Kategori Arşivi: Gündem Yazıları

Tem 10

Türk Dünyası Birliği

A.Kemal GÜL

Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de Çin güvenlik güçleri ve silahlı paramilislerin barışçıl gösterilere kanlı müdahalesinin 11’inci yıl dönümü.

Sürgündeki Doğu Türkistan Milli Meclisi’ne göre 2009 Temmuz’undaki olaylarda, 3 gün içerisinde binlerce Uygur, Çin makamlarına göre ise 197 kişi yaşamını yitirdi.

Olaylar, Çin?in Guangdong eyaletinde bir fabrikada zorla çalıştırılan Uygur Türklerinin beraber çalıştıkları Devamını okuyun...

Haz 29

Tarihî ve İlginç Bir Belge

Halil ALTIPARMAK

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ONUNCU YIL NUTKU’nu hepimiz biliriz elbette. Kendi sesinden belki sayısız defa dinlediğimiz bu Nutkun içeriğinde neler olduğu pek dikkatimizi çekmez gibi gelir hep bana. Bu nedenle, Onuncu Yıl Nutku’nun herkes tarafından tekrar tekrar ve dikkatle okunmasını hep arzulamışımdır.

Aşağıda, ATATÜRK’ün kendi elyazısıyla yazdığı Onuncu yıl Nutku’nun bir sayfasını göreceksiniz. Bu sayfada bir özellik var. Adı Devamını okuyun...

Haz 23

Ahde Vefa

Ruhittin SÖNMEZ

“Ahde vefa” (söze bağlılık) ahlakın ve hukukun temel ilkelerinden biridir. Romalıların “pacta sunt servanda” olarak ifade ettikleri ahde vefa ilkesi uyarınca kişi, serbest iradesi ile verdiği sözlerle bağlıdır.

Özel veya tüzel kişilerin aralarında yaptıkları sözleşmelerin geçerliliği ve bağlayıcılığı ahde vefa ilkesine dayanmaktadır.

Ahde vefa ilkesi Türk Borçlar Kanunu’na, dolayısıyla borçlar hukukuna Devamını okuyun...

Haz 10

20.Yüzyılın Korkut Atası; Cengiz Aytmatov

 Av. Murat SÜRMELİ

Bozkır diyarlarının zengin aktarımlarını ve imgelerini yöresellikten evrenselliğe taşıyan, dünya edebiyatının seçkin yazarlarından olan Cengiz AYTMATOV 1928 yılında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e bağlı eserlerinde de adını sıklıkla andığı Talas Vadisi’nin Şeker Köyü’nde dünyaya gelir. Aytmatov 2.Dünya Savaşı’nın yokluk ve kıtlık yıllarında yüzyılın kahramanlığına doğru ilerleyen bilgelik dolu bir çocukluk Devamını okuyun...

Haz 08

Yaşama Dair…

Emrah BEKÇİ

İnsan kendi yaşamını sorguladığında sisteme bazen yakın; bazen ise duygusal olarak ters gelen vaziyetler ile karşılaşır.

Hayatımızda bizleri memnun eden birçok davranış ve husus, belki başkalarını rahatsız eder. Hatta kişinin bir iş ile ilgili kazancı bir başkasının kaybının ürünüdür.

Buna en bariz ve sert örneklerden biri; insanın hayatını kayıp etmesi, yani ölmesi ve ölümünden kazanç elde eden ve başarısını ticari olarak Devamını okuyun...

May 16

Kültür ve Türk Kültürü Üzerinde Oynanan Oyunlar

Dr. Şahin CEYLANLI

Kültürler, milletlerin benliklerinden ve ruhlarından süzülmüş maddi ve manevi değerlerdir, veya genel anlamda bir toplumu var eden değerler bütünü ve mensubu oldukları milletlere şahsiyet kazandıran değerlerdir. Kültür bir topluma ait değerleri bünyesinde toplayan bir sosyal dayanışma aracıdır.

Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu, Kültür ve Milli Kültür konulu tebliğinde şöyle diyor: “ Kütleler milletleştikçe, kültürleri Devamını okuyun...

May 16

Mutluluk İle Huzur Arasındaki Farklar

Dr. Öğr. Üyesi Zülfikar ÖZKAN

Mutluluk, olumlu düşüncenin duygusudur. Anlamlı ve keyifli yaşamaktır. Huzur ise, bütün endişelerden kurtularak egonun sınırlarının ödesine geçmedir. Huzur gönül rahatlığıdır.
İngilizcede happy, mutlu, mesut, memnum, sevinçli, neşeli, uygun, yerinde olan anlamına gelmektedir.
Peace ise, huzur, rahatlık, uzlaşma, iç huzuru, barışma, sükunet anlamına gelmektedir.
Mutluluk, olumlu olarak algılanan şartlara Devamını okuyun...

Haz 10

Yeni Anayasa ve 1920 Ruhunu Çağırma…

Prof. Dr. Mustafa E.ERKAL

            T.C. tehlikeli bir eşikten döndürülmüştür. Demokratikleşme diye milli devletimizin yapısı tanınmaz hale getirilebilir; ülkemiz etnik guruplar kullanılarak çözülebilirdi. Tarihin derinliklerinden gelen Türk devleti öcü olarak gösterildi; devletsiz, milletsiz, bağımsız fert ütopyası ortada dolaştırıldı. Terörle hukuk devleti içinde mücadele yerini müzakereye, Dolmabahçe toplantısına, Oslo görüşmelerine bıraktı. Devamını okuyun...

Haz 08

Türkiye Toplumu (!)

A.Kemal GÜL

 

Rönesans ve reform hareketleri, Batı’da skolâstik düşünceyi yıkarken, Osmanlı’da aynı dönemlerde dini eğitim daha fazla ağırlık kazanmıştır. 1454’te Almanya’da matbaa bulunmuş ve Batı’da okur-yazar olanlar bilimsel eserlere kolayca ulaşmıştır. Osmanlı ise matbaayı yasaklamış ve ancak Almanya’dan 300 yıl sonra izin vermiştir

 

Osmanlı Devleti, bütün bu sıkıntılara uğramış olmasına rağmen, 18. Yüzyıldan Devamını okuyun...

Haz 10

Tarih, Millet ve Dil

 Halil ALTIPARMAK

Pat diye soruyorum;

Tarih nedir?

Elbette, bu soruya çok çeşitli cevaplar verilebilir. Ancak, Kendi ölçülerim, tecrübem, bilgilerim ve değerlendirmelerim ışığında bir cevap vermek istiyorum: TARİH, GEÇMİŞİ ANLATAN GELECEKTİR.

O halde, Tarih bilmeden, geleceği kuramazsınız.

Böyle bir girişi ne için yaptım?

Önce, aşağıdaki yazıyı bir okursanız, ne için yazdığımı daha iyi anlatabileceğim, zannederim.

“Düstûr-u mükerrem, müşir-i mufahham; Devamını okuyun...

Eski yazılar «