«

»

Oca 30

Düşman Yaratma Stratejisi

Av. Ruhittin SÖNMEZ

 

Yıllar önce yazdığım “Küçük Düşman Faydalıdır Ama” başlıklı bir yazımda anlattığım Japon balıkçıları üzerinden bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Japon balıkçılarının avladıkları balıkları taze tutmak için buldukları ilginç bir metottan bahsedilir.

“Japonlar taze balığı hep çok sevmişlerdir. Balıkçılar, Japon nüfusu doyurabilmek için büyük tekneler yaptırıp uzaklara açılmak zorunda kaldılar. Uzaklardan dönüş bir-iki günden daha uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği kaybolmaktadır. Japonlar tazeliği kaybolmuş balığın lezzetini sevmemişlerdir.

Bu problemi çözebilmek için balıkçılar teknelerine soğuk hava depoları kurdurup balıkları dondurmaya başladılar. Ancak Japon halkı taze ile donmuş balık lezzet farkını hissedebiliyordu. Ve donmuş olanlara fazla para ödemek istemiyorlardı.

Balıkçılar bu defa teknelerine balık havuzları yaptırdılar. Bu defa balıklar canlı kalıyordu. Fakat sıkışık ortamda, hareketsiz, uyuşmuş vaziyette günlerce yol gelen balığın, canlı, diri, hareketli taze balığa göre lezzeti kötüydü.

Japonlar, balıkları ülkelerine taze ve lezzetli bir şekilde getirmek için, alışılmadık bir çözüm yolu buldular. Balıkları yine teknelerindeki havuzlarda tuttular, ancak içine küçük bir de köpekbalığı attılar. Bir miktar balık, köpekbalığı tarafından yutulmuştu, ama geride kalanlar son derece hareketli ve taze kalabilmişlerdi.”

 

KÜÇÜK DÜŞMANIN SAĞLADIĞI DİNAMİZM

Japon balıkçıların bu hikâyesinden çıkarılabilecek derslerden biri de şudur:

Çok fazla hasar/ zarar vermeyen düşman veya rakip, verdiği zarardan çok dinamizm ve canlılık gibi, faydalar sağlayabilir.

Bu vakıa devletler için de, şirketler, kurumlar ve fertler için de geçerlidir.

Necip Fazıl Kısakürek‘e şu mısraları söyleten bu gerçekti:

“Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; / Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!..”

Eğer rakibiniz veya düşmanınızı belli bir ölçekte yani size verdiği zararı tolere edilebilir boyutta tutabilirseniz, bu musibetten hayırlı netice çıkarmak mümkün olabilir.

***

ABD‘nin her on senede bir dünyanın bir köşesinde savaş çıkarması ve bu savaşların sonucunda dünyada en güçlü emperyal devlet olarak kalmanın yollarını bulması tesadüf değildir.

ABD, Japon balıkçıların metodunu çok iyi uyguluyor. Kendisine büyük zarar verdirebilecek yakın güçte olan devletlerle savaşmadan ama savaşa girebilecekmiş gibi gerilimler yaratıyor. Bu arada küçük boyutlu devletlerle savaşmaktan çekinmiyor. Böylece toplumunu diri, ekonomisini canlı tutuyor. Hem de silah sanayisinin sürekli gelişmesini sağlıyor, enerji, madenler vd ekonomik kaynakları sömürebiliyor.

***

PKK terörü de bir nevi Türkiye havuzu içindeki köpekbalığı yavrusu idi. Fakat havuzun içine köpekbalığı yavrusunu koyan ise havuzun sahibi değil, rakipleriydi. Çok can kaybına ve ekonomik zararlara sebep oldu.

Buna rağmen terörün, zinde ve her an savaşa hazır, operasyonel gücü yüksek bir ordumuz olmasına katkısı oldu. Milli duygularımız, Cumhuriyete bağlılığımız ve demokrasi kültürümüz gelişti.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>