x

AYDINLAR OCAKLARI 47. BÜYÜK ŞURASI 26-28 EKİMDE MALATYA'DA YAPILACAK 

                Haziran ayında yapılacakken seçimler nedeniyle ertelenen Aydınlar Ocakları 47. Büyük Şurası 26-28 Ekim tarihleri arasında Malatya'da yapılacak. 
                Şura 26 Ekim Cuma günü saat 14.30'da Malatya Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'ın açılış konuşması ile başlayacak. Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal'ın genel değerlendirme konuşmasından sonra "Dünya Siyasetinde Yeni Dini Hareketler" konulu açık oturum yapılacak. Akşam yemeğinden sonra saat 20.00'de Ocak Başkanları İstişare Toplantısı yapılacak. 
                27 Ekim Cumartesi günü saat 09.30-12.00 arasında yapılacak 1. Oturumda Türkiye ve dünya gündemindeki konularla ilgili tebliğler sunulacak. Öğle yemeğinden sonra Battalgazi gezisi ve Şehitlik ziyareti yapılacak. Saat 16.00-18.30 arasında yapılacak 2. Oturumda tebliğlerin sunumuna devam edilecek. Akşam da bir konser verilecek. 
                Şura 28 Ekim Pazar günü saat 10.00'da Şura Sonuç Bildirisinin okunması ile sona erecek.
Şurada sunulacak tebliğler Malatya Aydınlar Ocağı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'a gönderilecektir. Tebliğlerin sunumunun 15'er dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

«

»

Haz 10

Ermenistan’ın Yeni Başbakanı Paşinyan Ne Yapmak İstiyor? Ermenistanda ABD ve Soros Dönemi mi?

Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK*

8 Mayıs 2018 günü Ermeni Parlamentosu’nda son seçimler sırasında yaşanan karmaşa ve protestolar  ile büyük bir hızla iktidar değişikliği gerçekleşti. Olaylara Rusya ve komşu ülkeler sadece seyirci kaldılar.

Paşinyan’ın Soros’çu ve Amerikancı Takımı 

Seçimlerden bir ay sonra netleşmeye başlayan tabloda yeni başbakan Nikol Paşınyan’ın ABD eksenli, Soros yanlı bir strateji oluşturmaya çalıştığı görülmektedir. Bu durum çok açık olarak gelişmiş ve durumdan Rusya rahatsız olmuştur.

Örneğin, Güvenlik Konseyi Başkanı Armen Grigoryan zamanında Soros Vakfı’nın finanse ettiği Transparency International örgütünde koordinatör görevi yapmıştır. Eğitim ve Bilim Bakanı Araik Arutunyan önceleri Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Transparency International teşkilatlarında görev yapmıştır.

Ermenistan’ın Devlet Kontrolünden sorumlu Bakanlığına getirilen David Sanasaryan, batı yanlısı Rusya karşıtı olup, ülkedeki Rus askeri üssünün çıkarılması yönünde çalışmalar yapmaktadır.

Savunma Bakanlığı gibi stratejik bir kurumun başına getirilen David Tonoyan ise 1990’lı yılların sonundan Ermenistan’ın NATO’daki temsilcisidir. Rusya’nın Moskovskiy Komsomolets gazetesi haberine göre Tonoyan,  ABD’nin Askeri Ataşesi, Albay Erik Larsen tarafından desteklenmektedir.

Diasporadan sorumlu Bakan Yardımcısı görevine Paris’te doğmuş, ABD’de eğitim almış Babken Ter-Grigoryan atandı. O, Ermenistan’da Soros Vakfı’nın program koordinatörü olmuş ve yukarıda bahsi geçen Transparency International’da çalışmıştır. Ter-Grigoryan, Rusya Devlet Başkanı Putin’e hakaretleri ile tanımaktadır.

Bu değişim ve politika, Ermenistan’ın Rusya ekseninden ABD ve Batı eksenine kaydığını  göstermektedir. Bu durum Rusya’nın aleyhinedir. Her zaman olduğu gibi Türkiye’nin de karşısına yeni düzende yeni oyunlarla çıkılacağı malumdur.

