x

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ’NİN

GELENEKSEL MEVLİDİ 25 MAYIS’TA

 

Aydınlar Ocağı Genel Merkezi’nin kurulduğu 1970 yılından bugüne kadar vefat eden üyelerimiz için her yıl okuttu GELENEKSEL MEVLİD    25 Mayıs 2019 Cumartesi günü, öğle namazının ardından Dülgerzâde Camisi’nde (Fatih, Macarkardeşler Caddesi Nu.37) okutulacaktır.

 

Bütün üyelerimizi geleneksel mevlidimize bekliyoruz.

 

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ 

 

x

19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN

ATATÜRK'ÜN SAMSUN'A ÇIKIŞININ 100. YILINDA ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN            

18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasıyla yanan Kurtuluş ateşi, Mustafa Kemal’in  l9 Mayıs l919'da Samsun'a çıkıp Milli Mücadele bayrağını açmasıyla bütün yurdu sarmış,   23 Nisan 1920’de milli egemenliğin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla millete malolmuş,  30 Ağustos 1922’de zafere ulaşmış ve 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti ile taçlanmıştır.

Cumhuriyet’e giden bu uzun ve kutlu yolun ilk adımı olan 19 Mayıs 1919’un 100. Yılında 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınızı,  en iyi dileklerimizle kutlarız.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

Formun Üstü

 

 

«

»

Nis 26

Mülteci Alarmı Alarm Çanlar Avrupa İçin Çalmalı

Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK

Basında çıkan haberlerden; “Umuda yolculuk hazırlığındaki mülteciler için Edirne’de güvenlik güçleri sınıra giden yol ve sınır kapılarında kuş uçurmuyor” “Denize açılan bölgelerde bir günde 800 göçmen yakalandı” “Sahil güvenlik, Jandarma ve polis göçmen operasyonu yaptı” “Yakalananlar hakkında resmi işlemler yapıldı”

Mültecileri neden yakalıyoruz? Neden Türkiye’yi terk edecekler için kuş uçurmuyoruz? Neden onlar için asker, polis, jandarma seferber oluyor? Yanlış yapıyoruz. Bırakın gitsinler. Avrupa’nın bize bunca yaptıklarına karşın, bizim Avrupa’nın koruculuğunu yapmamız uygun mu?

Bundan sekiz, dokuz yıl önce Suriye iç savaşı çıktığında, Suriyeliler canlarını kurtarmak için yurtlarını terk ederek akın akın Türkiye sınırlarından içeri girdiler. Aynı kültürü, dili, dini paylaştığımız göçmenler için Türkiye cazip olabilirdi. Sınıra yakın bölgelerde akrabaları yaşıyordu. Bir çoğu onların çatısı altına sığındılar. Fakat bu göç gün geçtikçe yüzbinleri ve milyonları buldu. Gelenlerin büyük bir kısmı için hedef Türkiye’den ziyade Avrupa idi. Karadan ve denizden Avrupa sınırları zorlanmaya başlandı. Kuzey Afrika ülkeleri, Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye ve benzeri ülke insanları daha mutlu bir hayat yaşamak için, yüz yıllarca kendilerini sömüren, varlıklarını çalan ülkelerden haklarını almaya, çalınan mutluluklarını geri almaya gidiyorlardı.

Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçişi önlediğimiz takdirde, Avrupa bizi ödüllendirecekti. Bize şu kadar para verecekler ve Türk insanı vize problemi olmadan tüm AB sınırları içinde dolaşım hakkına sahip olacaklardı. Teklif cazip olabilirdi. Fakat süreç uzadıkça gelenlerle paylaştığımız aşımız bize yetmemeye başladı. Göçmen sayısı dört milyonu bulmuştu. Onlar için harcadıklarımız ise 30 milyar avroyu geçti. Büyük şehirlerimizin sokaklarını dolduran, evsiz, barksız, işsiz, eğitimsiz, avuç açan bu insanlar gönlümüzü yaralar oldu. Avrupa ne dolaşım hakkı, ne de vadettiği parayı vermedi. Zaten vaat edilen para son derece azdı.

Halbuki biz önce, göçmenlerin barındırılması, yedirilip içirilmesi, bakımı ve eğitimi için şu kadar ödeneği bize sağlayın ve verin. Gelecekteki ihtiyaçlarımızı da belirleyelim. Bununla beraber halkımızın dolaşım hakkını uygulamaya koyun. Sıra sonra bize gelsin diyebilirdik. Diyemedik ve aldatıldık.

Avrupa’nın bize karşı yapmış olduğu yalancılık, sahtekarlık ve aldatmaya karşı yapacağımız bir tek uygulama vardı ve bu uygulamayı yapamadık. Fakat zaman geçmiş değil. Hatta yaz gelirken bunun tam zamanıdır. Göçmenlerin tercihi olan sınır kapılarımızı ve sahillerimizi onlara açalım. Sahillerimizi batmayacak şekilde sağlam botlarla donatalım. Gitmek isteyenin yolu açık olsun. Bugün Yunanistan’daki göçmenler çoluk çocuk demeden gaz bombasına tutuldu.

Göçmenler Avrupa’ya veya batıya gidebilmeli, gitmeleri kolaylaştırılmalı. Çünkü bugün batının zenginliği bu insanların sömürüsü ile sağlandı. Batı, bu insanları köleleştirerek onlardan aldıklarını bugün geri vermek zorundadır.

Sınır kapılarını ardına kadar açalım. 21. Yüzyılın kölelik ve sömürü düzenine karşı adalet reformunu biz gerçekleştirelim. Bu durumda Avrupa’nın dengesi alt üst olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>