«

»

Oca 02

Sorunlarımızın Kök Sebebi

Ruhittin SÖNMEZ

 

Daha önce yazdığım bir yazıda 80 / 20 kuralından bahsetmiştim. Pareto ilkesi de denilen bu kurala göre “ortaya çıkan etkinin %80’i, etkenlerin sadece %20’sinden kaynaklanıyordu.”

Bu yazımda çeşitli örnekler verdikten sonra, “Türkiye’nin temel meselelerinin yüzde 80’i, bunlara sebep olabileceğini düşündüğümüz ilk on sebepten ikisinden kaynaklanıyor” sonucuna varmıştım.

Bunlardan birincisi kurumların işletilmemesi, ikincisi ise devletin kurallarının her zaman ve herkese eşit uygulanmamasıdır.

Kurumların işletilmemesine de Pareto ilkesini uygularsak, ilk iki sebep olarak,

  1. a) Devletimizin bin yıllık bilgi ve tecrübesinin heba edilmesi,
  2. b) Kurumlarda liyakat yerine lidere / partiye sadakatin esas alınmasını gösterebiliriz.

Kuralların uygulanmaması sorununa ise ilk iki sebep olarak da,

  1. a) Kuralların kime uygulanacağı, objektif hukuk normlarına göre değil, güç sahiplerinin işaretine göre belirlenmesi.
  2. b) Yargının tam bağımsız ve tarafsız olmaması, yürütmenin kontrolüne girmesi veya yargı kararlarının muktedir olan tarafından, işine gelmediği zaman, “yok hükmünde” sayılabilmesini kabul edebiliriz.

Bütün bunların hepsinin kök sebebini araştırdığımızda ise meselelerimizin yüzde 80’ini doğuran ana sorunun devlet yönetiminde ortak akıl yerine bir tek kişinin aklının ve ihtiraslarının esas alındığı bir sistemle yönetilmemiz olduğunu tespit ederiz.

Toplumumuz gergin ve kutuplaştırılmış vaziyette. Siyasette ayrıştırıcı ve seviyesiz bir üslup hâkim. Devleti yönetenler mizahı ve espriyi unutmuş halde. Bütün TV kanallardan her an karşımıza çıkıveren asık suratlı, sokak ağzıyla suçlayan, tehdit eden adamlar gerilim üretmekte.

Adalete güven kalmamış. “Senin hırsızın, senin teröristin” tehlikeli suçlu fakat birilerinin hırsızı “hayırsever iş adamı”, onların Fetöcüsü hala devlet görevlisi.

Devletle işi olan herkes parti kanalından gitmeden hakkını alamıyor. Devlet kadrolarında görev alma ve devlet imkânlarının paylaşılmasında tam bir partizanlık hüküm sürmekte.

Devleti yönetenler halka kolayca yalan söyleyebilmekte. “3 ay bile sürmez” diye yetki alarak getirdikleri OHAL’i yedi defa uzatarak, ülkeyi OHAL- KHK’ları ile yönetmeye devam edebiliyorlar.

Dış politika bile iç siyasetin oy hesabına göre günlük olarak değişmekte. İstikrarsız ve rotasız dış politika sonucu düşmanlarımız çoğalmakta, dostlarımız azalmakta.

Bir an bu anlayışın muktedir olamadığı bir Türkiye düşünün. Hatta bu muktedirlerin bir ay konuşmadığı bir Türkiye düşünün.

Toplumsal tansiyonun birden nasıl düşeceğini, devletin temel meselelerinin kurumlarda ortak akıl işletilerek çözülmeye çalışılacağını, kısaca normalleşmenin huzurunu tasavvur ediniz.

Böyle bir huzuru o kadar çok özledik ki…

O halde Türkiye’nin meselelerinin kök nedeni devleti yönetenlerdir.

2018’de erken seçim olur mu bilemiyoruz. Ancak ilk seçimde bu kök sebebi çözemezsek sorunlarımızın en az yüzde 80’i devam edecek demektir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>