Admin

Yazarın detayları

Kayıt tarihi: Ocak 18, 2017

Son Yazılar

  1. Mesudiye Yeşilçit Köyü Derneği’nden Anlamlı Panel — Mayıs 9, 2012
  2. Kadınların Korkulu Rüyası: Meme Kanseri — Haziran 12, 2012
  3. Türk Düşmanlığını Görüyor Musunuz? — Aralık 17, 2014
  4. Bir de Biz Konuşalım — Aralık 20, 2014
  5. Türk Gençliğine Hitabe — Ocak 4, 2015

En çok yorum alan yazıları

  1. Dost ve Müttefik Amerika(!) — 1 yorum
  2. Eğitim Raporu-1 Yeni Müfredat, “Yeni Nesil Yetiştirme Projesi”Ne Uygun — 1 yorum
  3. “Çanakkale’den Afrin’e, Kızıl Elmaya, Vatan Savunmamız” — 1 yorum
  4. Yine Sözde Ermeni Soykırımı Oyunu — 1 yorum
  5. Mekkeli Yetimin Hikâyesi — 1 yorum

Yazarın yazılar listesi

Ağu 31

Fetö’yü Hukuk İçinde Tasfiye Edin

Ruhittin SÖNMEZ

Ege Cansen’in ifadesiyle, “15 Temmuz lanet darbe girişiminden sonra medya çok sesliliğini yitirdi. Hepimiz, aman şu sıralardaeleştirel yazı yazarsam ‘milli birliği’ bozmuş olurum endişesine düştük. Daha da kötüsü, yanlış anlaşılırsam, Allah saklasın ‘darbeci’ diye damgalanırım korkusuna kapıldık.”

İşte böyle bir ortamda riski göze alıp, FETÖ’cülerin devletten temizlenmesi ve cezalandırılması konusunda yapılan bazı yanlışları yazmayı deneyeceğim. Çünkü yıllarca FETÖ’cülerin kumpas davalarında yaptığı hukuksuzlukları tenkit etmiş bir kişi olarak, şimdi yapılan hukuksuzlukları eleştirmem ilkesel bir tutumdur.

FETÖ’cü teröristlerin devlet kurumlarından titizlikle temizlenmesi gerekli ve hayati derecede önemlidir. Örgütün ihanet içindeki üyeleri de yasalarda tanımlanmış en ağır cezalar ile cezalandırılmalıdır. Fakat devlet aklı ile, hukuk kuralları içinde kalarak, hukuk devleti olmaktan taviz vermeden.

Böyle kriz dönemlerinde, durumdan vazife çıkararak bir cinnet hali ile cadı avı başlatılmasını isteyenlerin olması sürpriz değil. Bu durumda olanların kendisine rakip olan veya bir şekilde canını sıkan insanları FETÖ’cü diye ihbar etmekte olduğuna dair haberler duymaktayız.

Bir başka ihbarcılık da bizzat FETÖ’cülerin yaptığı. Özellikle kendilerinden olmayan çok sayıda insanı FETÖ’cü diye ihbar ederek yargılamaların çıkmaza girmesini veya toplumda adaletsizlik algısı yaratmayı istedikleri sanılıyor.

FETÖ/PDY soruşturmalarında ve alınan idari tedbirlerde hukuka aykırılıkların olmasını herhalde en çok FETÖ’cüler ister. Çünkü toplumda adalet duygusunu rencide edecek hukuksuzluklar bunlara muhatap olanları mağdur yapar. Toplum vicdanı da mağdurun yanında yer alır. Bu arada toplum gerçekten suçlu olup, devlete ihanet etmiş kişilerin de adaletsiz müeyyidelere maruz kaldığı kanaatine varabilir.

Ayrıca FETÖ yapılmakta olan/ yapılacak hukuksuzlukları göstererek uluslararası alanda Türkiye’yi zor durumda bırakabilir.

