Hilâfet Ordusunun Menkıbeleri ve Türkleri’in Fazîletleri” (Menâkıbü Cündi’l-Hilâfe ve Fezâilü’l-Etrâk) Cahiz’e göre Halife Hz. Ömer şöyle demiştir; “Türkler ne yaman bir düşmandır. Onların (düşmanlarına) verecekleri (ganimet) çok az, alacakları ise pek çoktur” (Fezâilü’l- Etrak, C. I, s. 58) Yine Hz. Ömer, Hz. Muhammed’in bu konudaki hadisinden hareketle şöyle demiştir; “Yüzleri deriden kalkan gibi yuvarlak ve geniş, gözleri sanki nazar boncuğu gibi olan kavimlerden çekininiz. Onlar size ilişmedikçe siz de onlara ilişmeyiniz”

(276) kez okunmuştur.

Posted in Konuk Yazarlar | Tagged | Leave a comment
Bu sitede yazılan tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Visit Us On TwitterVisit Us On FacebookVisit Us On Youtube