«

»

Haz 08

Milli Devlet Düşmanlığı Neden?

Prof.Dr.Mustafa E. ERKAL

            Milli devlet ortak iradeleri ve tasavvurları şekillenmemiş ortak bir geçmişe ve geleceğe inanma durumunda olmayan kolayca çözülen kalabalıkların değil; milletin, milletleşme yönünde mesafe almış toplumların örgütlenmiş, halidir. Milletleşme süreci de her türlü boy, kabile, aşiret, etnisite, mezhep, cemaat ve bölgecilik şuurunun üstünde milli seviyede kültürel bir mutabakata ve mensubiyet şuuruna varılabilmesi ve bunlardan pay ve güç alınabilmesidir. Milli devletlerin milli kimliği olur. Kurucu bir iradesi  ve unsuru vardır. Yaşama tarzı belirli bir coğrafyaya damgasını vurmuş ve orayı vatanlaştırmıştır. Milli kimlik herkes tarafında paylaşılır. Etnik çağrışım yapmaz; milli kimlikle yarışmaz ve rakip gösterilemez. Koronavirüs salgını dolayısıyla Türkiye’nin uçaklar göndererek yurt dışındaki vatandaşlarını ülkeye getirme erdemi ve hemen hemen her konuda ayırım yapmaması, milli devlet olmanın gereğidir. Milli Mücadele sonrasında Ankara hükümeti milli bir devletin hükümeti olduğu için Lozan’da milli devlet olarak kabul görmüştür. Büyük çoğunluk ve kurucu unsur, ortak irade dışlanarak etnisiteleri yaşatmak zordur. Bütünün reddedildiği yerde parçalara yaşama hakkı tanınmaz; ama sırası geldiğinde kullanılırlar.

Türk Milletinin kurucu unsuru Milli Mücadeleye soyunmuş Türkler ve kendilerini bu vatanın ayrılmaz bir parçası olarak gören ve kendilerini Türk olarak hissedenlerdir. Virüs salgını dolayısıyla insanlarımızın etnisitelerine bakılmaksızın onlara üstün hizmetler götürülmüştür. Çünkü, onlar TC vatandaşıdırlar ve Türkdürler. Bu durum mahalli sıfatlarının reddi de değildir. Aksi bir anlayış, mahalliliğe takılmak ve farklılıkçı ırkçılığa özenmedir. Bugün Dünyada küresel çapta milli devletler sistemi işlemektedir. Kimsenin amuda kalkarak Dünyayı seyretmesine ihtiyaç yoktur. Milli devletlerin yerini alabileceği ileri sürülen uluslar üstü kurumlar oluşturulamamıştır. AB’nin zayıflama sebeplerinden birisi de budur. BM’nin acıklı durumu da ortadadır.

Önü açılan milli devletlerin üniter yapılarıyla oynandığı bir dönem yaşıyoruz.  Etniklik ve mezhepçilik, yapay cemaatleştirme gibi millet altı unsurlar başta olmak üzere, toplumu ufalayıcı her malzeme artık ideolojik çatıştırmaların yerini almıştır. Anadolu coğrafyasının mozaik olduğu iddiaları da bundandır. Bu coğrafyada ileri sürüldüğünün aksine hakim Türk kültürü egemen olmuş ve kurucu unsur rolü oynamıştır. 1071 öncesinde de Türk toplulukları burada yaşamıştır. Dünyada sınırlar ortadan kalkmamış; Dünya tek devletle birleştirilememiştir. Bölgesel hayali devletler içinde farklı milli devletler eritilememiştir.

Osmanlı Balkanlar’dan çözüldü, TC’de Ortadoğu’dan çözülmeye çalışılıyor. Bundan dolayı mozaik tartışmalarına ve çok kimliklik iddialarına sığınılıyor. Mozaik iddiaları bundan dolayı ortaya atılıyor.

Milletleşemeyen milli devlet olamayan ülkeler yabancı işgallerine gebedir. Suriye ve Irak milli devlet olup içerde etnik ve mezhep kavgalarıyla uğraşmasalardı; ABD ve Rusya bu ülkelerde at oynatamazdı.

Milli devletlere meydan okuyan küreselci tezler büyük yara aldı; ama küreselleştirmenin hedef aldığı, engel gördüğü milli devlet düşmanlığı, çoğu kere başka bir milli devlet adına sürdürülmektedir. Unutulmamalıdır ki; küreselleştirmenin işleyişine tepki gösterenler, Dünyadan soyutlanmayı ve içe kapanmayı savunmamaktadırlar. Bunu isteseniz de yapamazsınız. Siyasi ve ekonomik ilişkilerin ve etkilerin dışında kalamazsınız. Ancak milli çıkarlarınızı da korumak durumundasınız. Günümüzde Dünyada sağlıklı, dengeli, adil, insan haklarına saygılı bir küreselleşme ortamı yoktur. Dünyanın güçlü ekonomik ve siyasi ülkeleri ilişkileri şekillendirmektedir. Serbest piyasa ekonomisi yerini kapalı ve kontrollü piyasa ekonomisine bırakmıştır. Küreselleştirme sadece ekonomik bir konu değildir. Dinler bile şekillendirilmek istenmektedir. Evangelistlerin çabaları bundandır. Bundan dolayı İslam ılımlılaştırılıp yozlaştırılıp kontrol altına alınıp küresel güce bağlanmak isteniyor. Türkiye’de dış güdümlü 15 Temmuz 2016 işgal ve darbe teşebbüsü neden yapıldı?

Milli devleti reddetmek, federal bir yapıya geçmek ve egemenliği paylaşacak yeni ortaklar aramaktır. Milli devleti reddedenler bir süper güç ve patron devlete yanaşmak durumundadırlar. Federal yapı ve eyalet sistemine geçiş bugünlerde kötü örneklerle doludur. Virüs salgını karşısında ABD eyalet sistemi içinde olduğu için bocalamış, çok başlı olmuştur. Bölücülüğün ve toprak bütünlüğünün sorun olmadığı ABD böyle olursa; yarın Türkiye nelerle karşılaşacaktır?

Türkiye açık artırmaya çıkarılmamıştır ve etnik bir havuz da değildir. Etnisitelere kültürel haklar tanımak ile siyasi tanıma farklı şeylerdir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>