x

AYDINLAR OCAKLARI 47. BÜYÜK ŞURASI 26-28 EKİMDE MALATYA'DA YAPILACAK 

                Haziran ayında yapılacakken seçimler nedeniyle ertelenen Aydınlar Ocakları 47. Büyük Şurası 26-28 Ekim tarihleri arasında Malatya'da yapılacak. 
                Şura 26 Ekim Cuma günü saat 14.30'da Malatya Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'ın açılış konuşması ile başlayacak. Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal'ın genel değerlendirme konuşmasından sonra "Dünya Siyasetinde Yeni Dini Hareketler" konulu açık oturum yapılacak. Akşam yemeğinden sonra saat 20.00'de Ocak Başkanları İstişare Toplantısı yapılacak. 
                27 Ekim Cumartesi günü saat 09.30-12.00 arasında yapılacak 1. Oturumda Türkiye ve dünya gündemindeki konularla ilgili tebliğler sunulacak. Öğle yemeğinden sonra Battalgazi gezisi ve Şehitlik ziyareti yapılacak. Saat 16.00-18.30 arasında yapılacak 2. Oturumda tebliğlerin sunumuna devam edilecek. Akşam da bir konser verilecek. 
                Şura 28 Ekim Pazar günü saat 10.00'da Şura Sonuç Bildirisinin okunması ile sona erecek.
Şurada sunulacak tebliğler Malatya Aydınlar Ocağı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'a gönderilecektir. Tebliğlerin sunumunun 15'er dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

«

»

Eyl 18

“Okula Niçin Geliyorsunuz?”

