x

 

ARAMIZDAN AYRILIŞININ 81. YILINDA

ATATÜRK’Ü RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ

 

Aramızdan ayrılışının 81. yılında, hepimizin, Atatürk’ün yaptıklarını ve düşünce sistemini   bir defa daha tarihin süzgecinden  geçirmemiz ve yorumlamamız gerekmektedir. Yüce Önder Atatürk’ün milliyetçi düşünce sistemi; birleştirici ve bütünleştirici yapısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni, ülkesi ve milletiyle sonsuza dek bölünmez bir bütün olarak yaşatacak en büyük güçtür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin düşmanlarının, milli birlik ve beraberliğimizi bozma, vatanımızı bölme ve rejimimizi değiştirme çabalarının karşısında en büyük engel, Atatürk’ün  “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünde ifadesini bulan milliyetçilik anlayışıdır.

Son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milletine düşman unsurlarının saldırılarının hedefinde bulunan “Atatürk, Türk vatanı, Türk kimliği, üniter yapı, milli devlet,  Türkçe, İstiklâl Marşı ve Türk bayrağı”na sahip çıkmalıyız. Milli, manevî ve kültürel değerlerimiz etrafında gerçekleştireceğimiz birlik ve beraberlik ortamı, dış düşmanların ve onların yerli işbirlikçilerinin her türlü oyunun bozacaktır. Milletimizi millet yapan değerlerle, devletimizi devlet yapan değerlerin birlikteliğini sağladığımız gün, Türkiye Cumhuriyeti, bizi küreselleşen dünyanın en seçkin, en saygın bir üyesi haline getirecektir.

                Aydınlar Ocakları olarak Aziz Atatürk’ü 81. ölüm yıldönümünde  bir defa daha rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz ve eserlerine ve düşüncelerine ve milletçe sahip çıkacağımızı bir defa ifade ediyoruz.           

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

«

»

Eki 03

Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordularının 100. Yılında Türkiye Azerbaycan Bir Oldu.

Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK

Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı

28 Mayısta Azerbaycan Cumhuriyetinin 100. Yılını, 26 haziranda  Azerbaycan Cumhuriyetinin silahlı kuvvetler kuruluş gününün 100. yılını  ve 15 eylülde Kafkas İslam Orduları Harekatı ile Azerbaycan/Bakü azatlığının 100. yılını art arda kutladık.

15 eylül günü Bakü semalarına Türk Yıldızlarının çizdiği kalp, yende ise “bir yürekte iki can yaşasın Türkiye Azerbaycan” anonsları Azatlık Meydanını inletti. Birçok devlet başkan ve temsilcilerinin katıldığı törenlerde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşlik ve candaşlığın temsilcileri olarak, dünyaya ve özellikle Türk dünyasına verdikleri mesaj; bir millet iki devlet anlayışının ötesinde bir millet yedi devlet, birlikte dek arayışını çağrıştırıyordu. Azerbaycan ve Türkiye’nin tarihlere sığmayan kahraman ordusu bugün Azatlık Meydanında şanlı mehterin marşları eşliğinde Nuri Paşanın yenilmez ordularının  100 yıl öncesindeki gibi gökte yerde denizde düşmana korku, dosta heyecan veriyordu. Meydanlarda Türk ve Azerbaycan bayrakları birbirine sarılmıştı. Alkışlar iki candaş ülkenin birlikte yükselişi içindi.

