«

»

Nis 10

Beyninize Bir Tatil Yaptırın!

Dr. Öğr. Üyesi Zülfikar ÖZKAN

 

Dünyada pek çok faktör bizi kendi kabuğumuzun dışına doğru çekiyor. Bu sebeple pek çoğumuz olmamız gereken yerin dışına ve doğru olmayan bir yolda yürüyoruz. Zamanımızın çoğunu bizim dışımızdakiler üzerinde yoğunlaşarak geçirdiğimizden, kendimizi kaybolmuş hissediyoruz.
Çoğu zaman aşırı yüklenmiş oluyoruz. Bedenimizi yavaşlamakta zorluk çekiyoruz. Bazen durup bakmayı ve dinlenmeyi öğrenmemiz gerekir. Bedenimizin sesini dinlemeliyiz. Hastalıkların bizi durduracağı zamana kadar beklemeden, yavaşlamalıyız. Bazen kendimize bir şımarma molası vermemizde büyük fayda vardır. Daha bilinçli yaşamak için bizi yönlendirecek düşünceler üzerinde düşünmek için kendimize zaman ayırmalıyız.
En parlak düşünceler aklımıza çoğu zaman duş alırken gelir. Neden tatile çıktığımızda, her gün bir öncekinden daha fazla kendimizin bilincinde oluyoruz? Neden pek çok insanın yaşama tarzı onları mutlu etmiyor? Neden insanların çoğu kendinin yitip gittiğini düşünüyor?
Kaybettiğimiz kendimizi bulmamız için nasıl bir yol izlemeliyiz?
İnsan beyninin iki temel düşünce biçimi vardır. 1. Analitik düşünme biçimi 2. İçeriye yönelmiş düşünce biçimi
Analitik düşünce biçimi (modu), bir şeyi hatırlamak, parasal konuları çözmek, bir beceri kazanmak gibi istediğimizde kullandığımız düşünce şeklidir.
İçeriye yönelmiş düşünce şekli ise, düşüncelerimizi dinlendirerek, o anla bütünleşmiş ve sağ duyumuzla bağlantı içinde olduğumuz rahatlamış düşünce şeklidir. Banyoda duş alırken veya tatilde rahatlamış bir sırada kullandığımız düşünce şekli budur.
İçinde bulunduğumuz kültür bilgiyi çok önemsediği için, analitik düşünceye çok önem veriyoruz. Öyle ki çoğu zaman kafamızın içinde yaşıyoruz. Analitik düşünceye takılıp kaldığımızda ya geçmişten ya da gelecekten kaygı duymaya başlarız. Anda ve alanda kalamayız.
Bir sorunu çözemememiz sebebiyle sıkıntı içinde olduğumuz zaman, çare üretmeden sorunun çevresinde dönüp dolaşırız.
Analitik düşünce tarzı yanlış değildir. Ama analitik ve hesaplayıcı modunu çok kullanırsak sorunları çözemeyiz. Sorunu çözmek için rahatlatıcı beyin modunda çalışmamız gerekir. Bunun için beynimize bir tatil yaptırmalıyız ki kendi yeteneklerimize kolay ulaşalım.
Dolu dolu yaşamak için, rahat ve içeriye yönelik düşünce modunu kullanmayı öğrenmeliyiz. Analitik düşünceyi gerekli olduğu anlarda kullanmalıyız.
Bir sorunu çözerken rahatlamış beynimizden soruna bir çare bulmasını istemeliyiz. Sonra konuyu kendi haline bırakmalıyız. Bir fikir aklımıza gelmemekle direndiği zaman cesaretimizi yitirmemeliyiz. Zihinsel olarak fikirden uzaklaşmalı ve kendimizi rahat bırakmalıyız. Hatırlamaya çalışmaktan vazgeçmeli ve o an başka bir şeyle ilgilenmemeliyiz. Kısa zaman sonra hatırlamak istediğimiz aklımıza gelecektir.
“Düşünürsünüz düşünürsünüz boşa gider, düşünmediğinizi düşündüğünüz zaman fikir parlayıverir”, der Ginny Lenz.

Kaymak kovasına düşün kurbağa hikâyesi

Kaymak kovasına düşen kurbağalardan biri, korkuyla doluydu. Derin derin çıkamayacağını düşündü. Üzüntü içinde kaymağın üstünde yüzmeye çalıştı, ama çok geçmeden vazgeçti. Kaymağın içinde nefes alamadı ve boğuldu.
Diğer kurbağa ise bir yolunu bulup kovadan çıkacağını biliyordu.. Korkuya kapılmadan ve gerilmeden boğulan arkadaşını seyrediyordu. “Bu benim başıma gelmeyecek!” dedi kendi kendine. Biraz rahatladıktan sonra ön ayaklarını kovanın kenarına yerleştirdi ve arka ayaklarını çırpmaya başladı. Kısa zaman sonra altında bir tereyağı tabakası oluştu. Altındaki adayı hisseder hissetmez dışarıya fırladı.
Gerçekten ne olduğu değil, nasıl reaksiyon gösterdiğimiz önemlidir.
Kitaplarımı yazarken, rahatlamış beyin şekliyle çalışmayı öğrendim. Yeni bir bölüm yazarken sabahleyin erkek kalkıp, beynime, konunun genel hatlarını belirlemesini ve akşama kadar hazır etmesini söylüyorum. Daha sonra okumakta olduğum kitabı elime alıp Üsküdar-Harem-KızKulesi sahiline gidip, yürüyüşler yapıyorum. Bazen deniz kenarında oturup Sarayburnunu seyrediyor ve dalıp gidiyorum. Çok mutlu ve huzurlu anlar…. Analitik modla bölüm aklıma geldiği zaman “Gereken yapılıyor, sen rahat ol” diyorum. Eve döndüğümde bölümün içeriği aklıma gelmiş oluyor. Hemen bilgisayarın başına geçip yazmaya başlıyorum. Böylece beynime kısa süreli yaptırdığım tatilin mükafatını almış oluyorum.

Gerçekten rahatlamış beynimiz her soruna çözüm üretebiliyor. Ona güvenelim…

Kaynak: RICHARDSON, Cheryl. Yaşam Her Gün Yeniden Başlar, çev. Nazan Boylu, Arkadaş Yayınları, Ankara, 2002.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>