Kategori Arşivi: Gündem Yazıları

x

KASIM AYINDAKİ ACI KAYIPLARIMIZ

Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Dairesi Başkanlığı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ve Müsteşar Yardımcılığı yaparak Türk milli eğitimine uzun yıllar başarılı hizmetler yapan, ayrıca geçmişte Adana Türk Ocağı, Ülkü-Bir Başkanlığı yapan büyük Türk milliyetçisi Necdet Özkaya 03.11.2017 Çarşamba günü vefat etmiş ve 05.11.2017 Pazar günü Adana’da Asri Mezarlık’a defnedilmiştir.

Aydınlar Ocağı Kurucu Üyelerinden Türk milliyetçiliğine büyük hizmetler yapmış olan Necati Bozkurt büyüğümüz 10.11.2017 Cuma günü vefat etmiş ve 11.11.2017 Cumartesi günü Üsküdar Karacaahmet Şakirin Camiinde kılınan cenaze namazından sonra defnedilmiştir.

Her iki Türk milliyetçisi büyüğümüze Allahtan rahmet diler, mekanlarının cennet olmasınI niyaz ederiz. Ailelerine ve Türk milliyetçisi camiaya sabır ve başsağlığı dileriz.

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

  

Eki 09

Unutulan Türkler! “Kerkük’ü Unutmadık! Kerkük Türk Kalacak”

Özcan PEHLİVANOĞLU

Bu yazıyı yaklaşık 10 yıl önce yazmışım. Türklerle ilgili gerçekler aynen olduğu gibi bugünde önümüzde duruyor. Şimdi Türkmeneli’nden, Kerkük?ten bizi temizlemeye çalışıyorlar. Ne kadar direneceğimizi hep beraber görececeğiz. Dilerim ki, yine bir tarih yazarız? Mesele biter mi? Tabii ki, hayır! Sırada Ege’deki adalarımız, Rodos, Batı Trakya, Doğu ve Batı Balkanlar, Kırım, Doğu Türkistan ve “var oğlu var” Devamını okuyun...

Eki 13

Yeni ’Yükseköğretim Kurumları Sınavı’ Sade Ama Yetersiz

Dr. Sakin ÖNER

Yüksek Öğretim Kurumu Başkanı Yekta Saraç’ın açıkladığı 2018-2019 eğitim yılında uygulanacak ’Yükseköğretim Kurumları Sınavı’ adındaki yeni yükseköğretime giriş sınav sisteminin hem olumlu ve hem olumsuz yönleri bulunmaktadır.

