x

AYDINLAR OCAKLARI 47. BÜYÜK ŞURASI 26-28 EKİMDE MALATYA'DA YAPILACAK 

                Haziran ayında yapılacakken seçimler nedeniyle ertelenen Aydınlar Ocakları 47. Büyük Şurası 26-28 Ekim tarihleri arasında Malatya'da yapılacak. 
                Şura 26 Ekim Cuma günü saat 14.30'da Malatya Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'ın açılış konuşması ile başlayacak. Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal'ın genel değerlendirme konuşmasından sonra "Dünya Siyasetinde Yeni Dini Hareketler" konulu açık oturum yapılacak. Akşam yemeğinden sonra saat 20.00'de Ocak Başkanları İstişare Toplantısı yapılacak. 
                27 Ekim Cumartesi günü saat 09.30-12.00 arasında yapılacak 1. Oturumda Türkiye ve dünya gündemindeki konularla ilgili tebliğler sunulacak. Öğle yemeğinden sonra Battalgazi gezisi ve Şehitlik ziyareti yapılacak. Saat 16.00-18.30 arasında yapılacak 2. Oturumda tebliğlerin sunumuna devam edilecek. Akşam da bir konser verilecek. 
                Şura 28 Ekim Pazar günü saat 10.00'da Şura Sonuç Bildirisinin okunması ile sona erecek.
Şurada sunulacak tebliğler Malatya Aydınlar Ocağı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz'a gönderilecektir. Tebliğlerin sunumunun 15'er dakikayı geçmemesi gerekmektedir.

«

»

May 19

Beyninizin Efendisi Olun!

Yrd. Doç. Dr. Zülfikar ÖZKAN

 

Beyninizi kontrol edebilirsiniz. Siz onu kontrol etmezseniz, o sizi kontrol eder ve kendi programına göre istemediğimiz deneyimler yaşatabilir.
Zihnimiz evrensel yasalara karşı çıkabilecek güçtedir. O geçmişe ve geleceğe gidebilir. Ama zaman ve olaylar geriye ve ileriye gidemez.
Bizi mutlu veya mutsuz eden neye yoğunlaştığımız ve neyi hatırladığıızdır. Çünkü neye karar vermişsek beynimiz ora ulaşabileceğimiz şeyleri bulur.Mutlu olmaya karar vermişsek beynimiz mutlu olacak şeyleri arar ve bulur.
Beynimizi kararlarıımz doğrultusunda çalıştırmak elimizdedir. Onu arzu ettiğimiz şekilde yönetebilmek için, yanlış giden şeyleri küçük, kasvetli ve önemsiz bir hayal haline dönüştürmemiz gerekir. İstediğimiz şeyleri ise büyük, parlak, pariltılı renkli, neşeli, yumuşak, sıcak, eğitici olarak hatırlamalıyız.
Kötü deneyimlerimizi duyulamayacak bir sesle, küçük, bulanık ve durağan, çerçeveli olarak hayal etmeliyiz.
Yani bize yararlı olacak nesnelerin sesini yükseltmeli, yararlı olmayacakların sesini kısmalıyız.
Pek çok insan işinde % 99 oarnında başarılı olduğu halde, yanlış giden % 1’ i gözlerinde büyütür, parlaklaştırır, yakınlaştırır, parıltılı hale getirir. Başarılı giden % 99’ u ise önemsiz bir hayal haline dönüştürür. İşte onları mutsuz edenbu yaklaşım, bu düşünce tarzıdır.
Çöküntü yaşanan kişiler de, kendilerini mutlu hisseden insanlar kadar olumlu deneyime sahip olmuşlardır. ama onlar mutlu anlarını parlak, büyük renkli bir şekilde hayallerinde canlandırmayı becerememişlerdir. Bu insanlar mutlu anlarındaki deneyimleri kendilerinden uzaklaştırır, sorunlarını ve mutsuzluklarını yaklaştırırlar.
Beynimize istediğimiz hayali yerleştirebiliriz.
Beynimizin nasıl çalıştığını anlamada ustalaşırsak kendi kendimizin danışmanı olabiliriz. O zaman istediğimiz duyguları ve düşünceleri yaşayabiliriz. Kısaca duygularımızı değiştirme yeteneğini kazanmış oluruz.
O zaman mutlu ve neşeli deneyimlerimizi hatırlayabiliriz. Örneğin onları hatırlatan şarkıları dinleyerek o deneyimleri tekrar yaşayabiliriz. Yapılacak iş o şarkıları hatırlatacak düğmeye basmaktır.
Zihnimizde beynimizi özel bir şekilde cevap vermeye tetikleyecek belirli anahtarlar vardır. Meselabir görüntü bize derin hatıralara götürebilir.
Neye karar vermişsek beynimiz o kararıımız doğrultusunda programını yapır. Mesela mutlu olmaya karar vermişsek beynimiz mutlu olacak şeyleri arar ve bulur. Dünyayı o kararlarımız ve beklentilerimiz penceresinden görür.
Her seçeneğin kötü tarafına yoğunlaştığımızda beynimiz mutsuz kimyasal hormonlar salgılar. Bu süreç bizi giderek daha fazla mutsuzluğa sürükler.
Bu sebeplerle kendi mutsuzluğumuz için başkalarını suçlamak yerine beynimizin efendisi olmak ve beynimizi akıllıca kullanmak zorundayız.
Unutmamalıyı: Beynimiz her zaman bizi neyin mutlu ettiğini arar. Başkalarının mutluluğu için kendimizi mutsuz etmemize gerek yoktur. Beynimiz başkalarının mutluluğu için değil, ken mutluluğumuz için çalışır. Onun programı böyledir.
Bununla birlikte kendimizin mutluluğunun başkalarına da faydası olur. Mutluluk bulaşıcıdır. Bizim mutluluğumuz başkalarının ayna nöronlarını harekete geçirerek onların mutluluğunu da ateşler.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>