x

AYDINLAR OCAKLARI 47. BÜYÜK ŞURASI 26-28 EKİMDE MALATYA'DA YAPILACAK 

                Haziran ayında yapılacakken seçimler nedeniyle ertelenen Aydınlar Ocakları 47. Büyük Şurası 26-28 Ekim tarihleri arasında Malatya'da yapılacak. 
                Şura 26 Ekim Cuma günü saat 14.30'da Malatya Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'ın açılış konuşması ile başlayacak. Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal'ın genel değerlendirme konuşmasından sonra "Dünya Siyasetinde Yeni Dini Hareketler" konulu açık oturum yapılacak. Akşam yemeğinden sonra saat 20.00'de Ocak Başkanları İstişare Toplantısı yapılacak. 
                27 Ekim Cumartesi günü saat 09.30-12.00 arasında yapılacak 1. Oturumda Türkiye ve dünya gündemindeki konularla ilgili tebliğler sunulacak. Öğle yemeğinden sonra Battalgazi gezisi ve Şehitlik ziyareti yapılacak. Saat 16.00-18.30 arasında yapılacak 2. Oturumda tebliğlerin sunumuna devam edilecek. Akşam da bir konser verilecek. 
                Şura 28 Ekim Pazar günü saat 10.00'da Şura Sonuç Bildirisinin okunması ile sona erecek.
Şurada sunulacak tebliğler Malatya Aydınlar Ocağı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'a gönderilecektir. Tebliğlerin sunumunun 15'er dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

«

»

Şub 16

Bir Millet Direniyor

Halil ALTIPARMAK

Moraller bozuk!

Gerilim had safhada!

İnsanlar, ümitsiz, üzgün ve kızgın!

Kafalar karışık!

İnançlar karmaşık ve çelişkili hale gelmiş!

Gençler, gelecekten endişeli!

Değerler, büyük yıpranmalara maruz kalmış!

Asırlardan beri ayakta duran inançlar bile çok ciddi aşınmalar yaşamaya başlamış!

Ama, olsun!

Ülkeyi bu duruma getiren kişi mutlaka yerinde kalsın!

İnsanlar canavarlaşmış!

Üç sapık, gencecik kızımızı sadece minibüste son yolcu olduğu için kaçırıp, tecavüz edip hunharca öldürmüş!

Bu üç sapık bir takım işaretler yapma hayâsızlığı göstermiş. Bu hayâsızlığın üzerine gidenler oluyormuş ki, bu daha da kötü bir durum. İyi, her suç işleyenin yaptığı işaretlere ve söylediği siyasî sözlere göre değerlendirmeler yapalım, ne güzel. Bakın, bunlar sapıktır ve idam edilmelidir(*).

Neyse, konumuza dönelim…

Aile içi şiddet sosyal patlama çağrışımını bile aşmış!

Ama olsun, birkaç kişi, birkaç evlat geleceğini garantiye almasına devam etmesi için bu olanlar gizlensin!

Ekonominin geldiği durum ortada ve bunun sorumlusu ortada!

Ama olsun, yandaş basında nemalananlar bu haram lokmaları yutmaya devam etmek için yalakalıklarına her gün yalakalık eklesinler!

Ülkemiz, en ağır şartlarında, savaş tehlikesi yaşadığı dönemlerde, kuruluşunun ilk dönemlerinde bile bu kadar ağır bir ortamda bulunmuyordu.

Birkaç kişinin kendilerine dünya egemen güçleri tarafından verilen olağanüstü basın desteği ile oluşturdukları algı yönetimi, nereye kadar gidecek ve nereye kadar başarılı olacak?

Bir toplumda, bir insanda hayatı devam ettirmenin en önemli aracı olan ümit yok olur ve ümidin yerini yoğun bir endişe, belirsizlik alırsa, o toplumu ve o insanı yönlendirmek bir süre sonra mümkün olamaz.

Öyle, algı yönetimi, yalanı doğru gibi gösterme, yapılan namussuzlukları gizleme, olağanüstü hırsızlık ve yolsuzlukları yok sayma gibi gariplikler ve cambazlıklar bir süre sonra işlemez hale gelir.

Her şeye rağmen, bu milletin direndiğini, içten içe gelen dalgaların hafif uğultusunu gören gözlerin, duyan kulakların sahipleri fark etmektedirler.

Net söylüyorum:

TÜRK MİLLETİ, HER ŞEYE RAĞMEN DİRENİYOR.

TÜRK MİLLETİ, ANADOLU’NUN TÜRKLÜK KİMLİĞİNİ KAYBETMEMESİ KONUSUNDA KARARLIDIR.

Herkes, bu gerçeklerin en kısa sürede ortaya çıkacağını görecektir.

Millî Mücadele başlarken yok olup gittiği zannedilen Türk Milleti, Mustafa Kemal ATATÜRK,

Kâzım KARABEKİR ve silah arkadaşlarının önderliğinde dünyaya meydan okumuş ve dünyanın egemen güçleri ve onların maşalarını yenmiştir.

Binlerce yıldan beri Anadolu’da kesintisiz en uzun yaşamayı başarmış olan Türk Milleti, bugün de bir avuç içerideki oligarşik yapı ve onların arkasındaki dünya egemen güçlerine karşı mutlaka, ama, mutlaka direnecek ve kazanacaktır.

*… idam geri gelmelidir tartışılmasının açılmasını istiyorum. Dinimizin istismarını yapmakta hiçbir sakınca görmeyenler, dinimizdeki idam konusunda neden girişimlerde bulunmazlar. Kaldı ki, günümüz hukuk sistemine göre de idam tartışılmalıdır. Çünkü, ABD’de de idam vardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>