Kategori Arşivi: Gündem Yazıları

x

KKTC’nin 36. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ…

KKTC’nin kuruluş yıldönümünü kutluyor; dün ve bugün O’nu inkar edip Rum’a ve AB’ye peşkeş çekme peşinde olanları kınıyor ve ayıplıyoruz. Tarih daima milliyetçileri haklı çıkarmıştır. Fazıl Küçük’ü, aziz şehitlerimizi ve milli davamızı hayatı boyunca savunan değerli devlet adamı ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı rahmet, saygı ve özlemle anıyoruz.

AYDINLAR OCAĞI GENEL MERKEZİ

Ağu 05

Politika İnsan Üzerinden Yapılır!

Av. Özcan PEHLİVANOĞLU Türkiye’de siyaset ve politikacılar hakkında düşünülenler açısından temel yanlışlıklar var. Halkın ve de aydınların, bunların varlığından haberi bile yok. Hatta politikacılar bile neyin ne olduğunun farkında değil çünkü onların bir çoğu =&0=& peşine düşmüş insanlar… O zaman politikayı nasıl yapacak ve siyaseti nasıl oluşturacağız? Politikayı yapan insandır. Bu sebeple siyaseti insan faktörü oluşturur. Fikirler ve buna ilişkin eylemler hep insan(lar) tarafından ortaya konulur. İnsan bu konuda iyi değilse nasıl iyi bir siyaset izlesin? Hangi fikri ortaya koysun? Eylemleri ile hedefe ne şekilde ulaşsın? Burada insanın iyiliğinden kastımız; karakterli, kişilikli, şahsiyetli, erdemli, ahlaklı, bilgili, tecrübeli, vatansever, objektif, liyakat ve ehliyetli, milliyet sever hususların top yekün bünyede barındırılmasını ifade eder. İnsanda bunlar yok ise nasıl politika yapacak? Bana diyorlar ki; eleştirilerini ve görüş açıklamalarını insanlar üzerinden yapma! Nasıl yapacağız o zaman? Fikirler yanlış! Politikalar yanlış! Ortaya konulan siyaset yanlış! Uygulamalar yanlış! Ama bunları yapan insanlar doğru, öyle mi? Türkiye’de siyaset açısından bir yanlışı düzeltelim o zaman; eğer bir iş =&1=&lar tarafından yapılmıyorsa netice almak imkansızdır. Bunun örnekleri istemediğimiz kadar çoktur. O zaman hatayı; fikirden önce bunu ortaya koyan ve uygulamayı gerçekleştirenlerde aramak gerekir. Herkes üzerine düşeni yaptı ise Türkiye niye siyasi bir açmazdadır? Bunun sebebi insan faktöründe yatmaktadır. Yanlış adamlarla doğru işler yapılamaz! Türkiye halen bir orta çağ karanlığındadır. Aşiret anlayışına dayalı feodal yapılar hüküm sürmektedir. Sosyolojik gerçeklerin ve eğitimsizliğin ortaya çıkardığı insan tipi vahim boyuttadır. Türkiye; bırakın dış güçleri, iç güçler tarafından bile bir türlü paylaşılamayan ve bu nedenle güç savaşlarının acımasızca sürdüğü bir ülkedir. Hal böyle olunca bu siyasete yansımaktadır. Bir de buna yanlış adamların birlikteliği yada koalisyonu eklenince iş siyasette başarısızlığa gitmektedir. Belki bu siyaset yapan politikacılarla yada ülkeyi dizayn etmeye çalışan =&2=& ile ilgili bir husus olabilir. Ancak politikacı dediğimiz kişilerdeki yanlışlığı görmeden ve bunları isimlendirmeden doğru analizler yapmak mümkün değildir. Siyasette eleştiriler kişiler üzerinden yapılmalıdır. Başarı ödüllendirilmeli, başarısızlık ise cezalandırılmalıdır. İşin içine vefa, dostluk, arkadaşlık, hemşerilik, menfaatler ve bilhassa nefis girerse gidilecek bir hedef yok demektir. Israrla kişileri konuşmaktan ve tartışmaktan kaçınanlara bir tavsiyem olur ki; elde ettiğiniz kısmi başarıların geçici olduğunu biliniz… Gerçekle bir an önce yüzleşmezseniz yarınlarda hüsran, kaçınılmaz olacaktır… Kişileri konuşmayalım sistemi ve yapılanları konuşalım diyenler bir an önce anlasın ki; o sistemi ortaya koyan ve eyleme dönüştüren, neticeyi alan yada alamayan insanlardır. Bunu sorgulamazsanız başarı gelmez. Ancak Türk siyasetinde ilk düğmeleri yanlış bağlayıp sonra da mükemmel başarılar beklemek tedavi gerektiren bir hastalık haline dönüşmüştür. Teşhisi doğru yapalım ve ona göre tedavi uygulayalım. Bunu yaparsak ülkeye hizmet etmiş oluruz. Aksi halde tarihin yazdığı =&3=&nda yerimizi pek iyi bir şekilde almayız. Dost acı söyler!

