«

»

Nis 03

Bursa Kitap Fuarı’nın Ardından

Cafer GENÇ

   17 – 25 Mart tarihleri arasında düzenlenen Bursa 16. Kitap Fuarı’nın geride bıraktıkları ile ilgili izlenimlerimden hareketle kitabın öneminden söz edeyim.

2016 ve 2017 yıllarında, Bursa Kitap Fuarı’nda “İmza Günü” düzenlemiştim. Bursa Türk Ocağı standında düzenlediğim bu imza günüme ilgileri ve destekleri sebebiyle yönetim kurulundan Hamit Saraç Beye’ bir kez daha teşekkür ediyorum. Kitabımı herhangi bir ücret karşılığında vermemiştim. Yüzlerce öğrencime, öğretmen arkadaşlarıma, dostlarıma ve fuar ziyaretçilerine imzalayarak ücretsiz, hediye olarak dağıtmıştım. Kurumlara ve üniversite öğrencilerine yardım amacıyla imzaladığımın bilinmesi ve söylenmesi üzerine 1 TL, 2 TL, 3, 5 TL gibi bozuk paralarını verip katkıda bulunanlar da oldu. Bunu, şunun için söylüyorum. 1) Kitaba ilgi ve sevgi sağlanmalıdır, kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için bir şeyler yapılmalıdır. 2) Kitap Fuarı olmasına rağmen, kitap fiyatları yüksek olduğu için bütçe sebebiyle, sınırlı sayıda almak zorunda kalındığı bilinmelidir.

Bu, iki konu ile ilgili olarak, Kitap Fuarı izlenimlerimden hareketle; a) Devlet, kitaba ilginin ve sevginin sağlanması için, okuma alışkanlığı kazandırmak adına özendirici, etkili, gerçekçi kampanyalar, etkinlikler düzenlemelidir. b) Devlet, nasıl ki bazı alanlarda teşvik desteği veriyorsa kitap için de düşünmelidir veya Kültür Bakanlığı ile kendisi bastırmalıdır. Kitap fiyatlarında ticari amaç olmamalıdır. Sadece, “emeğe saygı, emeğin karşılığı” adına yazarına standart, sembolik bir ücret ödenmesi uygun olur diye düşünüyorum. Kitabı, “karın doyurma” değil, “gönül doyurma” olarak değerlendirmek gerekir.

Kitap, ciddiye almadığımız, çok ihmal ettiğimiz bir konu. Bir türlü okuma alışkanlığını, kitap sevgisini gerçekleştiremedik. Gelişmiş ülkeler bu meselelerini halletmişler. Mesela, Japonya’da 1 günde basılan kitap sayısı, bizde 1 yılda basılan kitap sayısına eşittir. Japonya’da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25 iken, bizde ise 12 bin kişiye 1 kitap düşecek kadar komik bir farkın olduğunu söylemiş olayım. (Japonya’da, 1 kişi 25 kitap okurken bizde, 6 kişi 1 kitap okumaktadır) Dünyada, kitap okumada 86. sırada bulunmaktayız…

Bursa Kitap Fuarı’na gelince. Her geçen yıl ilginin artması sevindirici olmakla birlikte ders ve test kitaplarının çokluğu dikkat çekmektedir. Kitap fuarlarında amaç, “ilgi, teşvik ve tanıtım” olmalıdır. Ticari yönü en son düşünülmelidir. Sanayiler, şirketler, kurum ve kuruluşlar, hayırseverler sponsor olmalı, ücretsiz dağıtım stantları kurulmalıdır. Kısacası, gündemdeki “ÇİFTLİK BANK” faciasını hatırlatarak “dolandırmanın” ve “dolandırılmamanın” yanlışlığı ile ilgili bilginin ve bilincin kitap okuma ile kazanılacağını söylemiş olayım.

Bursa’nın, 3 milyona yaklaşan nüfusu göz önünde bulundurulursa, ziyaret edenlerin 273 bin kişi olması abartılmamalıdır. 100 kişiden 11 kişinin (% 11) ziyaret etmiş olmasını Bursa gibi gelişmiş, modern, büyük bir şehir için yeterli görmemek gerekir. Nüfusun en az % 30 gibi bir oranın olmasını isterdim. 590 bin öğrencinin olduğu Bursa’da, 83 bin öğrencinin okullarıyla birlikte grupça ziyarette bulunduklarını, gelmemiş olan 500 bin öğrencinin de sorgulanması gerektiğini vurgulamak isterim.

Kitap, kelime hazinemizi zenginleştirir; doğru, düzgün, güzel ve etkili konuşmamızı sağlar. Hayatın gerçeklerini ve anlamlı yaşamayı öğretir, hedeflere yönlendirir. Bir kitap, küçük olan maddi yapısına, çok geniş olan düşünce dünyasını sığdırmıştır. Güzel bir kitap, hissettiğimiz sıcaklığıyla içimizde donmuş duygularımızı eritir. Her kitapta, avuçlarımızın içinde tuttuğumuz dünyamız, hayallerimiz vardır. Kitap, ilk sayfasıyla umutla açılan, son sayfasıyla kazançla kapanan bir hazinedir. Kitaplar ruhun ilacıdır, aklın tedavi yerleridir. Fikrin ve zekânın, duygu ve düşüncenin evlatlarıdır. Gerçeğin aynasıdır. Medeniyete yol gösteren ışıklardır. Ve önemi ile ilgili daha pek çok sebep söylemek mümkündür. Durum böyle olunca, anne ve babalara da bir çift sözüm olacak. Mutlu, kaliteli, başarılı hayatın gerçeği olan eğitimin temeli, kitap okumayla yakından ilgilidir. Evlatlarınızın elinden tutun, kitap fuarlarına, kitap etkinliklerine, kütüphanelere götürün. Ayda 3 – 5 tane kitap alın, hediye olarak kitap verin. Küçük yaşlarda kitaplığını (kütüphanesini) kurmasına yardımcı olun, destek verin. Kitap okuyanla okumayanı takip ederek aradaki farkı fark etmenizi tavsiye ederim.

SÖZÜN ÖZÜ: Evlatlarımıza bırakacağımız en güzel miras eğitimdir. Eğitimin temel hazinesi kitaptır. Kitapla mutlu bir hayatınız, umutlu bir geleceğiniz olsun…

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>