 

Batı Yanlısı Ermeni Hükümeti ve Türkiye

Paşinyan, Başbakan olarak göreve başladıktan sonra Türkiye ile ilişkilerini ön koşulsuz sürdüreceğini, Türkiye tarafından Dağlık Karabağ sorununun koşul olarak gündeme getirilmemesi gerektiğine vurgu yapmıştır. Sözde soykırımla ilgili olarak da önceki hükümetlerden farklı düşünmediğini ve sözde soykırımın uluslararası toplum tarafından tanınması için çalışacaklarını belirtmiştir. Yani politikalarında önemli bir değişiklik olmayacaktır. Kamplarında PKK’yı eğitip üstümüze salacaklar, Ağrı dağını resmi belgelerine işleyecekler ve çocuklarını Türk düşmanı olarak yetiştirecekler. Ermenistan’ın ilk Başbakanı Kaçaznuninin 1923 Bükreş büyük kongresinde “Türklere karşı suçluyuz, tüm kabahat bizim, denizden denize Büyük Ermenistan hayallerine kapıldık, kimse başka suçlu aramasın” demesine rağmen ve 23 nisan 2014 tarihinde Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın taziye mesajı yayınlamasının Ermenistan’da ve Dünyada kalıcı bir etkisi olmamıştır. Ermenistan, batılıların hoşuna gittiği şekilde yalanlarını sürdürmektedir. Halbuki Ermenistan’ın geleceği ne Rusya, ne de Amerika’dadır. Geleceği, ekonomisi, kalkınma ve refahı Türkiye ve Azerbaycan’la birlikteliğindedir. Bugün Türkiye’de kaçak işçi olarak çalışan Ermeni hanımların Ermenistan ekonomisine büyük katkıları vardır.

Rusyalı analitik uzman Vladimir Jarihin yaptığı yorumda, gelecekte Türkiye ve Ermenistan’ın ilişkilerinin daha da bozulabileceğine işaret etmiştir.

Türkiye, NATO üyesi ve ABD ile stratejik ortak olsa da, son yıllarda yaşanan  15 Temmuz darbe girişimi Türkiye’ye karşı ABD tarafından desteklenen farklı terör grupları, Ermeni yanlısı davranışlar,  Irak ve Suriye’deki tutum ve davranışları  ABD’nin stratejik ortağına karşı açtığı gizli cephelerdir. Türkiye bu cepheleri ve Rojova  oyunlarını, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi askeri operasyonlarla kısmen  ortadan kaldırmayı başarmıştır.

Bu güne kadar Türkiye’ye karşı toprak, tazminat ve sözde soykırım iddialarından vaz geçmeyen Ermenistan’ın, ABD yanlı ve Soros destekli siyaseti Paşinyan’a hiçbir şey kazandırmaz. Kazançlı çıkacak olan Soros’un da hizmet ettiği Amerika olacaktır.

ABD, Büyük Ortadoğu veya Büyük Amerikan Projesi (BOP), ile besbelli ki, 2009 da olduğu gibi bugün de Ermenistan üzerinden Karadeniz ve Hazar havzasına hatta Orta Asya’ya duyduğu heyecanı yaşama arzusundadır.

2009 yılında, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye arasında başlayan işbirliği ve petro-gaz yollarının bir kısmına bir protokolle ABD, Rusya, Fransa,  Avusturya  tarafından yamanmaya çalışılan Ermenistan, Karabağ konusunda samimi davranmaması nedeni ile protokol değerini kaybetmiş, bugün de kendileri tarafından tamamen iptal edilmiştir. Batı bu gün de Rusya’yı dışlayarak, Ermenistan’la yeni oyunlar peşindedir. Yakın bir gelecekte Ermenistan’a AB veya NATO üyeliği tekliflerinin yapılacağını da görür gibiyim.

ABD’nin bu bölgeye atacağı adım, Arap Baharından daha tehlikeli olacaktır. Bölgenin petrol ve gazına uzanabilmek için her yolu denemektedir. Bu ana amaçla Paşinyan iş başına getirilmiş ve kullanılmaktadır.

Son yıllarda Türkiye ile her alanda işbirliğini geliştiren ve bu güne kadar Türkiye’ye karşı Ermenistan sınırını bekleyen Rusya, bundan böyle Karabağ üzerindeki yetkisini ve ağırlığını bölgenin gerçek sahibi Azerbaycan yönünde kullanmak zorundadır. Yoksa kaybeden Rusya olacaktır. Bunu Rus yetkililer iyi analiz etmek zorundadır.

  • Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>