«

»

Tem 29

Bu Dil ve Üslûptaki Amaç Nedir?

Halil ALTIPARMAK

Amaç; Millî Devlettir.

Araç; Din istismarıdır.

Neden böyle başlıyorum?

Çünkü, yaşananlara bakınca ve önceki dönemleri değerlendirince bunu çok açık olarak görmemek mümkün değildir.

Çok basit bir iki soru soralım da neden açık olarak gördüğümüzü anlatabilelim.

Ayasofya’nın Cami olmasından, bu ülkede memnun olmayan insanın çok az olduğunu biliyoruz. Zaten, neden memnun olunmasın ki?

Pekiii!!!

Koskoca bir toplumun hemen hemen tamamının memnun olduğu bir konuda;

“Tarihe ihanet ettiler”, “Vakıf mallarına dokunanlara lanet olur” gibi ifadeler ne için kullanılır?

Herkes memnun olmuşken, bu memnuniyeti ortak olarak yaşamanın, ayrışmaya yer vermemenin yararı daha fazla olmaz mı? Hem de kendilerine yararı daha fazla olmaz mı?

Açıktır ki olur.

Peki, neden bu tür diller kullanılır?

Bunun için, yazının girişini öyle yaptık.

Tekrar ediyorum:

Amaç: Millî Devlettir.

Araç: Din istismarıdır.

Madem, Danıştay kararına uymak bu kadar önemli de, aynı Danıştay daha önce, ANDIMIZ’ın kaldırılmasına karşı da oy verdi. Peki bu karar neden uygulanmadı?

Şimdi bakalım madalyonun diğer tarafına.

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u 21 yaşında fethederek, Türk Milleti’ne tarihin en önemli armağanlarından birini vermiştir. Bu armağanın içinde elbette, Ayasofya kilisesi de vardır ve cami yapılmıştır.

Ancak, Osmanlı Hanedanları, Bu büyük armağanı koruyamayarak 13 Kasım 1918 tarihinde, İstanbul’un işgalini engelleyememişler ve maalesef Hıristiyan dünyasının sevinçlerini gerçekleştirerek, övüncümüzü elimizden almışlardır.

Eğer, işgal devam etse idi, hiç tereddüt edilmez ki, yapacakları işin başında, Ayasofya’nın Kilise yapılması vardı. Bu nedenle, İstanbul, Millî Mücadele’nin başarılması ile, ikinci defa fethedilmiş ve Türk Milleti’ne armağan edilmiştir. Yani, İstanbul  ile ilgili ne yapacağmız bizim kararımıza bağlı olmuştur.

Bu gerçekler ortada iken, neden  Mustafa Kemal ATATÜRK düşmanlığı devam eder?

Anlaşıldı mı neden?

Mesele cami yapmak meselesi olsa idi, hiç gereği yokken  Akdamar kilisesi gibi bir çok kilise, masraflar ederek açılır mıydı?

Bir de vakıf meselesine girelim. Bizim inancımıza göre vakıflar kutsaldır ne demek?

Hangi inancımızda vakıflar kutsalmış?

Osmanlı’da Vakıfların görevi nedir, biliyor musunuz?

Devlet, Dirlik sistemi ile, askerî ve tarım meselesini büyük ölçüde, kendi insanına çözdürmüştür. Vakıf kurmayı da teşvik ederek, soyal dayanışma ve yardımlaşmayı yine vatandaşlarının çözmesine zemin hazırlamıştır. Böylece, Devlet, birçok konuyu kendi dışında halletmenin yolunu bulmuştur. Vakıf budur! Ancak, tarih içerisinde, bu her iki düzen de bozulmuş, yıpranmış ve işlevlerini büyük ölçüde kaybetmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>