*********************************************

ÇETENİN ELEBAŞLARINA ODAKLANMAK LAZIM

FETÖ mağduru Doğu Perinçek ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun FETÖ’ye en çok hasım olan kişilerden olduğunu biliyoruz. Perinçek ve Feyzioğlu FETÖ yargılamalarının bu kadar çok yaygınlaşmasını yanlış buluyorlar.

Perinçek örgütün sadece başını teşkil edenlerin yakalanıp cezalandırılmasını, on binlerce insanın mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi. Feyzioğlu da “yüz tane elebaşını kaçıracaksak, on binlerce sıradan örgüt üyesini cezalandırmak bir şey kazandırmaz” dedi.

Biliyorum, bu dönemde önemli bir yargı ilkesini hatırlatıp, “bir masumu cezalandırmaktansa yüz tane suçlu dışarıda gezsin” diyebilmek kolay değil.

Ama unutmayalım ki, ülkemizde delil yetersizliğinden beraat yüzde 60 oranındadır.

Ceza hukukunun genel prensipleri içerisinde, “delilden sanığa gitme prensibi” vardır. Fakat bizim sistemimiz çoğunlukla önce “suçluyu” yakalayıp, arkadan delil bulmaya çalışıyor. Özellikle FETÖ şüpheli / sanıkları konusunda bu ilkel yöntemin yaygın olarak kullanıldığı izlenimi edindim.

Muhtemelen devletin bilgilerine erişim mevkilerinin FETÖ’cülerin kontrolünde olması, bunların görevde olanlarının bilgileri saklaması, görevden alınanların da bilgileri imha etmesi sebebiyle devletin elinde delil olabilecek yeterli bilgi yok.

Devletin izniyle kurulmuş ve faaliyetine devletin denetimi altında devam etmekte olan Bank Asya’da hesabı olduğu için, devletin denetimi altında devam etmekte olan okullarda öğrenci okuttuğu, öğretmenlik yaptığı için, basımı ve yayımı serbest kitaplar ve gazeteler okuduğu için insanlar cezalandırılamaz. Bunlar suç ise o bankaya, okullara dershanelere, kitaplara, gazetelere izin veren devlet yetkililerini suçlamak gerekir.

Bazı memurlara “çocuğunuzu ….. isimli okulda okuttuğunuz için açığa alındınız” yazılarını yazan idarelerin hukuktan galiba hiç haberi yok.

Bu bakımdan delil yetersizliğinden beraat edecek FETÖ şüphelilerinin oranı yüzde 60’ın üzerinde olabilir. Bunların, özellikle tutuklu yargılananlarının, hak mahrumiyetlerinin sorumluluğunu kim üstlenecek?

Görevden açığa almalar anlaşılabilir bir tedbirdir. Ancak daha yargılama bitmeden memurların meslekten atılması telafisi imkânsız haksızlıklara ve zararlara yol açabilir.

Yapılacak yargılamanın sonunda suçsuz olduğu ortaya çıkacak olanların kul hakkını kim ödeyecek?

İleride mağdurların AİHM’de açacakları davalar ile devletin yüklü tazminatlar ödemesi söz konusu olabilir.

*******************************************

Suçsuzluk / Masumiyet Karinesi

Yargılaması bitmemiş, suçlu olduğu kesinleşmemiş olan açığa alınan memurların maaşlarını çekemez, kredi kartlarını kullanamaz hale gelmeleri, bankadaki hesaplarına ve mal varlıklarının tümüne tedbir konulması çok açık bir haksızlık ve hukuka aykırılıktır.

Bu tedbirler ceza hukukunun iki temel kuralına aykırıdır.

Suçsuzluk / Masumiyet Karinesi: Sanığın kusuru ispat edilmeden önce suçlu muamelesi görmesini önleyen dokunulmaz anayasal bir haktır.

Anayasamızın 15/2 maddesi uyarınca masumiyet karinesi savaş, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde dahi dokunulması mümkün olmayan çekirdek haklar kategorisine dâhil edilmiştir.

