x

AYDINLAR OCAKLARI 47. BÜYÜK ŞURASI 26-28 EKİMDE MALATYA'DA YAPILACAK 

                Haziran ayında yapılacakken seçimler nedeniyle ertelenen Aydınlar Ocakları 47. Büyük Şurası 26-28 Ekim tarihleri arasında Malatya'da yapılacak. 
                Şura 26 Ekim Cuma günü saat 14.30'da Malatya Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'ın açılış konuşması ile başlayacak. Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal'ın genel değerlendirme konuşmasından sonra "Dünya Siyasetinde Yeni Dini Hareketler" konulu açık oturum yapılacak. Akşam yemeğinden sonra saat 20.00'de Ocak Başkanları İstişare Toplantısı yapılacak. 
                27 Ekim Cumartesi günü saat 09.30-12.00 arasında yapılacak 1. Oturumda Türkiye ve dünya gündemindeki konularla ilgili tebliğler sunulacak. Öğle yemeğinden sonra Battalgazi gezisi ve Şehitlik ziyareti yapılacak. Saat 16.00-18.30 arasında yapılacak 2. Oturumda tebliğlerin sunumuna devam edilecek. Akşam da bir konser verilecek. 
                Şura 28 Ekim Pazar günü saat 10.00'da Şura Sonuç Bildirisinin okunması ile sona erecek.
Şurada sunulacak tebliğler Malatya Aydınlar Ocağı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'a gönderilecektir. Tebliğlerin sunumunun 15'er dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

Ağu 05

Malazgirt’ten Dumlupınar’a Türk’ün Ağustos Zaferleri

Dr. Sakin ÖNER

Ağustos ayının Türkler için ayrı bir anlamı vardır. Ağustos ayı, Türk’ün “Zaferler ayı”dır. Türk milletinin kaderini değiştiren ve tarihine altın harflerle geçen zaferlerin çoğu, Ağustos ayında gerçekleşmiştir..

26 Ağustos 1071’de Malazgirt, 27 Ağustos 1389’da I. Kosova,11 Ağustos 1473’de Otlukbeli, 23 Ağustos 1514’de Çaldıran, 24 Ağustos 1516’da Mercidabık, Devamını okuyun...

Haz 26

Türkiye’nin Seçimi

Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK*

24 Haziran 2018 günü Türkiye önemli bir seçim gerçekleştirdi. İkisi bir arada olan bu seçimde Millet hem Cumhurbaşkanını, hem de Parlamento üyelerini seçti.

Erken seçim veya baskın seçim olarak isimlendirilen bu seçimde iki ayrı önemli ittifak oluşturuldu.

Birincisi Cumhur İttifakı adı altında; AK Parti (Başkanlığını Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Adalet ve Kalkınma Partisi), MHP (başkanlığını Devlet Bahçelinin yaptığı Devamını okuyun...

Ağu 12

Bağımsız Medya, Şeffaflık Ve Ekonomi

Ruhittin SÖNMEZ

Son zamanlarda bağımsız medyanın ne kadar önemli olduğunu iliklerime kadar hissetmeye başladım.

Eskiden en sevdiğim tartışma programlarını izlemeye tahammül edemiyorum. Sözde “uzman”, “bilim adamı” ve “aydın” sıfatlı kişilerin yalakalık sınırlarını bu kadar zorlamaları, zekâmızla alay edercesine en temel yanlışları bile savunmalarını izlemek bir işkence haline geldi.

Bir sade vatandaş olarak haber alma ve Devamını okuyun...

Haz 26

İleti Açlığı ve Onanma İhtiyacı

Yrd. Doç. Dr. Zülfikar ÖZKAN

Bilimsel veriler, duygusal ve fiziksel sağlığımızı koruyabilmemiz için iletilere ihtiyacımız olduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor..
İleti (mesaj), söz ya da yazıyla gönderilen ve belli bir anlamı olan haberdir.
İletileri üç şekilde veririz ve alırız:
1. Bedensel iletiler. Sarıma, sırtını sıvazlama, eliin tutma, elini öpme gibi…
2. Sözlü iletiler. Kişinin görünüşü, nezaketi, Devamını okuyun...

