x
ACI KAYBIMIZ
Aydınlar Ocağı Genel Merkez Kurucular Kurulu Üyesi, milliyetçi ilim ve fikir adamı,
Vefa Lisesi mezunu Prof. Dr. Cevat BABUNA vefat etmiştir.Cenazesi 18 Eylül 2017
Pazartesi günü (bugün) Fatih Camii'nde kılınacak öğle namazını müteakip Sakızağacı Şehitliğinde
defnedilecektir. Ailesine, Aydınlar Ocağı camiasına başsağlığı dileriz.Allah rahmet
eylesin, mekanı cennet olsun.

«

»

Ağu 27

Sizi Vicdan mı, Ego mu Yönetiyor?

Yrd. Doç. Dr. Zülfikar ÖZKAN

Ego, ben, benlik, kendilik anlamına gelir. İsteklerinde bencilce davranan kişi kibir ve kendini beğenmişlik duygularıyla birlikte egosunun emrine girmiş demektir. Emre girince de, çağımızın en önemli psikolojik sorunlarından biri ego ile yönetimle karşılaşmış oluyoruz.
Egonun yani nefsin amacı hayatta kalabilmektir. Ego bencildir, sadece kendi varlığını düşünür. Egosunun etkisindeki kişi, başka insanları umursamaz ve yüksek erdemleri göz ardı eder. Ego, aç olduğumuzda en çok doyuracak yemeği ister, beğenilmek istendiğinde diğer insanların çirkin olmasını ister.
İşte bu noktada en büyü kılavuz vicdandır.
Vicdan, nefsin bekçisidir Vicdan, kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güçtür.
Vicdan sadece sonradan oluşturulmuş değildir. Ruhumuzdan gelen doğal bir ilahi eğilimdir. Kişinin kendini bir kenara koyup, objektif bir şekilde olayı tartması ölçmesi ve değerlendirmesidir.
Bazı insanlar, vicdanının değil, ruhunun sesini dinleyerek her türlü ahlaksızlığa ve hukuksuzluğa ses çıkarmamakta, hatta destek olmaktadır.
Halk arasında çok dillendirilen anlamlı bir atasöz vardır. “Üzüm üzüme baka baka kararır.” Çok samimi olan kimseler, birbirlerinin huylarını benimserler. Vicdansızlara ses çıkarmayanlar da zamanla onlara benzer.
Uzun süre evli çiftler, birbirine benzemeye başlarlar. Evlilik süresi uzadıkça, bu benzeme de kendisini daha güçlü biçimde gösterir. Araştırmalara göre bunun tek sebebi, aynı giyim ve ya saç stillerini benimsemeleri değildir. Bu insanlar birbirinin yüz ifadelerini o kadar uzun bir süre boyuncu taklit etmişlerdir ki, yüzlerindeki kırışıklıklar zamanla aynı biçimi almaya başlamıştır. Kasıtlı olarak yapmasalar da insanlar birbirini taklit ediyor.
Vicdansızlara ses çıkarayanlar zamanla ruhsal v bedensel sorunlarla karşı karşıya kalırlar. Bunun tek çaresi vicdanının sesiin dinlemektir.
Platon bu gerçeği ne güzel ifade ediyor “Ne olursan ol… Ama; önce nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol…”
Yapılan bilimsel araştırmalara göre, kişinin vicdanlı yaşaması, hayatının amacının olması ve kendine meşgale yaratmak gibi özelliklere sahip olması, zihinsel yapısının korunmasını sağlamaktadır. Bu faktörler Alzheimer ve parkinson hastalığını önleyici etkiler göstermektedir.
Vicdanının sesini dinleyen insanlar nefsine çok az uyar, Vicdan kişisel bencilliğin alt edilmesini sağlayan bir erdemdir. Eğer güçlü bir vicdan kişide mevcutsa, kişi ruhsal olarak önemli bir gelişime sahiptir. Vicdan, şefkat, empati ve sevgi ile doğrudan bağlantılıdır.

Haksızlığa uğramışsanız, merak etmeyin. “Suçlunun vicdanı, suçsuzun intikamını mutlaka alır. “ der Jean Jacques Rousseau.

Kaynaklar:

* EAGLEMAN, David, Beyin- Senin Hikâyen, çev. Zeynep Arık Tozar, Domingo Yayınları, İstanbul, 2016.

* ÖZKAN Zülfikar, Duygusal İletişim, Hayat Yayınları, İstanbul, 2015.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>