«

»

Oca 22

Eğitimde Etki ve Tepki Meselesi

Cafer GENÇ

Son günlerde basında, “Öğrencisini döven öğretmen” ile “Öğretmenini döven öğrenci” haberlerini sıkça duymaya başladık. Elbette, bunun sebeplerini sosyologlar ve psikologlar çok daha iyi bileceklerdir. Yılların eğitimcisi ve yöneticisi olarak tecrübelerime istinaden, eğitim sisteminin yaşattığı strese bağlı olarak “ilgi” ve “sevgi” eksikliğinden kaynaklandığını söylemek istiyorum. Eğitim sistemindeki belirsizliklerin neticesinde biriken sorunların ve sıkıntıların şiddet olarak yansımalarını görmekteyiz.

Geçen hafta, “ÖLÇME” ve “DEĞERLENDİRME” konusunu yazmak istiyordum. Öğretmenlerimizin notlarını verdikleri günler olduğunu düşünerek etkilememek, yönlendirmemek adına daha sonraki günlerde yazmayı uygun gördüm. Geçen hafta, Denizli, Çivril ilçemizdeki bir okulumuzda, kendisine verilen notu düşük bulan 15 yaşındaki 9. sınıf öğrencisinin, “NOT” yüzünden öğretmeniyle tartışmasının ve öğretmenini dövmesinin affedilir tarafı yoktur. Öğretmenin öğrencisini dövmesi ne kadar yanlışsa, öğrencinin öğretmenini dövmesi bir o kadar çirkin ve vahim bir durumdur. Bu olay, “NOT” konusunda bir anımı hatırlattı. Bu anımı anlattıktan sonra, değerlendirmelerimi sıralamak istiyorum.

Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nde performans ödevlerini kontrol ediyordum. Öğrenciler sırasıyla ödevlerini gösteriyorlardı. Ben de inceledikten sonra ödevlerin sonuna, “Görüldü” diye verdiğim puanı yazıp imzalıyordum. Bir öğrenciye 70 puan verdim. Sıradaki öğrencinin ödevini kontrol ederken 70 puan alan öğrenci, “Hocam, benim puanımı not defterinize yazdınız mı?” dedi. Ben de biraz da espri olsun diye, “Ben seni gönlüme yazdım, notunu unutur muyum?” dedim. Öğrenci de, “Hocam, sizin benim notumu e-okula yazmanız, benim için, gönlünüze yazmanızdan daha önemli” demez mi? İşte, sistemin eğitim anlayışı; not, puan, sayı, rakam üzerine kurulmuş bir düzen… Kendi kendime, “Çocuk da haklı..!” demek zorunda kaldım.

*Eğitim sistemi, not konusunu, öğrenci için önemli hale getirmektedir. Not, sadece bir eğitim aracı olup “öğrenip öğrenmeme” ile ilgili durum (seviye) tespitidir.

*Eğitimde not konusu, öğretmen ve öğrenci için, “Hak etmek, adil olmak, dürüstlük, çalışmaya (öğrenmeye ve öğretmeye) teşvik etmek, bilgi durumunun ve ilgi alanının değerlendirmesini yapmak açısından bir amaç ve araç meselesidir. Bir çeşit, muhasebenin ahlâk ve vicdan terazisidir.

*Eğitimde önemli olan amacı gerçekleştirmektir, hedefe ulaşmaktır. Bu noktada sadece sayı (rakam) olarak düşünülmelidir. Not ile tehdit etmek, gözdağı vermek, korkutmak… vs. şeklinde kesinlikle kullanılmamalıdır.

*Dünyanın en iyi eğitim sistemi olarak kabul edilen Finlandiya’da sınav yapılmadığını, ileri yaşlarda, nadiren yapılan sınavın sonuçlarının öğrenciye duyurulmadığını söylemiş olursam, ne demek istediğimi daha iyi açıklamış olurum diye düşünüyorum.

*Düşük not verdiği gerekçesiyle öğretmeniyle tartışan ve şiddet uygulayan öğrencinin durumu ile ilgili, söylenecek çok söz vardır. Konuyu (olayı), tam olarak bilmiyor olmama rağmen genel olarak şunları söylemek mümkündür. Öğrenci notunu bilmelidir. O notu aldığına, hak ettiğine inanmalıdır. İtiraz edemeyecek kadar adil, dürüst, açık olunduğu öğrenciye hissettirilmelidir. Gerekirse, yazılı kâğıtları birlikte incelenip değerlendirilmelidir. İnandırıcı olmak için, güvenme duygusu verilmelidir, ikna etme düşüncesi oluşturulmalıdır. “Hak etme” gerekçelerini bilmesini sağlayarak, tedbir almasına ve teşvik edilmesine imkân ve fırsat verilmelidir. Bu açıklamalarım çerçevesinde, öğretmenin düşük not vermediği konusunda inandırıcı olması gerekirdi. Öğrenci de öğretmenine inanmış, güvenmiş olmalıydı. Anlayış ve yaklaşım ile böyle bir durum ortaya çıkmamış olacaktı.

*Yukarıdaki anımı bu sebeple anlattım. “Terbiyesiz, saygısız, sana mı soracağım, yazmıyorum, bu notu sana vermiyorum… vs.” demedim. “Seni gönlüme yazdım, unutur muyum” dedim. Düşük not verdiğim, sınıfta bıraktığım öğrencilerim de oldu. 35 yıllık meslek hayatında not konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadım. Çünkü notu, eğitimde en son unsur olduğunu düşündüğüm için önemsemedim. Öncelikle, eğitimin önemini ve gerekliliğini vurguladım. İnanmalarını, güvenmelerini sağladım. İtiraz edemeyecekleri kadar dürüst, adil ve şeffaf oldum.

*15 yaşında, ergenlik döneminde olan bir öğrencinin bazı davranış farklılıkları göstermesi normaldir. Öğrenciyi tanımak, kazanmak, sosyal yapısını ve psikolojik durumunu bilmek bir eğitim işidir. Öğretmen de bunun için vardır. Bu mesleği aklıyla, bilgisiyle ve becerisiyle yapmaktadır.

SÖZÜN ÖZÜ: Eğitimde olumlu (veya olumsuz) ETKİLER, olumlu (veya olumsuz) TEPKİLER doğurur. Bir yanlışa, yanlışla karşılık verilirse, iki yanlışın çatışmasıyla ortaya çıkan sonucun telafisi mümkün olmayabilir! Yanlış davranışların açtığı derin yaraların izleri kolay kolay silinmez!..

Öğrencilerimize ve öğretmenlerimize, “dinlenmeleri” temennisiyle iyi tatiller dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>