«

»

Eyl 08

Gençliğe Kurulan Uyuşturucu, Bağımlılık ve Duygusuz Bir Nesil Oluşturma Tuzağı

Dr. Şahin CEYLANLI

Gençlik, zararlı ve bağımlılık yaratan madde ve araçların saldırısı altındadır. Müstehcen yayınların yanı sıra; sigara , alkol ve bunlara benzer maddelere bağımlılık artmakta ve bunlara başlama yaşı da oldukça düşmektedir. Eroin bağımlılığı ve arkasından uyku verici ve sakinleştirici ilaçlara düşkünlüğün geldiği görülmektedir. Bu ve buna benzer maddelerin gençlik kesiminde ve diğer kesimlerde kullanılmasını mazur görmemeliyiz. Bunları, yorgunluk giderici, gerginliği azaltıcı, arkadaşlık ve beraberlik işareti olarak görmek son derece yanlıştır. Çoğu kere bunlar kendini kabul ettirebilme aşamasında da kullanılmaktadır. Gençler  genellikle merak ettikleri için uyuşturucu kullanmaya başlamaktadırlar. Bu sebeple, uyuşturucuya karşı özendirici davranışlardan kaçınmak gerekmektedir. Ayrıca, arkadaş ve çevre baskısı ile de gençler uyuşturucu kullanımına yönelebilmekte ve yapılan telkin ve ısrarlara çoğunlukla arkadaş gurubu dışında kalabilirim korkusuyla uyulmaktadır.

Uyuşturucu madde kullanımının birey üzerinde yapmış olduğu tahribata bakacak olursak; gece uykusu bozuluyor, unutkanlıklar başlıyor, sinirlilik ve tahammülsüzlükler baş gösteriyor, gözlerde kızarıklıklar oluşuyor ve böylece uyuşturucu kullanımı yaşama kalitesini düşürerek onları adeta yaşayan bir ölü haline getiriyor.

Gençlik üzerine karanlık odaklar tarafından kurulan bir başka tuzak da duygusuz bir nesil oluşturma gayretleridir. Hayatın gerçeklerini bilmeyen, duygusu olmayan, vatanını, bayrağını, dinini, ülkeleri için canlarını çekinmeden veren şehitleri tanımayan oportünist bir gençlik yetiştirmek onların en büyük özlemi olmuş ve kısmen başarı da sağlamışlardır. Bu odakların gönlünde yatan gençlik sadece eğlenen, yiyen, içen bir gençlik. Geçmiş ve gelecek kaygısını düşünmeyen, sorumsuz bir gençlik. Vatanı, bayrağı, milli ve manevi değerleri angarya olarak gören bir gençlik. Müşahadeler gençliğin bu ortama doğru hızla kaydığı yönündedir.

Gençliğin bu hale düşmesinde toplum kadar anne ve babaların da rolü vardır. Çocuklarına yeteri kadar zaman ayırıp gerekli ilgiyi, sevgiyi ve şefkati göstermeyen anne ve babalar  suçludur. Bu konuda aile içi eğitim ön plana çıkıyor. Anne ve babaların çoğu uyuşturucu maddeler ve kurulan tuzaklar hakkında yeteri kadar  bilgi sahibi bile değildir. Çocuklara, ebeveynleri tarafından yeterli ilgi gösterilmezse eğer, sorumluluk duygusundan kaçan, bencil ve ne yaptığını bilmeyen bu çocuklar hemen karanlık odakların tuzağına düşüyor. Bu eksikliğin mutlaka giderilmesi gerekmektedir.

Alınacak kanuni ve sosyal tedbirler ile bu tür maddelere ve tuzaklara ilgi azaltılabilir. Bunların başında gençliği spor yapmaya yönlendirmek gelmelidir. Karanlık mahfiller hakkında gençliği bilgilendirmek ve yönlendirmek gerekmektedir. Ayrıca, muhtevasında uyuşturucu madde bulunan ilaçların insan bünyesine göre verilmek suretiyle bağımlılık azaltılabilir. Alkol ve uyuşturucu telkini yapan her türlü film, dizi ve reklamlar yasaklanmalı veya ihtisas sahibi kişilerce denetlenmelidir.  Anne ve babalar, çocukları ile kuvvetli sevgi bağı kurmaları, onlara doğru ve yanlışı öğretmeleri, çocuklarını dinleyerek onların sorunlarına yardımcı olmaları, onların uygun bir aile ortamında yetişmelerini sağlamaları en büyük görevleri olmalı.  Ancak bu şekilde sağlıklı nesiller yetiştirilebilir.

1 yorum

  1. Faruk Özaydın

    Merhaba Sayın Şahin Gazaintep içerisinde kuruluşa ulaşabileceğim birileri var mı ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>