«

»

Nis 09

Hayatın ve Hayallerin Şiirini Yazmak

 Cafer GENÇ

Abidin Dino, mutluluğun resmini yapabildi mi bilemiyorum ama eğitimin, mutluluğun şiirini yazdığından eminim.

Anne kucağından itibaren eğitim almaya başlayan çocuk, küçük yaşlardan itibaren edindiği alışkanlıklarını davranış haline dönüştürmektedir. Okul hayatındaki eğitimiyle edindiği bilgileri ve becerileri yaşayışına yansıtmaktadır. Eğitimin amacı, mutlu olmayı beceren bireyler yetiştirmektir. Hayat mücadelesinde zorlukların üstesinden gelmek, engelleri ortadan kaldırmak, emek vermekle, bedel ödemekle mümkün olmaktadır. “Başarının bedelini bir dönem ödemeyenler, başarısızlığın bedelini ömür boyu öderler!” diyoruz ya, eğitimde,”başarmak” ve becermek” adına yapılması gerekenlerin ihmal edilmemesi gerektiğini de söylemiş olayım.

Dünyanın en mutlu ülkesi olan Finlandiya’nın bunu, eğitim sistemleriyle gerçekleştirdiğini göz önünde bulunduracak olursak, saygın araştırma şirketi Gallup’a göre, ülkelerinin mutluluk sıralamasında sonlarda bulunmamızın eğitim sistemimizle ilgili olduğunu söylememiz gerekmektedir. Bu durumda, “mutluluğun resmini yapmak” da “hayatın, hayallerin şiirini yazmak” da zor iştir. Renklerde, çizgilerde, kelimelerde, duygularda, mısralarda uyumu ve memnuniyeti sağlamak hiç de kolay görülmemektedir. Eğitim sistemimizdeki “insan yetiştirme modeli”mizi değiştirmek zorundayız.

Hep söylüyorum; sistem, öğrenciyi öncelikle eğiterek hayata, öğreterek bir mesleğe hazırlamalıdır. İlgi alanına ve yeteneğine göre yönlendirmeli, mutlu olacağı hayatın ve severek yapacağı mesleğin sahibi olmasına imkân vermelidir. Meslek seçimi, evlilik gibidir. İnsan, mesleğiyle bir ömür boyu birlikte yaşayacağı için, mutlu olacağı işi yapmalıdır.

Okul başarısı, hayat başarısını sağlamalıdır. Dereceler yaparak mezun olmak yeterli değildir. “Hayat Bilgisi” dersi önemlidir. Bilgi başarısına sahip insanların, mutsuz oldukları hayatlarının temelinde, toplumda, “başarılı olunca değerli olmak, başarılı olduğu için kabul görmek” anlayışı yerleştiği için, sürekli başarılı olmaya odaklanmaları, hayata bakış açılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu da psikolojik sorunlar yaşamalarına, hayattan zevk almamalarına, dolayısıyla mutsuzluklarına sebep olmaktadır. Kimsenin mezar taşında, “bu kişi acından öldü” diye yazmaz. Hatta malının, mülkünün, servetinin işe yaramadığından; derdinden, sıkıntısından, mutsuzluğundan, huzursuzluğundan söz edilerek üzüntüler belirtilmektedir.

Hayatın gerçeklerini kabul etmek gerekir. Mevcut olanlarla yetinmeyi bilmek, sorunların ve sıkıntıların üstesinden gelmek, hayatı sevmek ve mutlu olmayı becermek, huzurlu olmayı ve gönül rahatlığını başarmak inançla ve iradeyle mümkün olur. İnsanın duygularındaki ve düşüncelerindeki eksikliği, içindeki boşluğu dışarıdan gelen şöhret, başarı, para, makam, unvan, etiket, itibar, iltifat doyurmuyor. Hayallerini gerçekleştirmesi, hayatını şiirleştirmesi gerekiyor.

Gazi Anadolu Lisesi’nden öğrencilerim olan sanatçı Eser Yenenler ile Oğuzhan Koç’u tanırsınız. O yıllarda sanatçı olmayı istiyorlardı. Ellerinden tuttuk, destek verdik ve yönlendirdik. Hayallerini gerçekleştirmelerine imkân ve fırsat vererek bugün, sevilen sanatçılar olmalarına vesile olduk. Eser Yenenler’in annesi, diplomasını almaya okula geldiğinde, müdür yardımcıma, “oğlumu her şeye koşturdunuz, yoksa tıp kazanırdı” demiş. Bunu, 2013 yılında katıldığım 3 ADAM programında öğrendim. Doktor olsaydı, bu kadar mutlu ve başarılı olur muydu, bilemiyorum ama işini severek ve isteyerek yapmanın mutluluğunu yaşadığını ve başarılı olduğunu yakinen biliyorum.

Meslek alanları için personele ihtiyacımız olduğu gibi, yeteneğe ve beceriye bağlı olarak sanatçılara ve sporculara da ihtiyacımız vardır. Bu alanlar için tespitler ve yönlendirmeler yapılmalıdır. Akademik eğitime yetersiz olanlar, başarılı olacağı diğer alanlara yönlendirilmelidir. Bilim adamına, mühendise, doktora… vs. ihtiyacımız olduğu gibi sanatçıya, sporcuya, işçiye, çiftçiye, manava, kasaba, çöpçüye de …vs ihtiyacımız vardır. Bunlar olmazsa bu işlerimizi kim yapacak? Kim, ne iş yaparsa yapsın “eğitilmiş insan” olarak mesleğini yapmış olsun. Aksi takdirde, böbrek nakli ticareti yapan doktorun, devleti yıkmak için temeline dinamit üreten kimyagerin eğitimlerini ve varlık sebeplerini sorgulamamız gerekir…

SÖZÜN ÖZÜ: “İşini ve eşini hor görenler, mutluluğu zor görürler” ve “kaliteli insan işiyle, boş insan kişiyle uğraşır” sözlerinden hareketle “mutluluğun resmi ve hayallerin şiiri eğitimle gerçekleştirilir” diyelim. Zamanı israf etmemeliyiz ve zamanın bize hükmetmesine izin vermemeliyiz. Zamanı yönetmeliyiz ve yönlendirmeliyiz. Zamanın elinden tutarak mutluluklar ülkesine yürümeliyiz.

Formun Üstü

 

Formun Altı

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>