«

»

Nis 26

Meleklerin Cinsiyetini Tartışmayı Bırakın

Ruhittin SÖNMEZ

Kuşatma altındaki Bizans’tan farkımız yok. Düşmek üzere olan devletin aydınları, din adamları ve yöneticilerinin tartıştığı konu meleklerin cinsiyeti yani erkek mi, dişi mi olduğu imiş.

Her yönüyle, ekonomik buhran, dış politika, terör, salgın, eğitim vd sorunlarla kuşatılmış, “beka problemi” olan ülkemizin gündemine bakınız.

Akıl, mantık bir tarafa bırakılmış koca koca insanlar, atılan işaret fişeği ile aynı şablon cümlelerle, sözde yorumlar yapıyor.

Biz saçma sapan gündemle oyalanırken, bizi kuşatan meseleler kuşatmayı iyice daraltıyor.

Ekonomik krize teslim olmak üzereyiz. Ekonomistler “moratoryum” (devletin ödeme süresi gelmiş borçlarını ödeyemeyeceğini duyurması) riskinden bahsediyor.

Salgın kontrolden çıktı, günlük vaka sayısında dünya birincisi olduk. Koronavirüse teslim olmak üzereyiz.

ABD Başkanı Biden 24 Nisan’da sözde Ermeni Soykırımının yıldönümünde, Ermeni çetelerin 1915 yılında Rusların destek ve teşvikiyle Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yaptıkları Müslüman Türk katliamları üzerinde Osmanlı devletinin imparatorluk sınırları içindeki bölgelere yapmak zorunda kaldığı “Ermeni Tehciri”ni “soykırım” olarak isimlendirdi.

ABD’nin Türkiye aleyhindeki girişimleri sadece bundan ibaret değil. ABD, Ege Denizi ve Trakya’dan, 80 bin askeri ile bizi kuşattı. Yunanistan 18 adamızı işgal etti. Suriye ve Irak’ta PKK terör örgütü ve Barzani’nin garnizon devletleri, ABD ve Rusya gibi emperyalist devletlerle kuşatıldık.

Bütün bu meseleleri çözmek sorumluluğu altında olanların gündemine bakın lütfen.

  1. Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel’in unutulmaz sözlerinden biridir: “Meseleleri mesele etmezseniz, mesele olmaktan çıkar.”

Bu cümle Demirel’in kendine has üslubu ile meseleleri çözmek gibi bir kaygısı olmayan ve meseleleri görmezden gelenlere ironik bir eleştiridir. Yani öncelikle devleti yönetenlere “asıl meselelerin ne olduğunu görün” tavsiyesidir.

Yoksa içinde bulunduğunuz tünelde karşıdan gelen treni görmemeniz veya “tünelin ucu göründü” sanmanız akıbetinizi değiştirmez.

Sorumluluk mevkiinde olanlar, meleklerin cinsiyetinin ne olduğuna, amirallerin bildirisinin mahiyetine ya bir an evvel karar verin veya böyle saçma sapan tartışmalarla oyalanmayı bırakın.

Kafa kafaya verin. Sadece kendi aklınızı değil, ortak aklı kullanın ve asıl meseleleri çözün.

Bu milletin yetişmiş kadrosu, devlet umuru görmüş, bilgili, tecrübeli, vatansever insanlarının sayısı zannettiğiniz kadar çok değil. Elinizde olan malzemeyi iyi değerlendirin.

Bir milletin en değerli sermayesi insan gücüdür. Türkiye’nin insan gücünün en seçkin zümrelerini cömertçe harcamayın.

Dertlerini anlatamadıkları için sevmediğiniz yöntemleri kullanan insanları da dinleyin.

Muhtarları ve esnafları dinlediğiniz gibi… Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri ile öğrencilerini, emekli büyükelçileri ve emekli komutanları da dinleyin.

Birilerini aşağılamak, hakaret etmek, onlar gerçekten kıymetli insanlarsa, değerlerini eksiltmez. İnsanlar kıymetli insanların değerlerini görmezden gelenlerin değerini sorgular.

Birbirimize hakaret ederek, aşağılayarak, suçlayarak sadece düşmanları sevindiririz.

Bu ülkeye hizmet etmek istiyorsanız veya başarılı olup daha uzun süre iktidarda kalmak istiyorsanız, ortak akıl ve milli birliği sağlayıcı bir davranış modeli geliştirmek zorundasınız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün önce Türk Milleti ve sonra bütün meslek sahipleri için övücü, cesaretlendirici, özgüven aşılayan, saygılı, moral ve motivasyon yükleyen üslubunu benimseyin.

Kalıcı olmak ve yıllar sonra da saygıyla anılmak istiyorsanız Atatürk’ü örnek alın.

“Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>