İnsan Hakları Sözleşmesinde de yer alan bu ilkeye göre, bir kişinin suçlu olarak nitelendirilebilmesi ve hakkında ceza hukukunun alanına giren müeyyidelerin uygulanabilmesi, kesin hükümle mahkûm olmasına bağlıdır. Yani temyiz aşaması dâhil bütün yargı yolları tüketilmeden bugün şüpheli olarak haklarında soruşturma başlatılanlara suçlu muamelesi yapamayız.

“Bir kişinin mahkûm edilebilmesi için ise, akla ve mantığa uygun gerekçelere dayanan her türlü şüphenin bertaraf edilmesi şarttır. Çünkü bu kişi, kanunen suçsuz kabul edilen bir kişidir. Suçlu olarak nitelendirilebilmesi, suçsuzluğuna dair bütün gerekçeli şüphelerin yenilmesine bağlıdır. Aksi takdirde, şüpheden sanık yararlanacaktır.”

AİHM, “suçsuzluk karinesinin etkililiğinin sağlanması” için şu ölçütleri belirlemiştir:

-Hâkimler, muhakemeye sanığın isnat edilen suçu işlediği önyargısı ile başlamamalıdır.

-Muhakemede ispat yükü, sanıkta değil, savcıda olmalıdır. Savcı, sanığı mahkûm ettirmeye yetecek delil araçlarını mahkemeye sunma yükü altındadır. (Savcıların yeterli suç delili bulamadığı halde, şüpheli / sanıktan “suçsuzluğunu ispatlaması” istenemez.)

Şüpheden, sanık yararlanmalıdır.

-Suçsuzluk karinesinin bir sonucu da, suç isnadına hedef olan kişilere, kendilerini savunma hakkının verilmesi zorunluluğudur.

Keza soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunmak ve bu fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi adil yargılama hakkını ihlal eden bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu fiiller de masumiyet karinesinin ihlali anlamına gelir.

FETÖ yargılamalarında bu temel hukuk ilkesine yani suçsuzluk/ masumiyet karinesine aykırı örnekler görmekteyiz.

******************************************************

Suç ve Cezanın Şahsiliği Kuralı

Bu ilke de günümüz ceza hukukunun temel kurallarından birisini oluşturmaktadır. Bu ilke gereğince, kişi ancak kendi fiilinden dolayı sorumlu tutulabilir. Kendi işlemediği ve başkalarının işlediği suça iştirak etmedikçe, ceza sorumluluğu olmaz.

Bir suçu işleyenin akrabası, arkadaşı vd bağları sebebiyle, suça iştirak ettiğine dair bir delil bulunmayan, kişilerin cezalandırılması hukuka uygun değildir.

FETÖ soruşturmaları devam eden bazı şüphelilerin akrabalarının da tutuklandığına dair haberler okuyoruz.

Açığa alınan memurların bütün banka hesaplarına ve mal varlıklarına tedbir konulması sebebiyle maaşlarını alamadıklarını duyuyoruz. Bu alınan tedbirin fiilen bir cezaya dönüşmesi demektir. Şüphelinin ailesinin de açlığa mahkûm edilmesi “Suç ve Cezanın Şahsiliği Kuralına” ve insan haklarına aykırılık teşkil eder.

Terör örgütünün finans kaynaklarının kurutulması önemlidir. Ancak özensiz yapılacak malvarlığına el koyma veya ölçüsüz tedbir kararları da aynı kapsamda değerlendirilebilir.

“Devlet kurumlarını bir örümcek ağı gibi saran böyle hain bir çete ile mücadele etmek için hukuk ilkelerinden birazcık fedakârlık edebiliriz” diyenler olacaktır.

