Etiket Arşivi: Dr. Sakin Öner

Şub 13

Bölünerek Birlik Olamayız

Dr. Sakin ÖNER

Türkiye Barolar Birliği, Türkiye’nin milli kuruluşlarındandır. Bugüne kadar bütün milli meselelerde gerekli hassasiyeti ve tepkiyi göstermişti. Türk Tabipleri Birliği ise, “Zeytin Dalı Harekâtı” ile ilgili olarak yayınladığı bildiride, gerçekten milletimizi rencide edecek ifadeler kullanmıştır. Bu konuda TTB yöneticileri hakkında yasal işlem yapılması doğru bir işlemdir. Fakat bu olayı fırsat bilerek, muhalif görülen kurumları cezalandırmak, Devamını okuyun...

Şub 09

2019’un Dönüşü Yok

Dr. Sakin ÖNER

Türk milleti, 2019 yılında üç farklı seçim yapmak zorunda. Mart 2019’da Yerel Yönetimler Seçimi, Kasım 2019’da Milletvekilliği Genel Seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak. Bu seçimlerin en önemlisi de, 16 Nisan 2017’de yapılan Referandum sonucunda kabul edilen Anayasa değişikliğinden sonra, Partili Cumhurbaşkanlığı bölümü gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemine Geçiş Seçimidir. Bu  seçimle, Türkiye’nin 23 Nisan Devamını okuyun...

Oca 26

Vatanseverliğe Dayanan Birleştirici Milliyetçilik Üzerine

Dr. Sakin ÖNER 

Günümüzde, küreselleşme, ABD ve AB dayatmaları, “insan hakları, azınlık hakları, demokratik haklar vb.” arkasına sığınılarak, “Siyasi İslâmcılık”, “İkinci Cumhuriyetçilik”, “Etnik-Mozaikçilik” ve “Yeni Osmanlıcılık”  gibi gayrımilli akımlar ele vermişler, milliyetçiliğe savaş açmışlardır. Bu akımların bazıları, milliyetçiliğe karşı oldukları Devamını okuyun...

Oca 03

2018’in Şifre Sözcüğü: “Korkma!”

Dr. Sakin ÖNER

Yeni bir yıla girdik. Her yeni yıl, yeni bir başlangıçtır. Açılan yeni ve temiz bir sayfadır. Bu sayfanın yıl sonunda mutluluk sözleri ile sonuçlanması, milletçe göstereceğimiz omurgalı duruşa ve ortaya koyacağımız sağlam iradeye bağlı. Bütün umudunu kaybetmiş, ezik ve silik bir duruş sergileyenlerin, mutlu sona kavuşmaları mümkün de değildir, hakkı da değildir.

Birinci Dünya Savaşı sonunda, müttefiklerimizle birlikte biz de  Devamını okuyun...

Ara 14

Tek Dil Olmadan Tek Devlet ve Millet Olmaz

Dr. Sakin ÖNER

Milli dil, milli kimliği kazandıran ve milli birliği sağlayan en önemli unsurdur. Bunun için resmi dil tekdir, tek olmalıdır. Bu gerçeği gören ilk devlet adamı olan Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277 tarihinde bir ferman yayınlayarak, o tarihten sonra bütün resmi ve özel mekanlarda Türkçeden başka dilin kullanılmasını yasaklamıştır. 13 Mayıs tarihi, 1960 yılından bu yana, dilimize Devamını okuyun...

Kas 27

“Eserinin Üzerinde İmzası Bulunmayan Tek Sanatkâr”: Öğretmen

Dr. Sakin ÖNER

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, devletin ?hürriyet ve istiklâlini muhafaza ve müdafaa? görevini  Türk Gençliğine, bu gençliğin yetiştirilmesi görevini de ?Maarif ordusu? dediği  ve ?dünyanın en muhterem  varlıkları?  kabul  ettiği öğretmenlerimize teslim etmiştir. Onun için de, savaştan çıkmış, yeniden yapılanma süreci ve mali sıkıntı içinde olan ülkemizde  öğretmenin Devamını okuyun...

Kas 10

Atatürk, Milli Birliğimizin Sigortasıdır

Dr. Sakin ÖNER

Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk’ün fâni varlığının aramızdan ayrılışının 79. yılını idrak ediyoruz. Zaman ilerledikçe Atatürk’ün büyüklüğünü ve bize kazandırdıklarının değerini daha iyi anlıyoruz. O’nun gerçekleştirdiklerini ve düşündüklerini değerlendirdikçe, bizi ne kadar iyi tanıdığını, görüşlerinin ne kadar isabetli olduğunu, daha iyi kavrıyoruz. O zaman, diğer dünya liderlerinden tamamen farklı bir Devamını okuyun...

Kas 06

Yeni Liselere Giriş Sisteminde de Merkezi Sınav Yapılacak

Dr. Sakin ÖNER

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz TEOG?un yerine getirilen yeni liselere giriş sistemini açıkladı. Buna göre, yüzde 10 Nitelikli Lise dışındaki yüzde 90 liseye eğitim bölgesine ve tercihine göre adrese dayalı kayıt yapılacak. Bakan yüzde 10 Nitelikli Lise sayısını 600 lise olarak açıkladı. Bunların hangi okullar olduğunun Mayıs ayında açıklanacağı belirtildi. Bu okullar için ısteğe dayalı sınav yapılacak. Sınava katılanlar Devamını okuyun...

Eyl 20

Teog Sınavı Kaldırılmamalıdır…..!!!

Sakin ÖNER

Devamını okuyun...

