x

 

ARAMIZDAN AYRILIŞININ 81. YILINDA

ATATÜRK’Ü RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ

 

Aramızdan ayrılışının 81. yılında, hepimizin, Atatürk’ün yaptıklarını ve düşünce sistemini   bir defa daha tarihin süzgecinden  geçirmemiz ve yorumlamamız gerekmektedir. Yüce Önder Atatürk’ün milliyetçi düşünce sistemi; birleştirici ve bütünleştirici yapısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni, ülkesi ve milletiyle sonsuza dek bölünmez bir bütün olarak yaşatacak en büyük güçtür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin düşmanlarının, milli birlik ve beraberliğimizi bozma, vatanımızı bölme ve rejimimizi değiştirme çabalarının karşısında en büyük engel, Atatürk’ün  “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünde ifadesini bulan milliyetçilik anlayışıdır.

Son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milletine düşman unsurlarının saldırılarının hedefinde bulunan “Atatürk, Türk vatanı, Türk kimliği, üniter yapı, milli devlet,  Türkçe, İstiklâl Marşı ve Türk bayrağı”na sahip çıkmalıyız. Milli, manevî ve kültürel değerlerimiz etrafında gerçekleştireceğimiz birlik ve beraberlik ortamı, dış düşmanların ve onların yerli işbirlikçilerinin her türlü oyunun bozacaktır. Milletimizi millet yapan değerlerle, devletimizi devlet yapan değerlerin birlikteliğini sağladığımız gün, Türkiye Cumhuriyeti, bizi küreselleşen dünyanın en seçkin, en saygın bir üyesi haline getirecektir.

                Aydınlar Ocakları olarak Aziz Atatürk’ü 81. ölüm yıldönümünde  bir defa daha rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz ve eserlerine ve düşüncelerine ve milletçe sahip çıkacağımızı bir defa ifade ediyoruz.           

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

«

»

Haz 26

İleti Açlığı ve Onanma İhtiyacı

Yrd. Doç. Dr. Zülfikar ÖZKAN

 

 

Bilimsel veriler, duygusal ve fiziksel sağlığımızı koruyabilmemiz için iletilere ihtiyacımız olduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor..
İleti (mesaj), söz ya da yazıyla gönderilen ve belli bir anlamı olan haberdir.
İletileri üç şekilde veririz ve alırız:
1. Bedensel iletiler. Sarıma, sırtını sıvazlama, eliin tutma, elini öpme gibi…
2. Sözlü iletiler. Kişinin görünüşü, nezaketi, saygınlığı, iş ahlakı gibi hususlarda sözlü ifadelerde bulunma.
3. Davranışsal ileti. İnsanları dikkatle dinleme, sevgiyle bir buket çiçek sunma gibi…
Günümizde pek çok insan ileti açlığı çekiyor. Bu sebeple İngiltere’de “Yalnızlık Bakanlığı” kurulmuştur.

Pek çok insan, olumlu iletiler alamadığı için, olumsuz iletileri aramaya başlıyor. Bunun sebebi varlıklarının onanmasını istemeleridir.
Onaylanma, kendini önemli hissetme, takdir edilme ihtiyacı, yüreklendirme ihtiyacı, sevilme ihtiyacı egonun ihtiyaçlarındandır. Ego takdirle, yüreklendirme ve sevgiyle beslenir.

Eğer insanın temel ihtiyaçlarından biri yerine getirilmezse, bu durum, kötü sonuçlara, hastalığı ve zayıflığa yol açıyor.
Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisinde dördüncü basamak Saygı(Değer)-Statü İhtiyaçlarıdır. İnsan ait olduğu grupta saygı görmek ister. Başarısı takdirle karşılanan, saygı duyulan insan kendine güven duyar. Kişi, hem kendine güven ve öz saygı duymak ister, hem de başkaları tarafından böyle görülmeyi arzu eder.
Çoğu insanın olumsuz iletileri aramasının sebebi egonun bu değer görme ihtiyacıdır. Açlık ve susuzluktan ölmek üzere olan insanların bozulmuş yiyecekleri, yemelerinin sebebi de budur.

Bununla birlikte olumsuz iletiler, tuzlu ve çürümüş yiyecekler gibi insanları hasta edebilir.
İleti açlığı yaşadığımızda, yiyecek ihtiyacı hissettiğimiz gibi temas ihtiyacı hissederiz. Temel iletisini hiç almayan bir insanın durumu anoreksiya rahatsızlığı gibidir. Anoreksiya hiçbir şey yememe şeklindi görülen bir psikolaojk rahatsızlıktır. Ölümle sonuçlanabilir.

Pek çok insan, başkalarından kendisiyle ilgili hiç haber alamadığından, kurumuş bitki gibi olur. Sonra verilen mesajlara karşı da kör ve sağır olur. İyice yalnızlığa itilir.
Temas iletisine aç kişilere sabırla ve kızmadan yardımcı olmamız gerekir. Kurumuş bir bitkiyi canlandırmak için fazladan bakım yapılmalı. Kurumuş bitkide su zamanla toprağın derinliklerine işler.
Başlangıçta temas iletileri yüzeyde durarak derinlere inmez. Usulüne uygun iletiler vererek pek çok insanı canlandırmanın keyfini yaşayabiliriz.

Claude Steiner, Duygusal Okuryazarlık, çev. Muzaffer Şahin, Bilge Sistem Yayınları, Ankara, 2009.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>