Ağu 12

Türk Kültürü ve Milli Kimliğe Bakıştaki Bazı Yanlışlar

Prof.Dr.Mustafa E. ERKAL

Zaman zaman kültür ve kimlik konuları gündeme getirilip tartışılmaktadır. Özellikle bugün hızını kaybetse de küreselleştirmenin bir bakıma coğrafyaları vatansızlaştırma ve o coğrafyalar üzerinde egemen kültürü dışlama, milletleri uyuşturma, uysallaştırma ve tepkisizleştirme amacı taşıdığı söylenebilir.

Kültür kısaca yaşama tarzıdır. Milletleşme süreci ile birlikte yürür ve zenginleşir. Kültür bütün unsurlarını Devamını okuyun...

Ağu 02

Milli Eğitim Bakanının Acilen Yapabileceği Bir Şeyler Var

Dr. Sakin ÖNER 

            Liselere geçiş sonuçları açıklandı. Birçok öğrenci ya istediği okula yerleşemedi ya da açıkta kaldı. Buna karşılık bazı okulların kontenjanları yüzde elliye varan oranda boş kaldı. Milli Eğitim Bakanımızın acilen yapacağı bazı uygulamalar sorunu rahatlatabilir.

Şöyle ki;

  1. Genel Liseler yeniden hayata geçirilmelidir. Akademik başarısı düşük Anadolu Liseleri derhal Genel Liseye dönüştürülmelidir. Böylece kontenjan sınırlaması kaldırılmalıdır.
  2. Doluluk oranı düşük ilkokul ve ortaokullar birleştirilerek boşalan mekanlar genel lise olarak açılmalıdır.

3.Doluluk oranı düşük meslek liseleri derhal çok programlı liseye dönüştürülmelidir.

  1. Yeni yapılacak lise binaları mutlaka Genel Lise olarak açılmalıdır.

Bunlar yapılmadığı takdirde her yıl akademik başarısı Devamını okuyun...

Ağu 05

Politika İnsan Üzerinden Yapılır!

