x

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ’NİN

GELENEKSEL MEVLİDİ 25 MAYIS’TA

 

Aydınlar Ocağı Genel Merkezi’nin kurulduğu 1970 yılından bugüne kadar vefat eden üyelerimiz için her yıl okuttu GELENEKSEL MEVLİD    25 Mayıs 2019 Cumartesi günü, öğle namazının ardından Dülgerzâde Camisi’nde (Fatih, Macarkardeşler Caddesi Nu.37) okutulacaktır.

 

Bütün üyelerimizi geleneksel mevlidimize bekliyoruz.

 

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ 

 

x

19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN

ATATÜRK'ÜN SAMSUN'A ÇIKIŞININ 100. YILINDA ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN            

18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasıyla yanan Kurtuluş ateşi, Mustafa Kemal’in  l9 Mayıs l919'da Samsun'a çıkıp Milli Mücadele bayrağını açmasıyla bütün yurdu sarmış,   23 Nisan 1920’de milli egemenliğin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla millete malolmuş,  30 Ağustos 1922’de zafere ulaşmış ve 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti ile taçlanmıştır.

Cumhuriyet’e giden bu uzun ve kutlu yolun ilk adımı olan 19 Mayıs 1919’un 100. Yılında 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınızı,  en iyi dileklerimizle kutlarız.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

Formun Üstü

 

 

«

»

Şub 25

Kavganın Şairi…

A.Kemal GÜL

Ozan Arif ahiret yolculuğuna çıkarken sazıyla veciz ifadeleriyle, kavgalarıyla sarsılmaz milli kültürüyle ölümsüzler kervanına katılmış bir Türk milliyetçisi idi.

Hasta yatağında söyleşirken ziyaretçileriyle; Elbette ki Allah’ın dediği olur. Ancak Allah’ın verdiği aklın gereğini yerine getirmekle mükellefiz. Kanserden daha büyük dert olan adaletsizliklere, kahpeliklere teslim olmadım ki kansere teslim olayım. Her ne kadar belli mahfillerde ‘’geberse de kurtulsak’’ gibi temennilerde bulunanlar, temennilerini bana dolaylı yoldan duyurmayı başarsalar da aldırdığım yok. Yukarıda söylediğim gibi Allah’ın dediği olur. Sevenlerimizin duası, sevmeyenlerimizin nefretini boğacaktır. Ben bundan eminim. Onlar sadece beni değil bir nesli, bir sevdayı dert sahibi yaptılar. İşte bu yüzden beni öldürseler bile yazdıklarımı öldüremeyecekler, destanlarıma gücü yetmeyecek onların…Hakiki devletten yana olduğunu sanan Hızır Paşa’lar yaşamıyor, lakin Pir Sultan yazdıklarıyla, söyledikleriyle bugün hala yaşıyor, bunu akıllarından çıkarmasınlar….

Milli Şairimiz/ Ozanımız, milletin derdiyle dertlendiği için sıkıntı çekiyordu. Bu sıkıntıyı yüz hatlarına bakınca hissedebiliyorsunuz. Bilinen o ki milletin hukukunu korumak isterken kendi bağışıklık sistemini kaybettiği anlaşılıyor söylem ve eylemlerinden;

Milletinin dertleriyle dertlenmek, yöneticinin eksiğini, yanlışını hicvetmek Ozanların ortak kaderi olsa gerek. Bakın, Türk Dünyasının Efsanevi Ozan’ı Dede Korkut’un söyleşilerinden biri;

‘’Kahpe içeride olunca kapı kilit tutmaz oğul / Halkın içinde bozgunculuk yapan haindir oğul.’’diyordu.

Ozan Arif de, ülke yönetiminde yanlış gördüğü icraatları sakınmadan sazıyla, sözüyle hicvederdi; ‘’Tekel, Sümer, Demir-Çelik, Limandı; / Telekom’u, Seka’ları kim aldı, / Yabancıya satılmayan ne kaldı?/ Ondan sonra vay efendim, dış güçler!/ ‘ Ergenekon, Balyoz’ diye darbe vur,/ Gâvur yapamazdı bunu lan gâvur, / Ondan sonra vay efendim, dış güçler!’’derken kimin hukukunu savunuyordu?

12 Eylül 2010 referandumunda ülkücülere ‘’Soruyorsun velâkin, ne söylesem bilmem ki!/ Ancak şöyle söylersem, anlarsın beni belki!/ Bir, beş değil kaç kere, ateşlere atıldık! / Satıldık be kardeşim, anlasana satıldık!’’diye seslenirken haksız mıydı? Bu referandum sayesinde yüksek yargıya hâkim olanlar,15 Temmuz’da bütün Türkiye’yi ateşe atmaya çalışmadı mı?

Kendisini yakından tanıyanların dilinden O ki; Sazıyla tavrıyla Antiemperyalistti… Zulme-sömürüye-ülkeyi satanlara karşıydı… Yurtseverdi… Namus abidesiydi.

Sürgünlere, işkencelere muhatap olmasına rağmen ne sözünü sakındı ne sazını susturdu. İnandı savundu ve bir gün olsun değişmedi. Her zaman milletinin ve doğduğu toprakların yanında oldu. Asırlara şimdiden damgasını vurdu.

Hem edebiyat dalında, hem siyaset… Yakın tarihin Ozan’ın sazının tellerinden tahlil edilmesi günümüz Türkiye’sini de aydınlatacaktır.

Milli Ozanımız arzuladığı halde Erciyes’e gitmeye ömrü yetmedi, ancak, Erciyes’e katılacak binlerce ülkücünün vereceği tek ses ‘’hepimiz Ozan Arif’iz’’ olacaktır. Çünkü ‘’Ölmez bu Hareket, Ölmez bu Dava’’inancıyla bütünleşmişti Ozanımız.

Ozanımızın vedası da seven gönüllere acı veriyordu; anlamlıydı:

‘’ Gülemedim şöyle bir gün,/ Senelerim geçti sürgün / Gönül sevdiğine dargın,/ Aha geldim, gidiyorum./ Arif der ki; bunca yıl, ay / Geldi geçti vay dünya vay! / Yaşamaksa yaşadım say,/ Aha geldim, gidiyorum.’’

Yeri doldurulamayacak milli şairimiz OZAN ARİF’İN kaybından dolayı ailesinin, yakınlarının, Türk milliyetçilerinin, kısacası Türk Milletinin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin, ruhu şad, son durağı cennet olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>