Bu çok yanlış bir düşüncedir. Çünkü

  • Modern hukuk devletlerinde uygulanan temel ilkelerden fedakârlık ederek terör örgütü ile mücadele edilemez. Adaletsizlik duygusu örgüte mağduriyet statüsü ve sempati kazandırır.
  • FETÖ mensubu hâkim ve savcıların yürüttüğü kumpas davalarında da aynı tez işlenmişti. Bu tez yapılan yanlışları görmemize mani olmuştu. Uluslararası sözleşmelerle sorumlulukları olan bir hukuk devleti terörist çeteler gibi davranamaz. Hukuktan ve adaletten vazgeçemez.

Tem 24

Basın Toplantıları

24 Ocak 1998 tarihinde Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili olarak basın toplantısı yapıldı.
21 Kasım 1998 tarihinde bölücü terörü destekleyen İtalya’nın kınanması için basın toplantısı yapıldı.
16 Aralık 2008 tarihinde Sözde Aydınların “Ermenilerden Özür Dilenmesi Kampanyası”na karşı basın toplantısı yapılarak gerekli açıklama yapıldı.
7 Aralık 2004 tarihinde, Avrupa Parlamentosu Başkanı Borrell’in tahrik edici beyanları yapılan basın toplansı ile kınandı.

Tem 24

Geziler

15-17 Aralık 1989 tarihinde Uludağ’a gezi yapıldı.

-8-9 Eylül 1990 tarihinde Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’ne katılmak için Söğüt ve çevresine gezi yapıldı.

-12-24 Nisan 1991 tarihlerinde Azerbaycan ve Özbekistan’a kültür ağırlık gezi yapıldı.

-9-10 Ağustos 1991 tarihlerin kalabalık bir heyetle Çanakkale gezisi yapıldı.

-7-8 Eylül 1991 tarihinde  Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’ne katılmak için Söğüt ve çevresine gezi yapıldı.

-25 Ekim-3 Kasım 1991 tarihlerinde Kırım-Moskova-Kazan gezisi yapıldı.

-19-27 Mayıs 1994 tarihlerinde Balkanlar ve Makedonya gezisi yapıldı.

-16-23 Nisan 1997 tarihlerinde Granada ve Madrit’i içine alan İspanya gezisi yapıldı.

-10-14 Eylül 1997 tarihlerinde Kavala, İskeçe ve Gümülcine’yi içine alan Batı Trakya ve Yunanistan gezisi yapıldı.

-26-30 Mart 1999 tarihlerinde Kırım gezisi yapıldı.

– 4-10 Temmuz 1998  tarihinde Karadeniz gezisi yapıldı. (Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize’yi içine alan)

-30 Haziran- 7 Temmuz 2000 tarihlerinde Makedonya ve Kosova gezisi yapıldı.

-29 Ekim-2 Kasım 2008 tarihlerinde Bosna-Hersek gezisi yapıldı. (Saraybosna, Mostar ve Trovnik’i içine alan)

-26-31 Mayıs 2009 tarijlerinde Kosova’ya kültür ağırlıklı gezi yapıldı.

-26 Kasım 2011 tarihinde Topkapı Panorama 1453 gezisi yapıldı.

Tem 24

Aydınlar Ocakları Başkanları İstişare Toplantıları

Ocak Başkanları 1. İstişare Toplantısı 5 Şubat 2011 tarihinde, İstanbul Ramada Oteli’nde yapıldı.