  1. Sınav sayısı ve süresinin sınırlandırması olumludur. Aslında bu konuda başa dönülmüştür. Merkezi yükseköğretime giriş sınavları, 1974 ve 1975yıllarında aynı gün sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda, 1976-1980 yıllarında aynı günde ve bir oturumda uygulanmış; 1981 yılından itibaren iki basamaklı bir sınav hâline getirilmiştir. Yeni sınav sisteminde sınavların aynı günde ve bir oturumda uygulanması, dört ay aralıklı iki  tarihte yapılmasından kaynaklanan sınav kaygısı, stresi ve baskısını büyük ölçüde kaldıracaktır.
  2. Oturumda 40+40=80 soruluk genel Türkçe ve Matematik sorularından oluşan Temel Yeterlilik Testi (TYT) uygulanıyor. Bu testte 150 puan alanlar önlisans, 180 puan alanlar lisans programlarını tercih edebilecek. Ama bu testin sonucunu öğrenmeden 2. oturuma girilecek olması, öğrencinin motivasyonunu olumsuz yönde etkiliyecektir. Sınavlar Haziran ayı içinde bir veya iki hafta aralıkla yapılmalı, ikinci oturuma, TYT sonucu öğrenildikten sonra girilmelidir.
  3. TYT, öğrencinin zihni becerilerini (anlama, kavrama, analiz, sentez, karşılaştırma ve yorumlama) ölçmesi bakımından yararlıdır. Bu sınav kapsamında sadece Türkçe ve temel Matematik sorusu sorulması yeterli değildir. Bu sınavda soru sayısı arttırılarak (genel yetenek ve genel kültür) soruları da sorulmalıdır.
  4. TYT Sınavının yerleştirmede ağırlığının yüzde 40 olduğu açıklanmıştır. Bu sınavda 200 puandan fazla alanların puanlarının ikinci yıl da geçerli olması sakıncalıdır. Çünkü ikinci yıl yapılacak sınav soruları, birinci yıl yapılan sınav soruları ile aynı değildir. Bu da eşitsizlik doğuracaktır.
  5. Oturumda tercih edilen programa göre: (Edebiyat- Coğrafya-1 40 soru), (Sosyal Bilimler 40 soru), (Matematik 40 soru) ve (Fen Bilimleri 40 soru)sorulacak. Bu oturumda 4 ayrı puan türü oluşturulması, lisans programlarının alan özelliklerine yeterli değildir. Puan türlerinin çeşitlendirilmesi konusu yeniden değerlendirilmelidir. Özellikle Tıp ve bazı Mühendislik programlarında fen bilimlerindeki başarının da değerlendirilmesi gerekir.
  6. Sözel puan: Edebiyat-Coğrafya-1 ve Sosyal Bilimler testlerinden,
    Sayısal puan: Matematik ve Fen Bilimleri testlerinden,
    Eşit ağırlık puanı: Edebiyat ve Coğrafya-1 ile Matematik testlerinden oluşacak.  Eşit Ağırlık’ta (Tarih) ve (Felsefe) sorularının etkisinin olmaması büyük bir eksikliktir.
  7. Meslek Yüksek Okullarının akademik düzeylerinin ve başarılarının geliştirilmesine büyük önem verildiği belirtilmiştir. Fakat bu okullara, sadece Temel Yeterlikler Sınavında 150 puan alanların kabul edilmesi doğru değildir. Meslek Yüksek Okullarında son yıllarda sağlık bilimleri ile ilgili bölümler çoğalmıştır. Bu alanlara giren öğrencilerin en azından Fen Bilimleri alanındaki puanları da göz önünde bulundurulmalıdır.
  8. Ortaöğretim başarı puanının da sınav puanlarına eklenmesi hususu yeniden gözden geçirilmelidir. Çünkü okulların puanları maalesef objektif değil, sübjektiftir. Kırsal ve varoş okullarında öğretmen kadrosundaki yetersizlikler nedeniyle vekil öğretmenlerle şişirme notlar verilebilmektedir.
  9. Aynı günde yapılacak iki oturum aynı okulda yapılırsa, aradaki sürenin iki saat olması yeterlidir. Fakat farklı okullarda olursa, bu süre büyük metropellerde yeterli olmaz. O zaman bu sürenin üç saatten az olmaması gerekir. Oturumun Cumartesi, 2. Oturumun Pazar günü sabahları yapılması,  Öğrencilerin ancak yüzde 10’unun katıldığı Yabancı Dil sınavının ise, Cumartesi günü öğleden sonra yapılması daha doğru olacaktır.

Sonuç olarak; yeni sistemde sınavların bir günde yapılması sınav stresi yönünden olumlu, fakat baraj sınavının sonuçları öğrenilmeden 2. oturuma girilmesi öğrencinin motivasyonunu bozacağı için Devamını okuyun...

Eki 13

Fatih Sultan Mehmed Han’ın Kostantaniyye-İslambol-İslambul-İstanbul’u

Emrah BEKÇİ

Milli Tarihimizin her anında birçok hadise ile karşılaşırız. İşte bu hadiselerden biri de ‘’İstanbul’’ şehrimizin adının nereden ve nasıl şartlarda verildiğidir. Hatta geçmiş vakitlerde yaşanan hadiselerin, gelecek zamanımıza ve biz Türk Milletine, farklı milletlerin nasıl baktığının fotoğrafını ne bir şekilde çekmektedir?

Fatih Sultan Mehmed Bizans Başşehrini aldığı zaman şehrin adı Kostantinopolis = Kostantinin şehri idi. Devamını okuyun...

Eki 22

Uzlaşma ve İç Kargaşa

Yrd. Doç. Dr. Zülfikar ÖZKAN

Yaratıcı fikirler üretebilmemiz için kendimizle ve dünyayla uzlaşmamız gerekir. Ayrıca huzurlu bir ömür için de hayatla uzlaşmamız şart. İçinde bulunduğumuz şartlar ne olursa olsun hayatla uzlaşmayı sağlamalıyız.

