x

KASIM AYINDAKİ ACI KAYIPLARIMIZ

Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Dairesi Başkanlığı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ve Müsteşar Yardımcılığı yaparak Türk milli eğitimine uzun yıllar başarılı hizmetler yapan, ayrıca geçmişte Adana Türk Ocağı, Ülkü-Bir Başkanlığı yapan büyük Türk milliyetçisi Necdet Özkaya 03.11.2017 Çarşamba günü vefat etmiş ve 05.11.2017 Pazar günü Adana’da Asri Mezarlık’a defnedilmiştir.

Aydınlar Ocağı Kurucu Üyelerinden Türk milliyetçiliğine büyük hizmetler yapmış olan Necati Bozkurt büyüğümüz 10.11.2017 Cuma günü vefat etmiş ve 11.11.2017 Cumartesi günü Üsküdar Karacaahmet Şakirin Camiinde kılınan cenaze namazından sonra defnedilmiştir.

Her iki Türk milliyetçisi büyüğümüze Allahtan rahmet diler, mekanlarının cennet olmasınI niyaz ederiz. Ailelerine ve Türk milliyetçisi camiaya sabır ve başsağlığı dileriz.

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

  

«

»

Eki 28

“Nerede Bu Devlet?” Anlayışı Ne Kadar Doğru?

Yrd. Doç. Dr. Zülfikar ÖZKAN

Yüzyıllardan beri itaat ve himaye kültürünün etkisi altındayız. Buyruklara uyuyoruz, büyüklerimiz bizi koruyor, esirgiyor ve bize yardım ediyor. Bu itaat ve himaye geleneği Türkler aracılığıyla Osmanlı’ya ve oradan da modern Türk aile kültürüne intikal etmiştir.
Devlet, vatandaşlarının huzuru ve refahı için çalışır. Devlet, vatandaşlarının güvenliğini sağlamak ve her hangi bir vatandaşına yönelen tehdidi önlemek için vardır.
Hemen hemen her toplumda Devlet kutsal olarak kabul edilmiş ve yolunda can verilecek kadar sevilmiştir.
Dünya durdukça devletler varlıklarını sürdüreceklerdir. Devlete karşı olduğumuz sanılmasın. Çünkü insanlar hiç bir zaman kendi başlarına bırakılamazlar. Eğer bırakılırsalar, toplumda tabiat kanunları geçerli olur ki böyle toplumlarda huzurdan eser kalmaz. Yüce milletimiz devlete olan saygısını ve sevgisini “Allah devlete millete zeval vermesin” duasıyla dile getirmiştir.
Ancak onu kutsallaştırmaya ve ona tapınmaya da gerek yoktur. Devleti körü körüne kutsallaştırmanın bir anlamı yoktur. Bu yüzden devlet hatalarını göremiyor. Bu tutum yüzünden Türk insanı zeki olmasına rağmen kendi başına esnek karar verebilme gücünü veya yeteneğini hayata geçirmekte zorlanıyor. Bu durumda modern bilimlerde de yeterli derecede varlık gösteremiyor. Ona itaat etmek daha kolay geliyor.
İtaat ve himaye, taraflardan birine güven ve yaşama kolaylığı sağlarken, diğerine iktidar ve güç sahibi yapmaktadır. İktidar, verir, doyurur, lütfeder. Halk ve kişiler ise alır, kabul eder ve şükran duyar.
Geleneksel Türk kültüründe iktidarlar ve hükümetler, halk için yapılması gerekeni yapmak üzere vardır. Halk kendi için yapılması gerekeni yapmaz. Eğer birileri sizin için bir şeyler yapıyorsa, ayrıca sizin bir şeyler yapmaya ve çalışmanıza gerek kalmaz. Şüphesiz böyle bir kültürden üretken ve girişimci insanlar çıkmasını bekleyemeyiz.
“Hükümet ne güne duruyor?” şeklindeki bu himayeci değer günümüze döne dolaşa vatandaşların tüm kriz anlarında “ Devlet nerede?” sitemlerine dönüşmüştür. Bu gelenek kökleri İslam öncesi döneme giden uzun bir sürece sahiptir (İsmail Doğan, Türk Aile Sosyolojisi, s. 20).
Peki sorunlar baş gösterdiğinde vatandaş olarak bizim yapacaklarımız yok mu?
Unutmamamız gerekir: Doğanın herhangi bir yerinde bir şey yararsızlaştığında orada körelme görülür. Bu bedenimiz için de geçerlidir. Doğada yararsızlaşan bir şey hemen ölür. Doğada ve kendi içimizde yararsız olan bir şeye yer yoktur. Ancak ve ancak gelişime, ilerleyişe katkıda bulunan şeylerle mümkündür sağlıklı oluş. Hayatta kalabilmenin tek yolu ilerlemektir.
Yararlı olduklarını hisseden insanlar çabuk çökmezler, hastalanmazlar. Kendilerinden hoşnut oldukları için ortaklaşa çalışmayı daha da başarılı kılmaya hazırdırlar (Deepak Chopra, Sağlığı Yaratma, s. 145-146). Bu sebeple sürekli olarak kendimizi geliştirmek zorundayız.
Kendimizi yararlı konuma nasıl getirebiliriz?
Gelişim her insan açısından önemlidir. Çocukluktan gençliğe, gençlikten olgunluk dönemine, olgunluktan yaşlılığa kadar hayatın birçok evresinde kendimizi geliştirmeliyiz. Bunun için şu adımları atabiliriz.
• Kitap okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz.
• Gelişiminiz açısından bize destek olacak alışkanlıklara sahip olmalıyız.
• Yeteneklerimizi geliştirmeliyiz. Diğerlerinden farklı yönlerimizi göstermeliyiz.
• Başkalarına danışıp fikir almalı ve fikirlerimizi her ortamda paylaşmalıyız.
• Kişisel gelişimi önemsemeli ve kendimizi sürekli geliştirmeliyiz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>