Tem 24

Basın Açıklamaları

  • 9 Haziran 1989 tarihinde Bulgaristan’daki soydaşların sürgün edilmeleri ile ilgili basına yazılı bildiri verildi.
  • Azerbaycan’daki soydaşlarımızın katledilmelerini protesto etmek için 24 Ocak 1990 tarihinde basına yazılı açıklama yapıldı.
  • Din ve vicdan hürriyetini engelleyici teşebbüsler için 28 Kasım 1990 tarihinde basın açıklaması yapıldı.
  • Rum Ortodoks Patriği’nin ABD’de devlet töreni ile karşılanmasını telin için 11 Temmuz 1990 tarihinde basına bildiri verildi.
  • Almanya’nın Güneydoğu Anadolu olayları karşısındaki tavrını kınamak için Nisan 1992 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • Azerbaycan’a yönelik Ermeni saldırılarını protesto etmek için 8 Nisan 1993 tarihinde basın açıklaması yapıldı.
  • Azerbaycan İstiklalinin yıldönümü dolayısıyla 28 Mayıs 1994 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • Mulan adlı çizgi filmi ile Türk Tarihini kötülemek isteyenleri kınamak için 30 Ocak 1999 tarihinde basın açıklaması yapıldı.
  • Af Yasa Tasarısı ile ilgili olarak 2 Ağustos 1999 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • ABD Temsilciler Meclisi Alt Komisyonu’ndan geçen Sözde Ermeni Soykırımı Tasarısı hakkında 22 Ağustos 2000 tarihinde basına yazılı olarak kınama açıklaması yapıldı.
  • Fransız Meclisi’nden kabul edilerek geçen Sözde Ermeni Soykırımı Tasarısı hakkında 22 Ocak 2001 tarihinde basına kınama açıklaması yapıldı.
  • AB Komisyonu tarafından Türkiye için hazırlanan Avrupa Birliği Katılım Ortaklığı Belgesi’nin ülkemizin aleyhinde olan kısımları için 31 Ocak 2001 tarihinde Aydınlar Ocağı’nın görüşleri basına açıklandı.
  • Türkçe’nin korunması, geliştirilmesi ve gereken saygının gösterilmesi için 10 Haziran 2001 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • Heybeliada Ruhban Okulu’nun Patrikhane’ye bağlı olarak açılması eğilimi karşısında gerekli tepkinin gösterilmesi için 30 Haziran 2004 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • Kerkük’te Türkmenlere karşı yapılmış olan katliamın yıldönümü sebebiyle 8 Temmuz 2004 tarihinde, basına yazılı açıklama yapıldı.
  • Kerkük’te Türklerin yok edilmesi ve eritilmesi politikalarına karşı 5 Şubat 2005 tarihinde, basına yazılı açıklama yapıldı.
  • Hocali Katliamının 13. Yıldönümü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı.
  • Erdemir, İşdemir v.b. kuruluşlarda yapılan yanlış uygulamalar ile ilgili olarak basına açıklama yapıldı. (20 Ağustos 2005 tarihinde)
  • Danimarka Basını tarafından yayınlanan Peygamberimize yönelik çirkin karikatürleri kınamak için, 9 Şubat 2006 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • Hocali katliamının 14. Yıldönümü dolayısıyla 22 Şubat 2006 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • Sözde Pontus-Rum Soykırım Anıtı’nın açılışının protesto edilmesi için 7 Mayıs 2006 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • Fransız Parlamentosu’nun Sözde Ermeni Soykırımı Tasarısını kabul girişimi, diğer sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla, 17 Mayıs 2006 tarihinde protesto edilerek basına açıklama yapıldı.
  • Yargı mensuplarına yapılan her türlü saldırıyı kınayan yazılı metin 14 Mayıs 2006 tarihinde basına verildi.
  • T.C.K.’nin 301. Maddesinin Yeni Anayasa’dan kaldırılmasını kınama hususunda 22 Eylül 2007 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • Lübnan’a Türk Askeri’nin gönderilmesi ve İsrail’in kınanması amacıyla, 28 Ağustos 2006 tarihinde basına açıklama yapıldı.
  • Güney Doğu’da ve muhtelif yerlerde şehit düşenlerin geride bıraktıkları emanetlere sahip çıkılması hususunda basına yazılı açıklama yapıldı. (17 Ekim 2007 tarihinde)
  • Gazze’ye yönelik İsrail saldırılarını ve yapılan katliamları kınamak için, 6 Ocak 2009 tarihinde, basına yazılı açıklama yapıldı.
  • Egemenlik haklarımız ile uğraşanları, Türkçe’ye saygı göstermeyenleri kınamak ve tepki göstermek için basına yazılı açıklama yapıldı.

