«

»

Tem 03

Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi Üzerine

A.Kemal GÜL

23 Haziran 2019 tarihinde yapılan İkinci defa yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri, birçok gerçeğin de görülmesine vesile oldu.

Oluşan gerçekliği, yalnızca bir yerel seçim sonucu olarak algılamak doğru olmaz. İstanbul, tüm yurdun rengini içinde barındırır. Kozmopolit bir kent olarak tanımlanır, ama bu niteleme yanlıştır. İstanbul aslında, ulus devletin aynasıdır.

Yani, dinsel ve etnik kimliklerin, toplumsal katmanların harmanlanıp birlikte yaşama kültürünü içselleştirdikleri bir bütüncül yapı.

‘’Ulus devlet’’yerine Osmanlı devlet modeli,’’piyasa ekonomisini önceleyen, etnikçi, cemaatçi, bağımlı, küreselci’’ yapı, ayrılıkçı, şiddet yanlısı etnik yapı, bu seçimle iflas etmiştir. Hukukun üstünlüğüne dayanan Yasama, Yürütme, Yargı erklerini kendine bağlayan ‘’Partili Cumhurbaşkanlığı’’ Sisteminin de, ülkemiz yararına olmadığı bir defa daha anlaşılmıştır.

Yaşadığımız yerel seçimlerde, Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin pratikte ne kadar mahzurları olduğunu çok iyi gördük. Bu yerel seçim sathı mahallinde görülen odur ki, iktidarla muhalefeti birbirine en çok yaklaştıran ve uzlaşmanın en önemli paydalarından birini oluşturan değer, Atatürk’tür. Ulusalcılar, Atatürk sayesinde milliyetçiliği, milliyetçiler Atatürk sayesinde çağdaşlığı fark etmişlerdir ve fark etmeye devam ediyorlar.

Yeni nesiller çağdaş ulusalcılar ve çağdaş milliyetçilerdir. Adları, ulusalcı, solcu, antiemperyalist olabilir; onlar çağdaştırlar, vatanseverdirler, Türklüğe bağlıdırlar, bölücülüğe ve Emevi patentli dinbazlığa karşıdırlar. Adları milliyetçi, Türkçü, ülkücü olabilir; onlar çağdaştırlar, yurtseverdirler, Türklüğe ve Atatürk’e bağlıdırlar, bölücülüğe ve Emevi patentli dinbazlığa karşıdırlar.

Esas olan mensup olduğumuz grup değil, esas olan vatan ve milletin bölünmez bütünlüğü ve ileriye doğru gitmesidir. Vatanımız ve milletimiz, grubumuzdan önce gelir. Yeni nesiller bunun farkındadırlar ve bu farkındalık, geleceğimizin teminatıdır.

*

İkinci defa yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini, çağdaş kimliği ve donanımı olan, birleştirici dil kullanan, samimiyetini ve sevecenliğini ortaya koyan, genç ve çağdaş İstanbul seçmeninin gönlüne dokunmayı başaran, söylem ve eylemleriyle çağdaş gençliğe ‘’rol model’’olan bir figür kazanmıştır.

*

O halde ‘’Muhalefetin İktidarın referandumla aldığı ve yanlışlığı ispatlanmış kararları düzeltmek üzere, İktidarla birlikte aynı masaya oturması gerekmektedir.

Niçin oturmalıdır? Millet ittifakının haklı olduğu kadar olması gereken tespitleriyle;

Bir: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkileri kısıtlanmış, denge ve denetleme mekanizmaları yok edilmiş, denetimsiz bir yürütme organı yani iktidar yaratılmıştır.

İki: Cumhurbaşkanı, kararnameler yoluyla Meclis’in yasama yetkisine fiilen ortak olmuştur.

Üç: Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı fiilen sona ermiştir.

Dört: Partili Cumhurbaşkanı, devleti ve milleti temsil etmek yerine, belli bir siyasi görüşün temsilcisi hâline gelmiştir. Bu da denge unsuru olması gereken Cumhurbaşkanlığı makamının denge unsuru olmaktan çıkmasına yol açmıştır.

Beş: Tek kişiye Parlamentoyu fesih yetkisi verilmiş, milletin Meclisinin geleceği bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak sözcüğe bırakılmıştır.

Altı: Meclis’in bütçe hakkı ve yetkisi fiilen alınmıştır.

O halde tekrarlanan seçimle birlikte seçmenin verdiği mesajları bire bir sıralarsak:

-Milletin yarısına hakaret içeren söylemleri bırakın;

-Milleti birbirine düşman etmekten; hedef göstermekten vazgeçin;

-Gergin ve hırçın siyaset anlayışından vazgeçin;

-Tehdit içeren sözleri bırakın;

-İsraf etmeyi de bırakın;

-Hayat pahalılığını, işsizliği, yoksulluğu bitirmek için çabalayın;

-Demokrasinin gelişmesi için uğraşın;

– Parti devleti’’değil, ‘’hukuk devleti’’tesis etmek için çalışın;

Tüm bunların yanında ve aslen hepsinin temelindeki ulaşması gereken başlıca mesaj şu:

-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen bu yönetimden vazgeçin;

– Tarafsız olacağına dair and içen Cumhurbaşkanı, andının arkasında durarak partisiz olsun.

Şimdi iktidar için vakit ‘’uzlaşma’’ vakti.

Zira Gazi Paşamızın ifadesiyle; ‘’Millete efendilik yoktur; Ona hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur’’

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>