Anadolu Liseleri iyi lisan bilen insan ihtiyacını, Fen Liseleri fen alanında uzman ihtiyacını ve Sosyal Bilimler Liseleri sosyal bilimler alanında uzman ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuştur. Bu okullara kuruldukları günden itibaren özel seçme sınavıyla öğrenci alınmıştır. Sırasıyla Anadolu Liseleri Giriş Sınavı, OKS (Orta Öğretim Kurumları Sınavı), SBS (Seviye Belirleme Sınavı) ve son olarak TEOG (Temel Öğretimden Devamını okuyun...

Eki 13

Yeni ’Yükseköğretim Kurumları Sınavı’ Sade Ama Yetersiz

Dr. Sakin ÖNER

Yüksek Öğretim Kurumu Başkanı Yekta Saraç’ın açıkladığı 2018-2019 eğitim yılında uygulanacak ’Yükseköğretim Kurumları Sınavı’ adındaki yeni yükseköğretime giriş sınav sisteminin hem olumlu ve hem olumsuz yönleri bulunmaktadır.

  1. Sınav sayısı ve süresinin sınırlandırması olumludur. Aslında bu konuda başa dönülmüştür. Merkezi yükseköğretime giriş sınavları, 1974 ve 1975yıllarında aynı gün sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda, 1976-1980 yıllarında aynı günde ve bir oturumda uygulanmış; 1981 yılından itibaren iki basamaklı bir sınav hâline getirilmiştir. Yeni sınav sisteminde sınavların aynı günde ve bir oturumda uygulanması, dört ay aralıklı iki  tarihte yapılmasından kaynaklanan sınav kaygısı, stresi ve baskısını büyük ölçüde kaldıracaktır.
  2. Oturumda 40+40=80 soruluk genel Türkçe ve Matematik sorularından oluşan Temel Yeterlilik Testi (TYT) uygulanıyor. Bu testte 150 puan alanlar önlisans, 180 puan alanlar lisans programlarını tercih edebilecek. Ama bu testin sonucunu öğrenmeden 2. oturuma girilecek olması, öğrencinin motivasyonunu olumsuz yönde etkiliyecektir. Sınavlar Haziran ayı içinde bir veya iki hafta aralıkla yapılmalı, ikinci oturuma, TYT sonucu öğrenildikten sonra girilmelidir.
  3. TYT, öğrencinin zihni becerilerini (anlama, kavrama, analiz, sentez, karşılaştırma ve yorumlama) ölçmesi bakımından yararlıdır. Bu sınav kapsamında sadece Türkçe ve temel Matematik sorusu sorulması yeterli değildir. Bu sınavda soru sayısı arttırılarak (genel yetenek ve genel kültür) soruları da sorulmalıdır.
  4. TYT Sınavının yerleştirmede ağırlığının yüzde 40 olduğu açıklanmıştır. Bu sınavda 200 puandan fazla alanların puanlarının ikinci yıl da geçerli olması sakıncalıdır. Çünkü ikinci yıl yapılacak sınav soruları, birinci yıl yapılan sınav soruları ile aynı değildir. Bu da eşitsizlik doğuracaktır.
  5. Oturumda tercih edilen programa göre: (Edebiyat- Coğrafya-1 40 soru), (Sosyal Bilimler 40 soru), (Matematik 40 soru) ve (Fen Bilimleri 40 soru)sorulacak. Bu oturumda 4 ayrı puan türü oluşturulması, lisans programlarının alan özelliklerine yeterli değildir. Puan türlerinin çeşitlendirilmesi konusu yeniden değerlendirilmelidir. Özellikle Tıp ve bazı Mühendislik programlarında fen bilimlerindeki başarının da değerlendirilmesi gerekir.
  6. Sözel puan: Edebiyat-Coğrafya-1 ve Sosyal Bilimler testlerinden,
    Sayısal puan: Matematik ve Fen Bilimleri testlerinden,
    Eşit ağırlık puanı: Edebiyat ve Coğrafya-1 ile Matematik testlerinden oluşacak.  Eşit Ağırlık’ta (Tarih) ve (Felsefe) sorularının etkisinin olmaması büyük bir eksikliktir.
  7. Meslek Yüksek Okullarının akademik düzeylerinin ve başarılarının geliştirilmesine büyük önem verildiği belirtilmiştir. Fakat bu okullara, sadece Temel Yeterlikler Sınavında 150 puan alanların kabul edilmesi doğru değildir. Meslek Yüksek Okullarında son yıllarda sağlık bilimleri ile ilgili bölümler çoğalmıştır. Bu alanlara giren öğrencilerin en azından Fen Bilimleri alanındaki puanları da göz önünde bulundurulmalıdır.
  8. Ortaöğretim başarı puanının da sınav puanlarına eklenmesi hususu yeniden gözden geçirilmelidir. Çünkü okulların puanları maalesef objektif değil, sübjektiftir. Kırsal ve varoş okullarında öğretmen kadrosundaki yetersizlikler nedeniyle vekil öğretmenlerle şişirme notlar verilebilmektedir.
  9. Aynı günde yapılacak iki oturum aynı okulda yapılırsa, aradaki sürenin iki saat olması yeterlidir. Fakat farklı okullarda olursa, bu süre büyük metropellerde yeterli olmaz. O zaman bu sürenin üç saatten az olmaması gerekir. Oturumun Cumartesi, 2. Oturumun Pazar günü sabahları yapılması,  Öğrencilerin ancak yüzde 10’unun katıldığı Yabancı Dil sınavının ise, Cumartesi günü öğleden sonra yapılması daha doğru olacaktır.

Sonuç olarak; yeni sistemde sınavların bir günde yapılması sınav stresi yönünden olumlu, fakat baraj sınavının sonuçları öğrenilmeden 2. oturuma girilmesi öğrencinin motivasyonunu bozacağı için Devamını okuyun...

Eski yazılar «

» Yeni yazılar

2 / 3