Tem 24

Sunumlar

20 Şubat 2012 tarihinde, Yeni Anayasa konusunda, Aydınlar Ocağı Genel Merkezi’nin görüşleri, oluşturulan bir heyet tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunuldu.

Tem 24

Verilen Ödüller

Türk ilim, kültür, sanat, fikir ve düşünce hayatında üstün hizmetler  yapmış olan Prof. Dr. Turan YAZGAN’a, Prof. Dr. Oktay ASLANAPA’ya, Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN’a ve Osman SINAV’a 26 Kasım 2011 tarihinde yapılan Aydınlar Ocakları 37. Şûrası’nda,  Aydınlar Ocağı Genel Merkezi tarafından “ TÜRKİYE’NİN AYYILDIZLARI “ ödülleri verildi.

Türk kültürüne, Türk mûsikisine önemli ve unutulmaz hizmetler ve eserler veren Bozkurt İlham GENCER’e, Yıldırım GÜRSES’e, Erol SAYAN’a ve Prof. Dr. Nevzat ATLIĞ’a  01 Mart 2014 tarihinde düzenlenen bir törenle, Aydınlar Ocağı Genel Merkezi tarafından, “ TÜRKİYE’NİN AYYILDIZLARI “ ödülleri verildi.

Tem 24

Verilen Armağanlar

Türk  kültür, sanat, fikir ve düşünce  hayatına yapmış oldukları üstün hizmetler dolayısıyla :

!7 Kasım 1979 tarihinde Ekrem Hakkı AYVERDİ’ye;  06 Şubat1982 tarihinde Prof. Dr. İbrahim KAFESOĞLU’na; 14 Mayıs 1983 tarihinde Prof. Dr. Faruk SÜMER’e, Prof. Dr. Tahsin BANGUOĞLU’na ve Prof. Dr. Nevzat ATLIĞ’a düzenlenen törenlerle “ ÜSTÜN HİZMET ARMAĞANI “ takdim edildi.

Tem 23

Anma Toplantıları

“ Peyami Safa’yı Anma Toplantısı “  10 Şubat 1974   İSTANBUL

“ Nihat Sami Banarlı’yı Anma Toplantısı “  15 Kasım 1974   İSTANBUL

“ Milliyetçi Fikrin Ölmez İsimleri “  21 Ekim 1978   İSTANBUL

“ Fuat Köprülü, Zeki Velidi Toğan ve Osman Turan’ı Anma Toplantısı “  03 Şubat 1979   İSTANBUL

“ Faruk Kadri Timurtaş’ı Anma Toplantısı “  02 Nisan 1983   İSTANBUL

“ Ekrem Hakkı Ayverdi’yi Anma Toplantısı “  26 Mayıs 1984   İSTANBUL

“ İbrahim Kafesoğlu’nu Anma Toplantısı “  26 Ocak 1985   İSTANBUL

“ Yahya Kemal ve Ömer Seyfettin’i Anma Toplantısı “  09 Şubat 1985   İSTANBUL

“ Nihal Atsız, Necdet Sancar ve Arif Nihat Asya’yı Anma Toplantısı “  30 Kasım 1985   İSTANBUL

“ Mehmet Akif Ersoy’u Anma Toplantısı “  04 Ocak 1986   İSTANBUL

“ Ali Fuat Başgil, Mümtaz Turhan ve Nurettin Topçu’yu Anma Toplantısı “  22 Şubat 1986   İSTANBUL

“ Mehmet Kaplan’ı Anma Toplantısı “  22 Mart 1986   İSTANBUL

“ Yahya Kemal’i Anma Toplantısı “  05 Nisan 1986   İSTANBUL

“ Osman Turan ve Tevfik İleri’yi Anma Toplantısı “  31 Ocak 1987   İSTANBUL

“ Fethi Gemuhluoğlu’nu Anma Toplantısı “  03 Ekim 1987   İSTANBUL

“ Fuat Köprülü’yü Anma Toplantısı “  16 Ocak 1988   İSTANBUL

“ Samiha Ayverdi’yi Anma Toplantısı “  05 Mart 1988   İSTANBUL

“ Necip Fazıl Kısakürek’i Anma Toplantısı “  28 Mayıs 1988   İSTANBUL

“ İbrahim Kafesoğlu ve Tahsin Banguoğlu’nu Anma Toplantısı “  03 Mart 1990   İSTANBUL