Av. Özcan PEHLİVANOĞLU Türkiye’de siyaset ve politikacılar hakkında düşünülenler açısından temel yanlışlıklar var. Halkın ve de aydınların, bunların varlığından haberi bile yok. Hatta politikacılar bile neyin ne olduğunun farkında değil çünkü onların bir çoğu =&0=& peşine düşmüş insanlar… O zaman politikayı nasıl yapacak ve siyaseti nasıl oluşturacağız? Politikayı yapan insandır. Bu sebeple siyaseti insan faktörü oluşturur. Fikirler ve buna ilişkin eylemler hep insan(lar) tarafından ortaya konulur. İnsan bu konuda iyi değilse nasıl iyi bir siyaset izlesin? Hangi fikri ortaya koysun? Eylemleri ile hedefe ne şekilde ulaşsın? Burada insanın iyiliğinden kastımız; karakterli, kişilikli, şahsiyetli, erdemli, ahlaklı, bilgili, tecrübeli, vatansever, objektif, liyakat ve ehliyetli, milliyet sever hususların top yekün bünyede barındırılmasını ifade eder. İnsanda bunlar yok ise nasıl politika yapacak? Bana diyorlar ki; eleştirilerini ve görüş açıklamalarını insanlar üzerinden yapma! Nasıl yapacağız o zaman? Fikirler yanlış! Politikalar yanlış! Ortaya konulan siyaset yanlış! Uygulamalar yanlış! Ama bunları yapan insanlar doğru, öyle mi? Türkiye’de siyaset açısından bir yanlışı düzeltelim o zaman; eğer bir iş =&1=&lar tarafından yapılmıyorsa netice almak imkansızdır. Bunun örnekleri istemediğimiz kadar çoktur. O zaman hatayı; fikirden önce bunu ortaya koyan ve uygulamayı gerçekleştirenlerde aramak gerekir. Herkes üzerine düşeni yaptı ise Türkiye niye siyasi bir açmazdadır? Bunun sebebi insan faktöründe yatmaktadır. Yanlış adamlarla doğru işler yapılamaz! Türkiye halen bir orta çağ karanlığındadır. Aşiret anlayışına dayalı feodal yapılar hüküm sürmektedir. Sosyolojik gerçeklerin ve eğitimsizliğin ortaya çıkardığı insan tipi vahim boyuttadır. Türkiye; bırakın dış güçleri, iç güçler tarafından bile bir türlü paylaşılamayan ve bu nedenle güç savaşlarının acımasızca sürdüğü bir ülkedir. Hal böyle olunca bu siyasete yansımaktadır. Bir de buna yanlış adamların birlikteliği yada koalisyonu eklenince iş siyasette başarısızlığa gitmektedir. Belki bu siyaset yapan politikacılarla yada ülkeyi dizayn etmeye çalışan =&2=& ile ilgili bir husus olabilir. Ancak politikacı dediğimiz kişilerdeki yanlışlığı görmeden ve bunları isimlendirmeden doğru analizler yapmak mümkün değildir. Siyasette eleştiriler kişiler üzerinden yapılmalıdır. Başarı ödüllendirilmeli, başarısızlık ise cezalandırılmalıdır. İşin içine vefa, dostluk, arkadaşlık, hemşerilik, menfaatler ve bilhassa nefis girerse gidilecek bir hedef yok demektir. Israrla kişileri konuşmaktan ve tartışmaktan kaçınanlara bir tavsiyem olur ki; elde ettiğiniz kısmi başarıların geçici olduğunu biliniz… Gerçekle bir an önce yüzleşmezseniz yarınlarda hüsran, kaçınılmaz olacaktır… Kişileri konuşmayalım sistemi ve yapılanları konuşalım diyenler bir an önce anlasın ki; o sistemi ortaya koyan ve eyleme dönüştüren, neticeyi alan yada alamayan insanlardır. Bunu sorgulamazsanız başarı gelmez. Ancak Türk siyasetinde ilk düğmeleri yanlış bağlayıp sonra da mükemmel başarılar beklemek tedavi gerektiren bir hastalık haline dönüşmüştür. Teşhisi doğru yapalım ve ona göre tedavi uygulayalım. Bunu yaparsak ülkeye hizmet etmiş oluruz. Aksi halde tarihin yazdığı =&3=&nda yerimizi pek iyi bir şekilde almayız. Dost acı söyler!

Tem 22

Kıbrıs’da “Türk Toplumu”ndan “KKTC”ye…

Prof.Dr.Mustafa E. ERKAL

20 Temmuz 1974 tarihi, Kıbrıs’ta Türklerin yok edilmesinin engellendiği, insan haklarının en önemlisi olan bir toplumun yaşama hakkının elde edildiği gurur ve şeref günüdür.

Zaferin 44.üncü Yıldönümü’nde, Türk toplumu ifadesini çoktan aşan KKTC’yi korumak ve ona sahip çıkmak kendini Türk olarak hisseden herkesin görevidir. Kıbrıs Barış Harekâtı milletlerarası anlaşmalara uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Yıllardır Türklere Devamını okuyun...

Haz 10

Birgün Elbet Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar!

Emrah BEKÇİ

 

‘’İdeolojiler siyaset dünyasının haritaları; Haritasız denize açılınır mı? Ama harita tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz. Pusulaya da ihtiyaç var. Pusula: şuur. Tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru, ideolojilerin peşine takılanlar pusulasızdırlar. Gemi ya kayalara çarptı ya batağa saplandı.’’