Sorunlarımız ağır olabilir. Önemli olan başımıza gelenler değil, onlara nasıl karşılık verdiğimizdir. Tarihe baktığımızda insanoğlunun en yaratıcı dönemlerinin savaş ve diğer krizler gibi büyük stres Devamını okuyun...

Eki 09

Hicret

                                                                                                         A.Kemal GÜL

Mekkeli bir yetimin hikâyesidir bu… Yaşadığı toplumun ‘’emin’’ sıfatıyla andığı, ‘’Denizlerde bir kılı ıslatacak su bulunduğu, Hıra ve Sebir dağları yeryüzünde dikili durduğu sürece’’ mücadele edecek olan ‘’erdemlilerin’’ Devamını okuyun...

Eyl 20

9 Eylül Üzerine Bir Kaç Söz!..

Özcan PEHLİVANOĞLU

Bugün 9 Eylül 2017… Mustafa Kemal Atatürk’ün komutası altında Türk Ordusunun düşmanı tabiri caiz ise denize dökerek “Güzel İzmir”i düşman işgalinden kurtarışının 95.yıldönümü!

Türkler açısından çok önem arz eden bir gün. Çünkü Anadolu topraklarında 15 Mayıs 1919’dan 9 Eylül 1922 tarihine kadar başımıza gelmedik melanet kalmamıştır.

Günümüzde bunların farkındamıyız? Elbette bir çok mesele Devamını okuyun...

Eki 09

Sosyal İlişkiler, Bağışıklık Sistemi ve Mutluluk

Yrd. Doç. Dr.Zülfikar ÖZKAN

Sosyolojinin kurucularından Emile Durkheim 19. Yüzyılın sonunda, Avrupa’da intihar oranlarını etkileyen sebepleri araştırdı. Durkheim, daha az sosyal baskı, bağ ve yükümlülük içinde olan insanların kendilerini öldürmeye daha eğilimli oldukları sonucuna vardı.
İnsanlar üzerinde en az baskı kuran dinsel yaşantıyı öngören Protestanların intihar oranlarının katoliklerden daha yüksek olduğunu buldu. Yalnız yaşayan insanlar Devamını okuyun...

Eki 13

Hollanda Cezaevlerini Kapatıyor, Türkiye’ye Cezaevi Yetmiyor

Ruhittin Sönmez

Önce Hollanda hakkındaki haberi okuyalım:

Hollanda’da suç oranının düşmesi ve ülkede var olan hapishanelerde boşluk sorununu ortaya çıkardı. Geçtiğimiz yıllarda bazı boş hapishaneleri mültecilere açan Hollanda bir kısmını da Belçika ve Norveç’e yıllık kiraya veriyor.

Ülkedeki suç oranının 20 yıldır azalması ve özellikle son dokuz yılda sürekli düşmesiyle var olan hapishanelerin üçte biri boş. Devamını okuyun...

Eyl 20

Hâkimlerin Vicdan Sahibi Olması Gerekir

Ruhittin SÖNMEZ

“Hâkimler bakımından, vicdan hüküm verirken dikkate alınması gereken son derece önemli bir kavramdır.

Anayasamıza göre, hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasa’ya, kanuna, hukuka ve vicdanlarına göre hüküm verirler. Bu nedenle hâkimin anayasayı, kanunu ne derece iyi bilmesi gerekiyorsa vicdani süreçleri de o derece iyi bilmesi ve en önemlisi de VİCDAN SAHİBİ olması gerekir.

Bir yargı mensubunu üstün kılan, onu kendi Devamını okuyun...

Eyl 20

‘’ANILARDA SON ERMENİ’’ ABD’de Okunacak…

Emrah BEKÇİ

Osmanlı Devleti 27 Mayıs 1915 senesinde ‘’Sevk ve İskân Kanununu’’çıkartarak, Osmanlı Devleti misaklarında yaşayan ‘Ermenilerin’, yine Osmanlı Devleti misakında bulunan başka bir yere devlet güvenliğinde naklini gerçekleştirmiş. Bu nakil esnasında yaşanan hadiseleri ‘sanki bir katliammış gibi’ papağanlaştıran Ermeni Diasporası, tarafsız tarihçiler eşliğinde O zamanın arşivi olan ‘Osmanlı Devleti Arşivleri’ (B.O.A) incelenmesi Devamını okuyun...

Eski yazılar «

» Yeni yazılar