x

AYDINLAR OCAKLARI 47. BÜYÜK ŞURASI 26-28 EKİMDE MALATYA'DA YAPILACAK 

                Haziran ayında yapılacakken seçimler nedeniyle ertelenen Aydınlar Ocakları 47. Büyük Şurası 26-28 Ekim tarihleri arasında Malatya'da yapılacak. 
                Şura 26 Ekim Cuma günü saat 14.30'da Malatya Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'ın açılış konuşması ile başlayacak. Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal'ın genel değerlendirme konuşmasından sonra "Dünya Siyasetinde Yeni Dini Hareketler" konulu açık oturum yapılacak. Akşam yemeğinden sonra saat 20.00'de Ocak Başkanları İstişare Toplantısı yapılacak. 
                27 Ekim Cumartesi günü saat 09.30-12.00 arasında yapılacak 1. Oturumda Türkiye ve dünya gündemindeki konularla ilgili tebliğler sunulacak. Öğle yemeğinden sonra Battalgazi gezisi ve Şehitlik ziyareti yapılacak. Saat 16.00-18.30 arasında yapılacak 2. Oturumda tebliğlerin sunumuna devam edilecek. Akşam da bir konser verilecek. 
                Şura 28 Ekim Pazar günü saat 10.00'da Şura Sonuç Bildirisinin okunması ile sona erecek.
Şurada sunulacak tebliğler Malatya Aydınlar Ocağı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'a gönderilecektir. Tebliğlerin sunumunun 15'er dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

«

»

Eki 03

Ortadoğu Karmaşası Ve Mültecilere Vatandaşlık Verilmesi

Prof.Dr.Mustafa E. ERKAL

Ortadoğu kazanı başta Rusya ve ABD tarafından öyle kaynatılmış ki, ne altındaki ateş kolay sönebilir; ne de kazandaki su soğutulabilir.

Türkiye’nin Ortadoğu ve Suriye politikasındaki yanlışları tamir etmeye çalışıyoruz. Ancak öyle yanlış adımlar atılmış, ABD’den fazla Esad düşmanlığı yapılmış ki işin içinden çıkmak zor. Oysa Suriye’nin çıkarlarıyla Türkiye’nin çıkarları örtüşüyor. İki ülke de toprak bütünlüklerini koruma ihtiyacı duyuyor. Türkiye’nin Afrin ve Fırat Kalkanı gibi başarılı harekatlarında birlikte olduğu rejim karşıtı gurup dolayısıyla Şam ve Ankara haliyle yakınlaşamıyor.

Amerika’nın Ortadoğu politikası karıştır, çatıştır ve oyala üzerine kuruludur. Ortadoğu’da her ülke kendi milli menfaatlerini korumak ile meşguldür. Aslında sadece ABD’nin değil; birçok ülkenin kendilerine göre büyük Ortadoğu projeleri vardır.

ABD daha önce Irak’ın, günümüzde de Suriye’nin kuzeyini birleştirerek bir gecekondu devletçik kurma peşindedir. Bizim için İblid kadar, hatta daha da fazla Fırat’ın doğusu önem taşımaktadır. Burada sözde dost ve müttefikimiz Kürtlere ordu kuruyor. ABD Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde oynadığı oyunla Türkiye’ye ve İran’a gözdağı vermektedir. ABD Patriot sistemini bize vermeyerek  muhtemel hava saldırılarına karşı Türkiye’yi savunmasız bırakmıştır. Türkiye’nin Rusya’dan S-400’leri alması kadar normal birşey olamaz. ABD, PYD-PKK güçlerini Türk savaş uçaklarından korumak için sınıra elektronik radar sistemi yerleştiriyor. F-35 uçaklarına ambargo koyuyor. Rahip Brunson’u bir koz olarak kullanıyor.

ABD ile Rusya arasında bazı konularda ittifak vardır. Her ne kadar Rusya Dışişleri Bakanı Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelen ana tehdidin Fırat’ın doğusundan ve bağımsız özerk yapılardan geldiğini söylemekte ise de; ABD’nin müttefiki olan PYD temsilciliğini Moskova’da açmıştır.