 

Cemil MERİÇ / Bu Ülke, Ötüken 1979, s. 141.

 

Bir ülkede siyaset devletin yönetimini ve milletin refahını hedef alarak Devamını okuyun...

Ağu 14

Davet Edilen Kriz

Prof. Dr Mustafa ERKAL  Son günlerde Türkiye bir ekonomik kuşatma ile karşı karşıyadır ve bu kuşatmada dolar silah olarak kullanılmaktadır. Aslında bu kuşatma ile ekonomimizde oluşan krize davetiye uzun süredir takip edilen yanlış ekonomik politikalarla çıkarılmıştır. AVM’lerde dolarla kiralamalar ve satışlar yapılması, kamu dahil ihalelerde dolarla işlem yapılması ve bazı alt yapı yatırımlarının dolara bağlanması bugünleri hazırlamıştır. Türkiye’nin ekonomik bir kuşatma altında olduğu açıktır. 15 Temmuz 2016’da başarılı olamayanlar, bugün doları kullanmaktadırlar. Türkiye, Ortadogu’da hak ve menfaatlerini koruyamaz ve hareket edemez bir hale getirilmek istenmektedir. Terör örgütleri ABD tarafından koruma altına alınmakta ve silah yardımıyla desteklenmektedir. Bugünkü ekonomik krizinin sebebinin papaz olarak gösterilmesi bahanedir. Ancak” al papazı, ver papazı” söylemi çok talihsiz bir beyan olmuştur. Hukuk devletinde suçlu veya şüphelinin konumunu siyaset değil, yargı belirler. ABD’nin papazı bahane etmesi, gerçek niyetini perdelemek içindir. Türkiye uzun süredir alternatif arayışına itilmektedir. Ancak Trump yönetimi bütünüyle ABD kamuoyunu temsil etmemektedir. Yöneticilerimiz ABD kamuoyunu mutlaka aydınlatmalıdırlar. Suriye’nın kuzeyinde, Fırat’ın doğusundaki aleyhimize gelişmelerde ABD-Rus ittifakı vardır. O bölgede onlar tarafından kullanılan Kürtlere bir Kürt devleti kurdurulmaktadır. Burada oluşturulan ve silahlandırılan 60 bin kişilik PKK/PYD ordusu, tamamen ABD’nın eseridir. Bunun için, öncelikle Malatya-Kürecik’te İsrail’in güvenliğini sağlamak için kurulan üs, göz önünde tutulmalıdır. “İncirlik üssü” lafı çok bayatlamıştır. Türkiye’nin kullanabileceği birçok önemli koz vardır. Şu anda Suriye İsrail için tehdit olmaktan çıkarılmıştır. Şimdi sıra Türkiye ve İran’a gelmiştir. ABD’nin Türkiye’den ithal edilen alüminyum ve çelikten aldığı ithal vergisini aşırı yükseltmesi,hem uluslararası ticarete aykırıdır ve hem de hasmane bir davranıştır. Türkiye uzun süredir, üretmeyen ve her şeyi ithal eden bir ülke durumuna düşürülmüştür. Oysa Türkiye, dış ticaret fazlasına değil, dış ticaret açığına mahkum olan bir ülkedir. Uygulanan ekonomi politikası, Türkiye’nin lehine olmamıştır. Döviz getirisi olmayan şirketlerin dövizle borçlanmasına izin verilmemesi isabetli olmuştur. Faize yanlış bakış ve değerlendirmeler yabancı sermayenin kaçışına sebep olmuş, ülkeye doğrudan yatırımları azaltmıştır. Bunun için bu ekonomik kuşatmaya karşı iktidarımızla, muhalefetimizle birlik halinde hareket etmeli ve ortak tavır sergilemeliyiz. Planlı bir kalkınma seferberliği ile üretime dayalı milli bir ekonomiye sahip olmalıyız. Ancak o zaman tam bağımsız bir ülke oluruz.

Eski yazılar «

» Yeni yazılar