“ Mehmet Akif Ersoy’u Anma Toplantısı “  27 Aralık 1990   İSTANBUL

“ Mehmet Akif Ersoy’u Anma Toplantısı “  27 Aralık 1991   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 1996   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 1997   İSTANBUL

“ Mehmet Akif Ersoy’u Anma Toplantısı “  27 Aralık 1997   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  3o Ağustos 1998   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 1999   İSTANBUL

“ Ziya Gökalp’i Anma Toplantısı “  24 Ekim 1999   İSTANBUL

“ Mehmet akif Ersoy’u Anma Toplantısı “  26 Aralık 1999 İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2000   İSTANBUL

“ Ziya Gökalp’i Anma Toplantısı “  28 Ekim 2000   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2001   İSTANBUL

“ Ziya Gökalp’i Anma Toplantısı “  24 Ekim 2001   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2002   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2003   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2004   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  10 Nisan 2005   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2005   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  09 Nisan 2006   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2006   İSTANBUL

“ Erol Güngör’ü Anma Toplantısı “  23 Aralık 2006   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  08 Nisan 2007   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2007   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  10 Nisan 2008   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2008   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  10 Nisan 2009   İSTANBUL

“ Şehitleri Anma Toplantısı “  30 Ağustos 2009   İSTANBUL

“ Ziya Gökalp’i Anma Toplantısı “  25 Ekim 2009   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma TOPLANTISI “  10 Nisan 2010   İSTANBUL

“ Ziya Gökalp’i Anma Toplantısı “  25 Ekim 2011   İSTANBUL

“ Mehmet Eröz ve Necmettin Hacıeminoğlu’nu Anma Toplantısı “  11 Ekim 2011   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  10 Nisan 2012   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  10 Nisan 2013   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  10 Nisan 2014   İSTANBUL

“ Ziya Gökalp’i Anma Toplantısı “  25 Ekim 2014   İSTANBUL

“ Mehmet Akif Ersoy’u Anma Toplantısı “  20 Aralık 2014   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  10 Nisan 2015   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  10 Nisan 2016   İSTANBUL

“ Kaymakam Kemal Bey’i Anma Toplantısı “  10 Nisan 2017   İSTANBUL

 

