x

KASIM AYINDAKİ ACI KAYIPLARIMIZ

Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Dairesi Başkanlığı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ve Müsteşar Yardımcılığı yaparak Türk milli eğitimine uzun yıllar başarılı hizmetler yapan, ayrıca geçmişte Adana Türk Ocağı, Ülkü-Bir Başkanlığı yapan büyük Türk milliyetçisi Necdet Özkaya 03.11.2017 Çarşamba günü vefat etmiş ve 05.11.2017 Pazar günü Adana’da Asri Mezarlık’a defnedilmiştir.

Aydınlar Ocağı Kurucu Üyelerinden Türk milliyetçiliğine büyük hizmetler yapmış olan Necati Bozkurt büyüğümüz 10.11.2017 Cuma günü vefat etmiş ve 11.11.2017 Cumartesi günü Üsküdar Karacaahmet Şakirin Camiinde kılınan cenaze namazından sonra defnedilmiştir.

Her iki Türk milliyetçisi büyüğümüze Allahtan rahmet diler, mekanlarının cennet olmasınI niyaz ederiz. Ailelerine ve Türk milliyetçisi camiaya sabır ve başsağlığı dileriz.

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

  

«

»

Ara 31

Felsefe Batıdan mı Doğdu?

Dr. Hasan GÜNAYDIN

             Felsefenin nerede doğduğu konusu uzun bir süre tartışılmıştır. Geçmişe ait bilgilerimiz arttıkça Mısır, Sümer ve Hint medeniyetlerini daha geniş bir biçimde anlıyoruz. Özellikle Mısır ve Sümer’den elimize ulaşan yazılı belgelerin az olması, kendilerinden sonra ortaya çıkan Yunan felsefesinin bir adım öne çıkmasına imkan tanımıştır. Ancak konuya karşılaştırmalı olarak yaklaştığımızda gerçeğin hiç te öyle olmadığını görüyoruz. Aslında Yunan felsefesinin ön plana çıkması kendiliğinden olmamış, Rönesans ve sonrasında Batının kendisine bir kaynak/menşei araması sonucunda bilinçli olarak gerçekleştirilmiştir. Sömürgeci Batı kültürel emperyalizm uygularken dinin yanında felsefe ve bilimi de kullanmak istemiş, netice itibarıyla kafalarda “felsefe ve bilim de batılılara aittir ve onlardan çıkmıştır” inancını yerleştirmeye çalışmıştır. Bu düşünce kültürel istilanın bir aracı olarak kullanılmıştır. Oysa aşağıda belirtmeye çalışacağımız bazı hususlar felsefe ve bilimin Antik Yunan’da yani Batıda doğmadığını açıklıkla gözler önüne sermektedir.