Tem 22

Kıbrıs’da “Türk Toplumu”ndan “KKTC”ye…

Prof.Dr.Mustafa E. ERKAL

20 Temmuz 1974 tarihi, Kıbrıs’ta Türklerin yok edilmesinin engellendiği, insan haklarının en önemlisi olan bir toplumun yaşama hakkının elde edildiği gurur ve şeref günüdür.

Zaferin 44.üncü Yıldönümü’nde, Türk toplumu ifadesini çoktan aşan KKTC’yi korumak ve ona sahip çıkmak kendini Türk olarak hisseden herkesin görevidir. Kıbrıs Barış Harekâtı milletlerarası anlaşmalara uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Yıllardır Türklere Devamını okuyun...

Haz 10

Birgün Elbet Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar!

Emrah BEKÇİ

 

‘’İdeolojiler siyaset dünyasının haritaları; Haritasız denize açılınır mı? Ama harita tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz. Pusulaya da ihtiyaç var. Pusula: şuur. Tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru, ideolojilerin peşine takılanlar pusulasızdırlar. Gemi ya kayalara çarptı ya batağa saplandı.’’

 

Cemil MERİÇ / Bu Ülke, Ötüken 1979, s. 141.

 

Bir ülkede siyaset devletin yönetimini ve milletin refahını hedef alarak Devamını okuyun...

Ağu 14

Davet Edilen Kriz

Prof. Dr Mustafa ERKAL  Son günlerde Türkiye bir ekonomik kuşatma ile karşı karşıyadır ve bu kuşatmada dolar silah olarak kullanılmaktadır. Aslında bu kuşatma ile ekonomimizde oluşan krize davetiye uzun süredir takip edilen yanlış ekonomik politikalarla çıkarılmıştır. AVM’lerde dolarla kiralamalar ve satışlar yapılması, kamu dahil ihalelerde dolarla işlem yapılması ve bazı alt yapı yatırımlarının dolara bağlanması bugünleri hazırlamıştır. Türkiye’nin ekonomik bir kuşatma altında olduğu açıktır. 15 Temmuz 2016’da başarılı olamayanlar, bugün doları kullanmaktadırlar. Türkiye, Ortadogu’da hak ve menfaatlerini koruyamaz ve hareket edemez bir hale getirilmek istenmektedir. Terör örgütleri ABD tarafından koruma altına alınmakta ve silah yardımıyla desteklenmektedir. Bugünkü ekonomik krizinin sebebinin papaz olarak gösterilmesi bahanedir. Ancak” al papazı, ver papazı” söylemi çok talihsiz bir beyan olmuştur. Hukuk devletinde suçlu veya şüphelinin konumunu siyaset değil, yargı belirler. ABD’nin papazı bahane etmesi, gerçek niyetini perdelemek içindir. Türkiye uzun süredir alternatif arayışına itilmektedir. Ancak Trump yönetimi bütünüyle ABD kamuoyunu temsil etmemektedir. Yöneticilerimiz ABD kamuoyunu mutlaka aydınlatmalıdırlar. Suriye’nın kuzeyinde, Fırat’ın doğusundaki aleyhimize gelişmelerde ABD-Rus ittifakı vardır. O bölgede onlar tarafından kullanılan Kürtlere bir Kürt devleti kurdurulmaktadır. Burada oluşturulan ve silahlandırılan 60 bin kişilik PKK/PYD ordusu, tamamen ABD’nın eseridir. Bunun için, öncelikle Malatya-Kürecik’te İsrail’in güvenliğini sağlamak için kurulan üs, göz önünde tutulmalıdır. “İncirlik üssü” lafı çok bayatlamıştır. Türkiye’nin kullanabileceği birçok önemli koz vardır. Şu anda Suriye İsrail için tehdit olmaktan çıkarılmıştır. Şimdi sıra Türkiye ve İran’a gelmiştir. ABD’nin Türkiye’den ithal edilen alüminyum ve çelikten aldığı ithal vergisini aşırı yükseltmesi,hem uluslararası ticarete aykırıdır ve hem de hasmane bir davranıştır. Türkiye uzun süredir, üretmeyen ve her şeyi ithal eden bir ülke durumuna düşürülmüştür. Oysa Türkiye, dış ticaret fazlasına değil, dış ticaret açığına mahkum olan bir ülkedir. Uygulanan ekonomi politikası, Türkiye’nin lehine olmamıştır. Döviz getirisi olmayan şirketlerin dövizle borçlanmasına izin verilmemesi isabetli olmuştur. Faize yanlış bakış ve değerlendirmeler yabancı sermayenin kaçışına sebep olmuş, ülkeye doğrudan yatırımları azaltmıştır. Bunun için bu ekonomik kuşatmaya karşı iktidarımızla, muhalefetimizle birlik halinde hareket etmeli ve ortak tavır sergilemeliyiz. Planlı bir kalkınma seferberliği ile üretime dayalı milli bir ekonomiye sahip olmalıyız. Ancak o zaman tam bağımsız bir ülke oluruz.

