«

»

Mar 21

Değerleri (Değerlendirmeyi) Bilmek

Cafer GENÇ

Sevgili okurlarım;

Eğitim, hepimizi yakından ilgilendiren önemli bir konudur. Köşe yazılarımı, rahat okunması ve faydalı olması düşüncesiyle cumartesi ve pazar günleri yazıyorum. İki haftadır, öğretmenlerin performans değerlendirmelerinden hareketle, öğrencilerin ve eğitimin durumunu da “değerlendirme” konularına değinmiştim ve sıkıntıları sizlerle paylaşmıştım.

Bu konu gündemdeyken, MEB’in empati, öz eleştiri yaparak değerlendirmeye önce kendisinden başlamasının isabetli olacağını da belirtmiştim. Hazır yeri gelmişken yaşadığım bir “değerlendirme!” olayını anlatmak ve durumu sizlerin takdirine bırakmak istiyorum.

Gazi Anadolu Lisesi müdürü iken 2009 yılında görevden alındım. 22 Temmuz’da, görevden ayrılmadan bir gün önce, personelle vedalaşırken Aile Birliği’ne, “Yarın ayrılacağım, imzalamadığım evrakınız kalmasın” dedim. Onlar da, “Servisle anlaştıklarını, sözleşme hazırlayıp imzaladıklarını, benim görüp onaylamamı” istediler. Ben de bu iş onların işi olmakla birlikte, okulun müdürü olarak bilgimin olması gerektiği anlayışından hareketle, servis sözleşmesine bakıp en alt kısmını “görülmüştür, uygundur” anlamında onayladım.

“Ne var bunda, gayet normal!” diyeceksiniz. Hayır, hiç de öyle değil, bakın neler oldu.

2009 yılının aralık ayında, teftiş kurulundan bir müfettiş aradı.

Servisle ilgili bir şikaâyet olduğunu, sözleşmede benim de imzam olduğu için ifademi almak istediğini söyledi.

Görevden alınmam sebebiyle moralim bozuk olduğu için, “okuldan ayrılalı 5 ay olduğunu, konunun beni ilgilendirmediğini, ifade vermeyeceğimi” söyledim.

Aradan 5 ay geçti. 2010 Mayıs ayında görev yaptığım okula bir müfettiş geldi. Bu konuyla ilgili “ifademi almak istediğini, önemli bir şey olmadığını, formalitenin yerine getirileceğini” söylemesi üzerine ifade verdim.

Bir ay sonra, Yıldırım İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Şube Müdürü, (arkadaşımdır ve halen görevdedir) beni aradı. Servis konusuyla ilgili 4 tane, en hafif ceza olan “uyarı” cezamın olduğunu söyledi.

Şaşırmıştım. Kabul etmediğim için tebliğ etmeyeceğimi söyledim. “Ne yapabiliriz” noktasında, “savunmamın yeterli görülerek cezaların uygulanmaması” kararlaştırıldı.

Nitekim öyle oldu. Şimdi sıkı durun. 10 gün sonra, şube müdürü, “2008 yılında da servis sözleşmesini aynı şekilde imzaladığım için 4 zarfın daha olduğunu” söyledi.

Bu defa, cezalardan birisi, uyarmanın bir üstü olan “kınama” idi.

Önceki 4 cezaya çok kızmamın ardından, sonraki bu 4 cezaya tepkimi tahmin edemezsiniz!

Aynı şekilde cezalar verilmedi. “Kınama” cezasını da kaymakamla görüşüp itirazımı izah etmem neticesinde uygulamadı, iptal edildi.

2008 ve 2009 yılları için 4’er ceza verdikleri konular (suçlamalar) şunlardı:

  1. Komisyonda olmadığım, görevim olmadığı halde sözleşmeyi imzalamış olmam.
  2. Belediyenin tespit ettiği fiyatlara uyulmamış olması (sözleşme, fiyat tespitinden önce yapıldı.)
  3. Servis ücretinin yüksek olması (en uygun teklifle anlaşılmıştı.)
  4. Velinin ve öğrencinin mağdur edilmiş olması.

Aslında hiç de öyle değildi. Şikâyet, servis firmalarının rekabetinden kaynaklanıyordu. Neyse, bana 8 ceza verildi ama uygulanmadı. Uygulanmaması, suçu işlemediğim anlamına da gelmiyordu.

Bu cezaları bana, FETÖ olayından tutuklanmış olan İl Milli Eğitim Müdürü verdirdi.

Görevden alınmam ile ilgili davam mahkemede olduğu için, “hemen hemen her yıl ve hatta 1 yılda 4 defa, 3 yılda da 3’er defa ödüllendirilmiş bir müdür olarak, hiç cezamın olmamasına karşılık, mahkemeye, 8 cezamın olduğunu göstermek istemesine bir gerekçe olduğunu sonradan öğrendim.

Bu ve benzeri olumsuz durumlar, başta eğitime zarar vermekte olup görevden alanları da alınanları da yıpratmaktadır. Böyle bir değerlendirme anlayışı ve yaklaşımı adına ne söylenir bilemiyorum. Yorum sizin. Eğitimde, ödüllendirmeyle teşvik ederek moral ve motivasyon sağlanmalıdır. Tecrübeli, idealist değerlerin değerlendirilmesini bilmek gerekir.

SÖZÜN ÖZÜ: Şahsi ve siyasi emeller uğruna “değerlerimiz” yok edilmemelidir. Bir şeyin kıymeti yokluğunda anlaşılmamalıdır. Değerleri değerlendirmesini bilmeniz, sizin başarılı olmanız anlamına gelecektir. Değerlere değer verdiğiniz sürece, siz de değer (saygınlık) kazanırs

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>