Tem 23

Konferanslar

“ Dünya’daki Enerji Buhranı Karşısında Türkiye “  23 Şubat 1974   İSTANBUL

“ Türklerde Devlet Fikri “  29 Kasım 1974   İSTANBUL

“ Milli Kültürün Kaynakları “  14 Aralık 1974   İSTANBUL

“ Haşhaş Açısından Türk-Amerikan İlişkileri “  18 Ocak 1975   İSTANBUL

“ Türkiye’de Milli Kalkınma Hedefi ve Stratejisi “  25 Ocak 1975   İSTANBUL

“ Siyasi İstikrar ve Topyekun Kalkınma “  01 Şubat 1975   İSTANBUL

“ Türkiye’nin İç ve Dış Güvenliği “  22 Şubat 1975   İSTANBUL

“ Dış Politika, Ekonomi ve İç Güvenlik “  01 Mart 1975   İSTANBUL

“ Osmanlı Nizam-ı Alem mefküresi “  15 Mart 1975   İSTANBUL

“ Türkiye’de Sanayileşme Meselesi “  22 Mart 1975   İSTANBUL

“ Kültürümüzde Yabancılaşma “  17 Mayıs 1975   İSTANBUL

“ Kuvvetler Muvazenesi “  06 Aralık 1975   İSTANBUL

“ Yaygın Öğretim Kurumu “  31 Ocak 1976   İSTANBUL

“ Milli Eğitimimizin Meseleleri “  14 Şubat 1976   İSTANBUL

“ Bürokrasi ve Biz “  22 Mart 1976   İSTANBUL

“ 61 Anayasası ve Türk Devleti’nin İdaresi “  05 Şubat 1977   İSTANBUL

“ Marksizm ve Estetik “  10 Aralık 1977   İSTANBUL

“ İslâmiyet ve İnsan “  17 Aralık 1977   İSTANBUL

“ Dünya’nın İktisadi Gidişine Dinlerin Bakışı “  25 Aralık 1977   İSTANBUL

“ Düşünce ve Türkiye’de Düşünen Kafanın Çilesi “  07 Ocak 1978   İSTANBUL

“ Türkiye’nin Meseleleri “  17 Şubat 1979   İSTANBUL

“ Yugoslavya ve Balkanlardaki Rus Politikası “  01 Mart 1980   İSTANBUL

“ Türklüğü Bugüne Getiren Tarihi Seyir “  23 Şubat 1985   İSTANBUL

“ Türkiye’ye Dışarıdan Yönelen Tehlikeler “  25 Mart 1985   İSTANBUL

“ Çanakkale Deniz ve Kara Muharebeleri “  09 Nisan 1985   İSTANBUL

“ Çanakkale Şehitleri ve Mehmet Akif “  18 Ekim 1985   İSTANBUL

“ Türk Kültürü ve Tarihinde Vatan “  03 Ekim 1986   VAN

“ Gorbaçov Reformları Rusya’yı Nereye Götürüyor ? “  09 Ocak 1988   İSTANBUL

“ İkinci Yıldönümünde Çernobil ve Türkiye “  07 Mayıs 1988   İSTANBUL

“ Yanlış Tarih ve San’at Görüşleri “  25 Şubat 1988   İSTANBUL

“ Moğolistan’da En Eski Türk Kültürü İzinden “  01 Nisan 1989   İSTANBUL

“ Edebiyatımızda Abide Şahsiyetler “  22 Nisan 1989   İSTANBUL

“ Kıbrıs’daki Gelişmeler ve Son Durum “  23 Kasım 1991   İSTANBUL

“ İslâmiyetin Sosyo-Ekonomik Modeli “  21 Aralık 1991   İSTANBUL

“ Günümüzde Kırım Meselesi “  15 Şubat 1992   İSTANBUL

“ Kazakistan’ın Son Durumu “  10 Nisan 1992   İSTANBUL

“ Değişen Dünya’da Türkiye’nin Yeri “  09 Mayıs 1993   İSTANBUL

“ Avrupa’nın Emelleri ve Kıbrıs “  20 Ocak 1996   İSTANBUL

“ Fener-Rum Patrikhanesi ve Heybeliada Ruhban Okulu “  24 Ocak 1998   İSTANBUL

“ Kıbrıs’taki On Gelişmeler “  21 Mayıs 2004   TRABZON

“ Sınırlar Arasında Türk Sorunu “  03 Şubat 2007   İSTANBUL

“ Sınırlar Arasında Nasıl Bir Avrupa ? “  19 Ocak 2008   İSTANBUL

“ Değişme, Değiştirme ve Dönüştürme “  15 Ocak 2011   BURSA

“ Günümüzde Sosyoloji Öğrenimine Neden ihtiyaç Var?”  05 Aralık 2014   ANKARA

“ 1. Dünya Savaşı ve Bugüne Yansımaları “  07 Şubat 2015   İSTANBUL

“ Başkanlık Sistemi “  14 Mart 2015   İSTANBUL

“ Günümüz Işığında 3 Mayıs 1944 Olayları “  02 Mayıs 2015

“ Din-Kültür İlişkisi “  09 Ocak 2016   İSTANBUL

 

Eski yazılar «

» Yeni yazılar