Tem 19

24 Haziran Seçimlerine Dair Bazı Sonuçlar

Ruhittin SÖNMEZ

24 Haziran 2018 seçimleri üzerinden üç hafta geçti. Bu seçimlerin Cumhuriyet tarihimizin en önemli seçimlerinden biri olacağı belliydi.

Nitekim peş peşe gelen Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile devletimiz yeniden yapılandırılmakta. Bu yapılandırma sadece “Cumhurbaşkanı” adıyla anılan tek kişinin imzaladığı kararnamelerle gerçekleşmekte.

Sistemde öyle bir değişim yapıldı ki, “biz millet olarak bir kişiyi seçtik, geride Devamını okuyun...

May 27

Laikliğe Neden Karşı Çıkıyorlar?

Ali Kemal GÜL

İstanbul Müftülüğü, semavi dinlerin temsilcilerine iftar verdi. İftarda konuşan İl Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, toplumda din ve din adamlarının yerini sütün içerisindeki laktoza benzetti ve Nasıl sütün içerisinden laktozu alırsanız geriye su kalırsa toplumdan da dini, dini değerleri ve din adamlarını alırsanız aynı şey olur.” dedi.

Toplumdan dini değerler alınırsa, elbette büyük sarsıntı olur. Ama günümüzde insanlar Devamını okuyun...

Tem 31

Maraş’ın Bağları Öksüz Kaldı!

Özcan PEHLİVANOĞLU

Sizlere üç beş yıl evvel Mahir Ağbinin bağından bahsetmiştim. O bağ Maraş’ın en güzel bağı idi ve o bağın bu kadar güzel olmasının nedeni ise Mahir Ağbinin kendisiydi…

Yiğit, güzel ve dost canlısı insan, sofrasına oturup yemeğini yediğim insan Mahir Ağbiyi kaybettik…

Hem ailesi, hem sevenleri hem de Maraş’ın bağları öksüz kaldı…

Ben de, gerçek bir dostu kaybettim? Onun bağında bir akşam Maraş?ın Devamını okuyun...

Tem 02

24 Haziran 2018 Seçimlerinin Kazananları Ve Kaybedenleri

Dr. Sakin ÖNER

 

Türkiye’nin yönetim sistemini değiştiren ve 98 yıllık “Parlamenter Hükümet Sistemi”nden “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne dönüştüren  24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri gerçekleştirildi. Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildi, AKP tek başına salt çoğunluğu elde edemedi, ancak MHP ile kurduğu “Cumhur İttifakı” Devamını okuyun...

Tem 13

Yine Fil Avcıları Kazandı

Ruhittin SÖNMEZ

 

Gazetede köşe yazısı yazmaya başlayalı 11,5 yıl olmuş. İlk yazılarımdan birinde “Fil Avcıları” başlığını kullanmış ve şu hikâyeyi anlatmıştım.

Fil avcılarının filleri avlama ve ehlileştirme hikâyesi şöyleymiş:

Filler çok geniş vadilerde yaşasalar bile her gün kullandıkları yoldan gidip gelirlermiş.

Fil avcıları da fillerin geçeceği yolu derince kazarlar üzerini ince bir tabakayla örterler ve en önde yürüyen filin o kazılan Devamını okuyun...

Tem 24

Ah Şu Kötü Muamele Kurbanı Çocuklar!

Dr. Öğr. Üyesi Zülfikar ÖZKAN

Genel olarak çocuklar başkalarının kendilerine davrandığı gibi davranırlar.
Eğer anne-babaları tarafından çok eleştirilmişlerse, tehdit edilmişlerse, sert cezalara uğramışlarsa gitgide ilgisizleşirler. Oyun arkadaşlarının canı yandığında ve ağladıklarında onlara ilgi göstermezler. Bu süreçte arkadaşları arasında tutunamazlar, depresyona yakın olurlar ve zihinsel olarak zorluk yaşarlar.
Kötü muamele gören Devamını okuyun...

Eski yazılar «

» Yeni yazılar