Biz de bu muhteşem kutlamalarda yer almanın onurunu taşıdık. Türkiye Azerbaycan Dev Kardeşlik ve Candaşlık Projesi kapsamında: Türkiye ve Azerbaycanlı Aydınlar Ocaklı bilim, kültür, sanat ve strateji uzmanları ve bazı sivil toplum örgütü liderleri çeşitli etkinliklerde bulunduk. Projenin başkanları olarak ben Prof. Dr. İbrahim Öztek ve İrevan Azerbaycan Devlet Dram Tiyatrosu Direktörü Dr. İftihar Piriyev organizatörlüğünde, grubumuz; Azerbaycan Aydınlar Ocağı Başkanı Vugar Kadirov, Azerbaycan Terhis Olunmuş Harpçilerin Gençleri Maariflendirme İçtimai Birliği Başkanı Emin Hesenli, Anadolu Aydınlar ocağından Prof. Dr. Lütfü Baş, Fügen Baş, İzmir Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Şerefettin Canda, Prof. Dr. Tülay Canda, Trabzon Orta Hisar Belediyesi Kültür Müdürü H.Nail Altınay, Sakarya Aydınlar Ocağı Başkanı Öğretim üyesi Dr. M.Kemal Cerrahoğlu, Türk Dünyası Yön. K. Üyesi Cengiz Arslan, Çanakkale Aydınlar Ocağı Başkanı öğretim üyesi Dr. Hasan Özdemir, İnegöl Aydınlar Ocağı Başkanı Hasan Ateşoğlu, Emine Ateşoğlu, İzmir Azerbaycan Derneği Başkanı Mülazım Pahsa ve Renin Öztek’ten oluşmaktaydı. Etkinliklerimizin bir kısmında Türkiye Muharip Gaziler ve Emekli Subayları ile birlikte olduk.

“Nuri Paşa ve Kafkas İslam Orduları” konferansımın ilkini Gençliğe Yardım Fondunda, Sayın Milletvekilleri Ganire Paşayeva ve Sona Aliyeva ile muharip gaziler, subaylar, bürokratlar üniversite öğretim üyeleri ve eğitimcilerin katıldığı kalabalık bir izleyici grubuna verdim. Daha sonraki günlerde, Dr. İftihar Piriyev’in tiyatro salonunda yine İftihar Beyin “Soykırım Tarihinin Destanı” tiyatro oyunu ile birlikte verdim. Daha sonra  Öğrenci Teşkilatı Merkezinde Başkan Millet vekili Shahin İsmayilov ve Prof. Dr. Lütfü Baş’ın “Akıllı Nesiller Nasıl Yetişir” konferansı ile özellikle gençlere hitap etme imkanı bulduk. Milli Olimpiyat Komitesi üyesi spor adamı eski milletvekili Hanlar Kurbanov, Pedegoji Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Jafar Jafarov ve yardımcısı Prof.Dr. Asaf Zamanov, Nesimi Reyonu Valisi Sayın Asıf Askerav ile birlikte olduk ve geleceğe yönelik projeler ürettik. 17 eylül günü Nahçivan Büyük elçisi genç, dinamik, son derece kültürlü ve ileri görüşlü bir devlet adamı olan Bakhtiyar Asgarov’un misafiriydik. Hem Nahçivan’ın, hem de Azerbaycan’ın geçmişten günümüze ve geleceğe Türkiye ilişkileri, istikbal ve istiklali konusunda söyleşilerde bulunduk. Kendimizi her daim vatanımızda hissettik. Zira ekibimiz, Türkiye ve Azerbaycan’ın bizim için aynı değerde vatan olduğu bilinci içindeydi.

Bu ziyaretimiz, bundan böyle Azerbaycan’ın Türkiye’siz, Türkiye’nin Azerbaycan’sız yaşamının anlamsız olduğunu gösterdi. Fikir ve düşünce birliği, silahlı kuvvetlerimizin ortak eğitim ve tatbikatları, üniversite ve bilim adamlarını düşünceleri, ekonamistler ve kalkınmamıza yön veren kültür ve siyaset adamlarımız, hep birlikten yanaydı.

Nuri Paşanın Türk, Azerbaycan ve Dağıstanlı gönüllüler ordusunun Ermeni, Rus ve İngilizlere indirdiği darbe, Birinci dünya savaşının son günlerinde bile Türk ordularının destansı gücünü ortaya koyuyordu.

Geçmişte Osmanlı devletinin bir tebası olan Ermeniler, Osmanlıya karşı ihanetlerinin son örneğini, Azerbaycan Türk topraklarını, Karabağ’ı işgal etmekle göstermişlerdi.  Bu coğrafyada Ermenistan’ın kurtuluşunun ve refaha kavuşmasının anahtarı Türkiye ve Azerbaycan’dadır. Onun içindir ki, bir an evvel Karabağ’ı gerçek sahiplerine teslim etmelidir.

“Türkiye ve Azerbaycan bir millet iki devlet, yaşayacak sonsuza dek”

“Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>