ABD Türkiye ilişkilerinde ülkemiz Rusya ile ilişkileri geliştirmek durumundadır. Aynı şekilde Rusya-Türkiye ilişkilerini geliştirebilmek için ABD ile ilişkileri normalleştirmek ve Rusya’ya karşı koz olarak kullanmak durumundayız. Fanatik ve ütopik ABD veya Rusya düşmanlığı Ortadoğu gerçekleriyle çelişir ve menfaatimize değildir.

Suriye’nin kuzeydoğusunda ABD-PKK ikilisi tarafından etnik temizlik yapılmakta ve bölge boşaltılmaya çalışılmakta, masum insanlar öldürülmekte, köyler yerle bir edilmektedir. Mültecileri ilerde Türkiye’ye karşı kullanacak olan süper güçler, Türkiye’ye göç dalgasının sürmesinden yanadır. Böylece Türkiye’nin nüfus yapısı değiştirilecek, mültecilerin bir kısmı PKK benzeri bir örgütlenme ile bize karşı savaştırılacaktır. Suriye mültecilerinin 3.5 milyon hatta daha fazla olduğu bilgileri vardır. Ülkemizde her 20 kişiden biri şu anda Suriyelidir. 2040 yılında her 13 kişiden biri Suriye Arab’ı olacaktır. Milli devlet anlayışı yıpratılacak, kurucu Türk unsuru zayıflatılarak milli kimlik tahribata uğratılacaktır. Bunlara bir de vatandaşlık vererek coğrafyamıza dinamit döşenmekte, beka sorunu yaratılmaktadır. 35 milyar dolarlık bir maliyetten bahsedilmektedir. Ancak bu rakam devamlı artmaktadır. Sorun Suriyeli düşmanlığı veya dostluğu değildir. Türkiye’nin Türk vatanı olarak kalıp kalmamasıdır. Milli devlet yerine, federal bir yapı düşünenler, Türklüğü etnik çağrışım yapıyor şeklinde görenler için bu olumsuz değişme rahatsız edici olmayabilir. Bazı sağ eğilimliler bunu “Müslüman kardeşliği” ile kamufle edebilirler. Bunlar aslında sağ eğilimli olup milliyetçi olamayanlardır. Aynı dine mensubiyet Suriyeli Araplarla Türkiye Türkünün kaynaşmasını, bütünleşmesini sağlamaktan uzaktır. Türkiye sosyal bütünleşme alanında da üstü örtülü mayınlı bir araziye dönüşmektedir. Kendisine yabancı kültür adacıkları doğacaktır. İstanbul başta bazı şehirlerimizde Suriyeli mafya doğmuştur. Uyuşturucu ve fuhuş dahil hayatta kalabilmek için her türlü pis işlere karışmaktadırlar. Sigortasız çalıştırılmakta ve işsizliği artırmaktadırlar. Türkiye’de yeni bir Selefi-Cihatcı terör dalgası doğabilecektir. Hanefi-Maturidi egemen anlayışının yerine, Selefilik öne çıkacaktır. Bugün ülkemizin karşılaştığı ekonomik krizi tetikleyen harcamaları ülkemiz mülteciler için yapmıştır. Türkiye’de artık ortadan kalkmış bazı hastalıklar nüksetmektedir.

Küresel rüzgarlardan medet uman bazı sağcı ve solcuları ve bilhassa romantik solu yükselen milliyetçilik uyandırmalıdır. Küreselleşme çağında milliyetçilik artık geride kaldı demiş olan bazı bakanlar, bakıp da gerçekleri görmeyenler uyanmalı mültecilere siyasi amaçlarla vatandaşlık vermenin ve vatandaşlığı açık artırmaya çıkarmanın yapılabilecek en büyük gaflet ve yanlış olduğunu anlaşılmalıdır. Kaldı ki Bilgi Üniversitesi tarafından yapılan “Kutuplaşan Türkiye” adlı araştırmada “mülteciler dönsünler” diyenlerin oranı %85 çıkmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>