«

»

Tem 23

Savaş Stratejisi ve Afrin Gerçeği

Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK*

Gazete sütunlarında Amerika ve Rusya’nın Suriye’deki hareket şekilleri ve kimlerle ortaklaşa hareket ettikleri,  Rakka, İdlip, Afrin, Munbiç ve Fıratın batısı gibi kelimelerin sıkça tekrar edildiği görülmektedir.

Fırat Kalkanı harekatı başladığında Türk silahlı kuvvetlerinin bir hafta on gün içinde Cerablustan girerek, aynı anda bir çok mevzi hareketle Rakka’dan çıkması gerektiğini, yoksa üç gün sonra her birinin arkasında bir güç belireceğini, işin gittikçe zorlaşacağını belirtmiştim. Örnek olarak da 1967 Arap İsrail savaşını vermiştim. Bir hafta içinde 3-5 milyonluk İsrail, tüm Arap alemini esir almıştı.

Cerablus hareketinin birkaç gün sonrasında Munbiç’te her yer Amerikan bayrakları ile donatıldı ve kırmızı çizgi bir anda beyaza dönüştü. Çok önemli bir mevziye uzaktan ateş bile edemedik.

Amerika, PKK PYD YPG işbirliği ile Rakka’ya yüklenmiş durumda, Rusya her nedense Afrin’den çekiliyor görüntüsünü vermekte. Bir yerlar boşalırsa birileri boşalan yerleri doldurmakta gecikmez.

Yine gazete sütunlarında sayın cumhurbaşkanı mız, Putin’le görüştü, Trump’la görüştü gibi bir takım görüş alma görüşmeleri yer almakta. Askeri bir harekata gidilecekse bile bu ayan beyan gazete sütunlarına aktarılmaktadır. Bu yazıların hemen ardından da  Amerika şöyle dedi, Rusya böyle dedi, engellendik yazıları sütunları  doldurmaya başlayacaktır.

Bugün Orta Doğudaki terör gruplarının ABD piyonları olduğunu bilmeyen kalmadı. Dün Kobani’de, bugün Rakka’da gördüğümüz Amerikan-terör birlikteliğini  yarın Bayır Bucak’ta, Türkmen Dağı’nda Türklere  ve de Türkiye’ye karşı göreceğimiz muhakkaktır.

Evet, güneyden kuşatılıyoruz, aynen Irak’ın kuzeyinde olduğu gibi Suriye’nin kuzeyinden de bizi sürekli aldatan çok özel stratejik ortağımız ABD tarafından kuşatılıyoruz. Onların amacı her ne olursa olsun Suriye kuzeyindeki Rojova koridorunu Lazkiye’de Akdeniz’e birleştirmek. Bu yol yarın hakim güçlerin tüm dünya petro-gazını dünyaya pazarlayacakları yol olacak ve Türkiye bu yolun dışında bırakılacaktır.

Yarından tezi yok Türk Silahlı Kuvvetleri, kimseden akıl almadan, Büyük devletler ne der demeden ve büyük devlet benim diyerek, kendi insiyatifi ile Afrin’e barış götürmek üzere tüm güçleri ile harekete geçmelidir. Ne zamandır Afrin’den  sınırlarımız taciz ateşine tutulmuyor mu, atılan gülleler Hatay’a düşmüyor mu, bunun hesabı uzaktan top atışı ile sorulmaz. Bir gecede tüm köyler kasabalar kuşatılacak ve hepsine birden girilecek. Üç gün sonra her taraf ya Amerikan, ya da Rus bayrakları ile donatılır. Bundan yaklaşık 1650 yıl önce Büyük Hun İmparatoru Atila; “sınırlarda huzursuzluk varsa, sınırların ötesine geçin” dememiş miydi. Cerablus, Afrin ve Bayır Bucak Türk/Türkmen bölgesi ne yapıp yapıp birleştirilmeli, bölgede 1200 yıldır yaşayan Türklerin ve Arapların yaşam alanı haline getirilmelidir.

HARİTA: SARI RENKLİ ALAN: TÜRKİYEYİ KUŞATAN KÜRT KANTONLARI.

KİLİS’İN ALTINDAKİ TARAMALI ALAN:  TÜRK BİRLİKLERİ KONTROLÜNDEKİ KISIM, CERABLUS VE EL BAB,

AFRİN’İN ALTINDAKİ YEŞİL ALAN: BAYIR BUCAK TÜRKLERİ VE DİĞER REJİM MUHALİFLARI KISMI.

 

 

*Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>