  • Herşeyden evvel Mısır, Mezopotamya, Sümer ve Hint kültürleri Antik Yunan kültüründen daha kadim ve daha eski kültürlerdir.
  • Thales felsefenin kurucusu olarak kabul edilir. Herodotos’a göre Fenikeli olan Thales Mısırlılardan öğrendiği matematik bilgisini kullanarak evren hakkında düşünmeye başlamıştır. Başka bir ifadeyle; O Mısırlılardan öğrenmeden önce Antik Yunan’da matematik diye bir şey yoktur. Thales güneş tutulmasını da Mısırlılardan öğrenmişti. Zira Mısırlılar güneş tutulmasının periyodik olduğu fikrine ulaşmışlar ve bu yönde hesaplamalar yapmışlardır.
  • Empedokles’in Şam ve Mısır’a gittiği, oralarda uzun bir süre kaldığı bilinmektedir. Hatta Mısır’da Hz. Süleyman’ın öğrencileri ile görüştüğü bile belirtilmektedir. Mısırlılardan geometriyi, Hz. Süleyman’ın öğrencilerinden fizik ve metafiziği öğrenmiş, daha sonra ülkesine dönerek metafizik, fizik ve geometriyi Yunanistan’a getirmiştir. Bundan önce Yunanistan’da ne fizik, ne metafizik, ne de geometri vardır.
  • Pythagoras 18 yaşlarındayken yaşadığı adadan ayrılıp önce Miletos’a, oradan Mısır’a, oradan da Babil’e giderek Memphis ile Juppiter Tapınaklarının rahiplerinden eğitim almıştır. Mısır aslında Fenike dinlerinin de kaynağıdır. Pythagoras 22 yıl Mısır’ın çeşitli tapınaklarında kalarak eğitim görmüş ve bildiği neredeyse her şeyi mesela matematikle ilgili bütün bilim dallarını, astronomi ve geometriyi onlardan öğrenmiştir. Bunun yanı sıra ayrıca Keldanilerden astronomi, Fenikelilerden aritmetik bilgileri edinmiştir. O’un ilk defa Yunanistan’a getirdiği hem sayılar öğretisinin hem de ruh göçüyle (Metempsykhosis) ilgili öğretinin kaynağı aslında Mısır’dır. Eğitim sistemini de Mısır’daki sisteme uygun olarak kurmuştur. Babil’de ise astroloji ve simya gibi gizemli bilimleri öğrenmiştir. Ksenophanes Pythagoras’ı eleştirmiş ve O’nun için “Yalancıların Başı” demiştir.
  • Atomcu Öğreti’nin en büyük temsilcilerinden sayılan Demokritos da Mısır, Babil, İran ve Etopya’ya gitmiş, bilhassa Mısır’da uzun bir süre yaşamıştır. O’nun Yunanistan dışından elde ettiği bilgiler ışığında savunduğu evren iki kısımdan oluşmaktadır: Atomlar ve Boşluk (Mekan). Demokritos’un savunduğu ruh da “bedeni meydana getiren atomlardan farklı olarak ince, düz, yuvarlak, çok hızlı hareket eden, kaygan ve akıcı atomlardan oluşmuştur.” Açıkça anlaşılacağı üzere; Atomcu Öğreti’nin de gerçek kaynağı Yunanistan değildir.
  • Ksenophanes Mısır’a gitmiş ve Tek Tanrı inancını oradan getirmiştir.
  • Tıp ve doğa bilimleri ile ilgili bilgiler Mısır ve Mezopotamya’da alınmıştır. Bunun yanı sıra, Güneş Sistemi ile ilgili ilk bilgiler yine Mısır ve Mezopotamya kaynaklıdır. Ay tutulamasının periyodları Mezopotamya’dan öğrenilmiştir. Anaksimendros’un ilk dünya haritasını yaptığı söylenmesine karşın ilk dünya haritasının Babil’de yapıldığı tespit edilmiştir.

Antik Yunan düşünürlerinin en önemlileri olarak kabul edilen Sokrates, Platon ve Aristoteles’e göre, “felsefe hikmet yani bilgelik sevgisidir”. Ayrıca Karl Jaspers felsefe hakkında “insanın düşünerek kendi varoluşunun bilincine vardığı her yerde felsefe vardır” demektedir. Dolayısıyla, dünyanın herhangi bir yöresinde ve Antik Yunan’dan çok daha önceki zamanlarda bilgelik yani hikmet sevgisiyle dolu insanlar mutlaka vardır; hatta felsefe bu adla anılmasa bile mutlaka ortaya çıkmıştır. Aksini iddia etmek mümkün değildir. Bugün felsefeyle ilgilenenlerin önemli bir bölümü “Yunan bilim ve felsefesinin Mezopotamya ve Mısır medeniyetlerinden çok daha sonra ortaya çıktığını ve onların mirasını geliştirip zenginleştirdiğini” ileri sürmektedir.

Yukarıda açıkladığımız hatta değinmediğimiz başka gerekçelerle felsefenin Batıdan yani Antik Yunan’dan doğmadığı aşikardır ve bu yanlış/kasıtlı iddia reddedilmeli, sömürgeciliğin bir aracı olarak kullanılmasına imkan tanınmamalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>