x

 

ARAMIZDAN AYRILIŞININ 81. YILINDA

ATATÜRK’Ü RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ

 

Aramızdan ayrılışının 81. yılında, hepimizin, Atatürk’ün yaptıklarını ve düşünce sistemini   bir defa daha tarihin süzgecinden  geçirmemiz ve yorumlamamız gerekmektedir. Yüce Önder Atatürk’ün milliyetçi düşünce sistemi; birleştirici ve bütünleştirici yapısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni, ülkesi ve milletiyle sonsuza dek bölünmez bir bütün olarak yaşatacak en büyük güçtür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin düşmanlarının, milli birlik ve beraberliğimizi bozma, vatanımızı bölme ve rejimimizi değiştirme çabalarının karşısında en büyük engel, Atatürk’ün  “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünde ifadesini bulan milliyetçilik anlayışıdır.

Son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milletine düşman unsurlarının saldırılarının hedefinde bulunan “Atatürk, Türk vatanı, Türk kimliği, üniter yapı, milli devlet,  Türkçe, İstiklâl Marşı ve Türk bayrağı”na sahip çıkmalıyız. Milli, manevî ve kültürel değerlerimiz etrafında gerçekleştireceğimiz birlik ve beraberlik ortamı, dış düşmanların ve onların yerli işbirlikçilerinin her türlü oyunun bozacaktır. Milletimizi millet yapan değerlerle, devletimizi devlet yapan değerlerin birlikteliğini sağladığımız gün, Türkiye Cumhuriyeti, bizi küreselleşen dünyanın en seçkin, en saygın bir üyesi haline getirecektir.

                Aydınlar Ocakları olarak Aziz Atatürk’ü 81. ölüm yıldönümünde  bir defa daha rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz ve eserlerine ve düşüncelerine ve milletçe sahip çıkacağımızı bir defa ifade ediyoruz.           

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

«

»

Ağu 24

Sendikalaşma Hareketleri

Dr. Şahin CEYLANLI

        Sendikalar, işçi sınıfının bir dayanağı olarak Sanayi İnkılabı’ndan sonra ortaya çıkmış ve yeni teknolojik icatların ve gelişmelerin de hazırlayıcısı olmuştur. Başlangıçta işçi eylemlerinin arkasında herhangi bir örgüt yoktu. Ancak,  daha sonra kurulan işçi kuruluşları sayesinde örgütlenme hareketleri hız kazandı. Bu sayede işçi hareketleri giderek güç kazanmaya başladı ve dolayısıyla sendikal hareketlerin yoğunlaşmasına zemin hazırlanmış oldu. Bugünkü  sendikalara benzer sendikalar 1700’lü yılların başında İngiltere’de ortaya çıkmış ve çoğunluğunu mesleki sendikalar oluşturmuştur. Dünya tarihinde önemli bir yeri olan Fransız İhtilâli, Avrupa’nın yaşantısında köklü değişikliklere sebep olmuş ve insan hakları, adalet, eşitlik, demokrasi gibi pek çok kavram sosyal hayatta kullanılmaya başlamıştır.

Türkiye’deki sendikalaşma hareketlerine bakacak olursak; Batı ülkelerindeki örneklere göre çok ileri tarihlerde  ortaya çıkmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde işçi sendikaları 1830’lu yıllarda, tarım işçileri arasında olmuş ve ilk grevler de bu dönemde başlamıştır. İmparatorluğun son yıllarında işçi hareketleri ve dolayısıyla sendikal faaliyetlerde bir hareketlenme olmuştur.

Cumhuriyet’in ilânından sonra işçi hareketlerinin ve sendikacılığın gelişmesinde sanayileşme hareketlerinin çok büyük etkisi olmuştur. Sanayileşme alanında esas atılım 1930 yılından sonra büyük fabrikalar kurularak ortaya çıkmış ve sendikal hareketlerin gelişmesine vesile olmuştur. Daha sonraki yıllarda, hak arayışı çerçevesinde, çeşitli meslek kollarında işçi ve işveren sendikaları kurulmuştur.
Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olarak benimsediğimiz sendikaların, işçileri ve işverenleri temsil hususunda daha demokratik ve daha uygun bir yapıya kavuşturulması için yeni düzenlemelerin yapılması gerekir. Sendikalar çalışanların ve iş verenlerin haklarının korunması, artan gelirden makul bir payın alınması ve gelir dağılımında dengelerin bozulmaması için toplumda çok önemli bir emniyet sibobudur. Geniş bir kitlenin kendi hakları için demokratik ölçüler içinde teşkilatlanması  ve bu yolla toplum huzurunun sağlanmasında sendikalara büyük görevler düşmektedir. Bu bakımdan;  sendikaların zafiyet göstermemeleri için gerekli tedbirler alınmalıdır. Sendikaların her ülkede huzuru bozmak, rejimi tahrip etmek isteyenlerin göz koydukları müesseseler olmaları itibarıyla sendikal problemler hafife alınmamalıdır. Bu yüzden;  konuları dikkatle takip etmek ve sendikaları hayatlarını devam ettirebilecekleri bir düzene sokmak ve devletin denetimini eksik etmemek gerekir. Ülkelerdeki sosyal barışın ve sosyal adaletin sağlanması için bu durum çok önemlidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>