Cafer GENÇ

OKULLAR AÇILIRKEN ÖĞRENCİLERİMİZE SAMİMİ SESLENİŞ
Sevgili öğrenciler…
17 Eylül günü itibariyle okullar açıldı. 180 günlük eğitim-öğretim maratonunuz başlamış oldu.
Sevinçli ve heyecanlı olduğunuzu biliyorum. Özlediğiniz arkadaşlarınıza, öğretmenlerinize, okulunuza kavuştunuz.
En anlamlı paylaşımlarınızı, en güzel anılarınızı okulda ve bu süreçte yaşayacaksınız.
Toplu yaşanılan yerlerde kurallara uyma zorunluluğu vardır. Eğitim kurumlarında da kurallara uymayı öğreneceksiniz. Eğitim ve öğretim sürecinizle hayata ve bir meslek sahibi olmaya hazırlanmış olacaksınız.
Öncelikle, “okula niçin geldiğinizi” bilmelisiniz. Yaptığınız işi (öğrenciliği) sevmelisiniz, okula severek, isteyerek gelmelisiniz.
Yaklaşık 30 yılı müdürlük olmak üzere 40 yıllık tecrübeli bir eğitimci, yönetici olarak meslek hayatımda çok önemli gördüğüm konuları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Biliyorum, “yine mi nasihat?” diyeceksiniz ama eğitimciler, öğretmenler olarak bizler, sizlere iyiyi, güzeli öğretmenin, doğruyu söylemenin görevimiz ve sorumluluğumuz olduğunu bilmenizi isterim.
Akıl ve bilgi ile para kazanılan bir mesleğin mensubu olan eğitimciler boş konuşmazlar!
İtalyan eğitimci, yazar Edmando, “Çocuk Kalbi” adlı eserinde, okuldan ayrılacak olan oğluna, “… Hatta okulda almış olduğun cezalardan bile fayda gördün, o binayı sakın unutma yavrum!” diyor.
Gerçekten de öyledir. Cezalar, eğitim adına yaptığınız yanlışları göstermektedir.
Ödüllendirme ile teşvik etmenin, ceza ile de caydırıcılığın önemini vurgulamış olayım. Rekabetin, tertip ve düzenin, kurallara uymanın, disipline etmenin eğitimde önemli bir yeri ve anlamı vardır.
Sizler, her gün okula gelip giden, öğrenme zorunluluğu ile çok ağır yükü omuzlayan, bilinmesi gereken bilgileri unutmadan taşıma mecburiyetinde olan emek işçilersiniz.
Söylenenleri önemserseniz, öğrenmeye istekli olursanız ve kurallara uyarsanız işinizi iyi yapmış ve yükünüzü hafifletmiş olursunuz.
Bayrak törenine mutlaka katılmalısınız. İstiklal Marşı’mızı gururla söylemelisiniz. Yazılış amacına saygınızı, minnet duygularınızı ifade ederek milli ruhu yaşamalısınız.
Okula zamanında gelmelisiniz, geç kalmamalısınız ve devamsızlık yapmamalısınız.
Sosyal faaliyetler çok önemlidir. Kişiliğinizin oluşması, davranışlarınızın olgunlaşması, yeteneklerinizin ortaya çıkması gibi pek çok faydasının olduğunu bilmelisiniz.
Meslek seçimi evlilik gibidir. Bir ömür boyu birlikte olacağınızı düşünerek istediğiniz, seveceğiniz, mutlu ve başarılı olacağınız mesleği seçmelisiniz.
İlgi alanınızı, bilgi seviyenizi, yeteneğinizi bilmelisiniz ve tercihlerinizi bu yönde yapmalısınız.
Yazılı sınavlarda “kopya çekmek” öğrenciliğin fıtratında vardır derler ama çok yanlış bir anlayıştır. Çünkü, emek ve bilgi gasbı ile hak etmediğiniz bir şeyi elde etmek isterken başkalarının hakkını da yemiş olmaktasınız.
Sınavlar ve notlar, öğrendiklerinizin ölçülmesidir, kendinizi değerlendirmenizdir. Bildikleriniz ve eksikleriniz konusunda kendinizi sınamanız anlamına gelmektedir.
Kaliteli eğitim almanın ve başarılı olmanın, öncelikle sizin elinizde olduğunu bilmelisiniz. İdealist düşünceler içerisinde olan ideal öğrenci olmalısınız.
Kendinizle, çevrenizle barışık olmalısınız. Agresif davranışlar içerisinde olmamalısınız.
Öğretmenlerinize, arkadaşlarınıza saygıyı ve sevgiyi ihmal etmemelisiniz.
Rekabet; başarı ve kalite için yarışmaktır. Eksikleriniz konusunda önce kendinizle, daha iyi olmak için de arkadaşlarınızla rekabet içerisinde olmalısınız.
Disiplin konusu, öğrenciler arasında yanlış anlaşılmaktadır. Cezalandırmak anlamında düşünülmemesi gerekir. Tertipli, düzenli olmaktır, kurallara uymak demektir. Eğitimde yeri olmayan olumsuz davranışların, olumlu hale dönüşmesi anlamına gelmektedir.
Otokontrol ile başta kendinize, ailenize, öğretmenlerinize, arkadaşlarınıza, okula ve araçlara zarar verilmemesini kavramanız gerekmektedir.
Otorite sağlamak farklı şekillerde olabilir. Korkulana değil, ilgi ve sevgi gösteren öğretmene saygı duymanızdan hareketle, hiçbir öğretmenin sizin için “kötü” olanı istemeyeceğini bilmenizi isterim.
Okul kıyafeti konusu da önemli ve gereklidir. Ayniyetlik, ayrıcalık, sahiplenme ve sorumluluk duygusu verir. Hayatınızı düzene koymanızı, kurallara uymanızı sağlar ve bunları alışkanlık haline getirmenize vesile olur. Aykırı, farklı ve keyfi kıyafet için, “Aman ne olacak” demeyin. Mayo ile sahilde, plajda gezmek normaldir. Böyle bir kıyafetle caddede gezemezsiniz, AVM’lere gidemezsiniz, bilmem anlatabildim mi?
Çağımızın gereği olarak teknolojinin imkânlarından faydalanmanız gerektiğini anlarım ancak teknolojinin, ders esnasında, oyun amacıyla kullanılmasının da doğru olmadığını söylemek isterim. Parmaklarınızı telefonun tuşlarından kurtarıp kitap sayfalarını çevirmek için de kullanmalısınız.
Sayılamayacak kadar çok faydası olan kitap okumayı sevmelisiniz ve okumayı, araştırmayı alışkanlık haline getirmelisiniz.
Derslerinize planlı çalışmalısınız. Şöyle ki; 1) Ders, sınıfta öğrenilir. Dikkatli dinlemelisiniz ve notlar almalısınız. Anlamadıklarınızı mutlaka sorup öğrenmelisiniz. 2) Akşam eve gidip dinlendikten sonra, “Bugün neler öğrendim” diye kendinizi yoklamalısınız ve öğrenip öğrenmediğinizi kontrol etmelisiniz. 3) Yarınki derslerinize ön hazırlık yapmalısınız, ödevleriniz için araştırma yapıp kaynaklardan faydalanmalısınız.
Zamanın kıymetini bilmelisiniz, boşa harcamamalısınız. İleride “keşke”li pişmanlıkları yaşamamalısınız. Hayatı (eğitimi) önemseyin ve ciddiye alın ki, ileride üzülmemiş olun.
Yaşayışınızı, zamanınızı planlamalısınız. Eğlenmeye, dinlenmeye de zaman ayırmalısınız.
Okul dışında arkadaş seçiminde dikkatli olmalısınız. Sizlere zarar verecek kötü alışkanlıklardan uzak durmalısınız.
Olumsuz bir durumu gizlemeden annenizi, babanızı, öğretmenlerinizi bilgilendirmelisiniz. Sorunları ve sıkıntıları mutlaka paylaşmalısınız.
Bütün bunların, sizlerin geleceği için çok önemli ve gerekli birer eğitim unsurları olduğunu, okulların açıldığı İLK GÜN söylüyorum, sakın unutmayın. Hayatı (eğitimi) önemseyin ve ciddiye alın.
SÖZÜN ÖZÜ: Yaptıklarınız yaşayışınıza yansıyacaktır. Gönlünüzün istediği güzellikleri yaşamanız için, okula niçin geldiğinizi bilmelisiniz ve “benim için eğitim” demelisiniz. Başarının bedelini bir dönem ödemeyenlerin, başarısızlığın bedelini bir ömür boyu ödeyeceklerini unutmamalısınız. Büyük insanların idealleri vardır, sıradan insanlar küçük hesapların peşinde koşarlar…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>